Hitchcock’un Spielberg Nefretinin Kaynağı

,

Steven Spielberg için Alfred Hitchcock’un ayrı bir öneme sahip olduğunu, hattâ onun sinema idollerinin başında geldiğini yönetmenin hayatına biraz ilgi duyan pek çok sinemasever biliyordur. Daha çok bir söylenti düzeyinde olansa, sinema tarihinin bu büyük ustasının Spielberg’e pek de iyi davranmadığı, onunla görüşmeyi reddettiğidir. The Independent’ın haberi ikili arasındaki bu asimetrik duyguların çıkış noktasına götürüyor bizi.

Jaws‘ın (1975) başarısıyla bir anda ismini duyurmaya başlayan Spielberg, Ölüm Korkusu (Vertigo, 1958) ve Sapık (Psycho, 1960) gibi filmlerine büyük hayranlık duyduğu Hitchcock’la tanışmak için can atar. Spielberg, Hitchcock’un son filmi Family Plot‘un (1976) setine giderek bu hayalini gerçekleştirmeye çalışır. Hollywood tarihini iyi bilen isimlerden Stephen Schochet’in ‘Tales of Hollywood’ adlı sesli kitabında aktardığına göre, Family Plot’un setine neredeyse her sabah gelip Hitchcock’la konuşma fırsatı arayan davetsiz misafir, Spielberg’den başkası değildir. Hitchcock, setteki bir görevliden bu adamı dışarı çıkarmasını rica eder ve Spielberg’i setten attırır.

Steven Spielberg

Yine Spielberg’in Hitchcock ile tanışma sevdasına yönelik bir başka anekdot ise, usta yönetmenin Marnie (1964) ve Family Plot filmlerinde rol alan Bruce Dern’in anılarında yer alıyor. Dern, bir gün Spielberg’i Hitchcock’a şöyle anlatıyor. “Sen idolüsün, seninle oturup 5 dakika sohbet etmek istiyor sadece.” Hitchcock ise şöyle karşılık veriyor: “Şu balıklı filmi çeken çocuk değil mi o? Onunla hayatta buluşmam, kendimi onun yanında satılmış gibi hissediyorum.”

Dern’in ısrarları sonucu ortaya çıkıyor ki, Hitchcock, Universal Stüdyoları’nda Jaws için hazırlanan bir tema parkında sinema tarihinin bu meşhur köpekbalığını seslendirmek için epey yüklü bir para alıyor. Bu teklifi kabul etmeyi hiçbir zaman içine sindiremediği için de, Jaws‘ın yaratıcısı Spielberg’e yıllarca geçmeyen bir garez besliyor. Sinema tarihinin tuhaf husumetlerinden birinin altında, işte Hitchcock’un bu seslendirme işini kabul etmesi yatıyor. Sonuç olarak, Spielberg, usta isim 1980 yılında hayatını kaybetmeden önce, bir kez olsun onunla tanışıp konuşma fırsatı elde edemiyor.

Kaynak: The Independent