Venedik Film Festivali’nde İlk Günler

,

2 Eylül’de başlayan Venedik Film Festivali, pandemi gölgesinde gerçekleştirilen ilk büyük film festivali olmasının yanı sıra bir süredir askıya alınan uluslararası film festivalleri dünyasının kısıtlı da olsa yeniden bir araya gelmesi anlamını taşıyor. Pandemi önlemleri ve cinsiyet eşitsizliği tartışmalarıyla başlayan Venedik’ten haberleri derledik. 

Şubat ayının sonunda düzenlenen Berlinale’nin ardından, COVID-19 pandemisine bağlı tedbirler sebebiyle uluslararası film festivallerinin çok büyük bölümü ya tamamen iptal edilmiş ya da programını çevrimiçi ortama taşımıştı. Yaklaşık altı aylık bir aradan sonra fiziksel olarak düzenlenen ilk büyük festival olma özelliğini taşıyan 77. Venedik Film Festivali, 2 Eylül’de açılışını yaptı. Geniş önlemlerle başlayan ve 12 Eylül’de sona erecek festival, şu âna dek gösterimi yapılan filmlerden ziyade pandemi şartları ve festivale katılan isimlerin açıklamalarıyla gündeme geliyor.

“Sinema Benim Anayurdum!”

Festivalin ilk günlerine, bu yıl Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülen Tilda Swinton’ın açıklamaları damgasını vurdu. Daha önce Aramızda Casus Var (Burn After Reading, 2008) Benim Adım Aşk (Io Sono l’amore, 2009) ve Suspiria (2018) gibi birçok filmle Venedik’te boy gösteren Swinton ödülünü festivalin açılış töreninde aldı. Yönetmen Joanna Hogg tarafından sahneye davet edilen Swinton’a ödülü bu yılın jüri başkanı Cate Blanchett verdi. Konuşmasında sinemanın hayatındaki öneminden bahseden ünlü oyuncu, sözlerini “Yaşasın Venedik, sinema sinema sinema, sonsuza dek Wakanda, aşktan ötesi yok” ifadeleriyle tamamladı.

“Bana Aktör Denmesini Tercih Ederim”

Jüri başkanı Cate Blanchett, Berlin Film Festivali’nin geçtiğimiz günlerde oyunculuk ödüllerinde açıkladığı cinsiyet ayrımını kaldırma kararı sonrası, sektör içindeki toplumsal cinsiyet ayrımı tartışmalarına dair görüşlerini paylaştı. Blanchett, kendini hep bir aktristen ziyade bir aktör olarak tanımladığını vurgularken, izleyiciye aktarılan iyi bir performansın, performansı sergileyenin cinsiyetiyle hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

2017 ve 2018 yıllarında Altın Aslan için yalnızca bir kadın yönetmenin yarıştığı Venedik Film Festivali’nin yönetimi cinsiyet eşitliği konusundaki tutumu hakkında ciddi biçimde eleştirilmiş, ardından bu konuda yeni uygulamalara başvurma sözü vermişti. Bu seneki seçkide ana yarışmayı oluşturan on sekiz filmin sekizinin arkasında kadın yönetmenler yer alıyor.

Özpetek’e Yaşam Boyu Başarı Ödülü

Usta yönetmen Ferzan Özpetek’e dün katıldığı törende, Venedik’le paralel yürütülen Giornate degli Autori bölümü tarafından SIAE Yaşam Boyu Başarı Ödülü takdim edildi. Festival yönetimi, ilk uzun metrajı Hamam’ın (1997) ardından kariyeri hızla yükselişe geçen ve yıllar içinde çağdaş İtalya sinemasının en önemli isimlerinden birine dönüşen Özpetek’i, “İtalyan sinemasının modern ikonu” olarak tanımladı. Ferzan Özpetek’in son filmi Şans Tanrıçası (La Dea Fortuna, 2019), Şubat ayında izleyiciyle buluşmuştu.