Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Politikası Belgesi

Altyazı Sinema Derneği, sinema alanında yayıncılık (web sitesi, sosyal medya hesapları ve YouTube aracılığıyla dijital mecrada; belli bir düzene tabi olmadan yayımlanan özel sayılar aracılığıyla matbu olarak) ve bilgi-deneyim paylaşımı (Altyazı Sinema Seminerleri) faaliyetleri içerisinde olan bir kurumdur. Bununla birlikte, 2019’dan beri sürdürülen Altyazı Fasikül: Özgür Sinema mecrası aracılığıyla, sinemada ifade özgürlüğünün zeminini genişletmek (sansürün hedefi haline gelen sinemacılara/video üreticilerine ve hikâyelerine görünürlük kazandırmak, sansürle/siyasi baskıyla mücadele eden özne, inisiyatif, kurum ve kolektiflere destek olmak) için faaliyet göstermek de Altyazı Sinema Derneği’nin amaçları arasındadır. Yine bu hattı takiben derneğimiz, Altyazı Fasikül’ün video serileri vasıtasıyla, özellikle de kendilerine anaakımda yer bulamayan, sansür ve engellemelere maruz bırakılan sinemacılara ve genel anlamda görsel-işitsel alanda aktif özne ve kolektiflere (video üreticileri, video-eylemciler vb.) üretim alanında destek olmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda Altyazı Sinema Derneği, kurum dışı özne ve kolektiflerle ortak çalışmalar da yürütmektedir. Tüm bunların ışığında Altyazı’nın faaliyet alanını, eleştirel film kültürü programı (haber, makale, film eleştirisi, söyleşi, çeviri, editörlük, basılı yayın, web sitesi tasarım ve sayfa düzenleme pratiklerini içerir), sivil alan ve sinema programı (sinemacı-video üreticileriyle ortaklaşa üretilen video serileri, YouTube-Vimeo gibi dijital mecralarda yayınlanmak üzere üyelerimizin ürettiği videolar, Altyazı Fasikül) ve bilgi-deneyim paylaşımı olarak sinema programı (Altyazı Sinema Seminerleri, atölyeler) olarak özetleyebiliriz.

Derneğimizin faaliyet gösterdiği bu alanlardaki üretim ve ilişkilenmelerin her türlü ayrımcılıktan uzak, eşitlikçi ve özgürlükçü bir doğrultuda sürdürülebilmesi için öncelikli koşullardan birinin toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması olduğunu düşünüyoruz. Altyazı Sinema Derneği, bu faaliyet alanlarında toplumsal cinsiyet ve cinsiyet kimliği eşitliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu metin, derneğimizin bu konuda ne gibi ilkeleri ve sözleşmeleri takip ettiğini ortaya koymak için kaleme alınmıştır. Ayrıca bu politika metni, kurum içinde cinsel şiddet ve sistematik yıldırma (mobbing) gibi çeşitli şiddet biçimlerine ilişkin farkındalık yaratma ve sözü edilen bu şiddet biçimlerinin işyerinde ortaya çıkmasını engelleme amacı da taşımaktadır. Bu bağlamda bu şiddet biçimlerine maruz bırakılmış kişileri desteklemek ve bu kişilerin kendini ifade edebilmeleri için güçlenmelerini sağlamak yönünde ne gibi mekanizmaların uygulanacağını ortaya koymak da bu metnin kapsamı içinde yer almaktadır.

Altyazı Sinema Derneği, bu politika metni ile işyeri ortamında ve/veya çalışanlar arasında karşılaşılabilecek şiddet içeren davranışlar hakkında farkındalık kazandırma ve bu davranışların engellenmesi konusunda sorumluluk aldığını, iddialar ve şikâyetlerle karşılaşıldığında etkin bir inceleme ve yaptırım mekanizması işleteceğini beyan etmektedir.

Sinema alanında 2001’den beri faaliyet gösteren Altyazı Sinema Dergisi ekibinin kurduğu bir oluşum olarak, sinema üretim alanlarında toplumsal cinsiyet bağlamındaki eşitsizliklerin sistematik bir boyut taşıdığının ve bu eşitsizliğin doğallaştırılmış olduğunun farkındayız. Sektörün genelinde ekonomik eşitsizliklerin ve çalışma koşullarına ilişkin sorunların ardında yatan en önemli faktörlerden biri de toplumsal cinsiyet bağlamındaki eşitsizliklerdir. Bu bakımdan, derneğimizin toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması yönündeki çabalarını sadece kurum içi bir mesele olarak görmemekteyiz; kurumların tekil olarak bu yönde adım atıp atmaması sektörün bütününü etkilemektedir. Altyazı, 2001’den beri sinema alanında kurduğu ortaklıklar aracılığıyla geniş bir etkileşim ağının parçasıdır. Bu bakımdan, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı ve cinsel şiddetle mücadele etmeyi sinemanın üretim, dolaşım ve eğitim alanlarının bütününü kapsayacak bir yaklaşımla ele almaktadır. Etki alanımızın farkında olarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin anaakımlaştırılması yönünde faaliyet göstermeyi hedeflerimiz arasında tanımlıyoruz. Bu konuda halihazırda faaliyet gösteren inisiyatif ve kurumlarla ortaklaşa hareket etmek ilkelerimiz arasındadır.

Yakın dönemde sinema alanında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yapısal bir mesele olduğunu ve cinsel şiddetin ne denli yaygın olduğunu ortaya koyan pek çok araştırma ve raporlama yayımlanmıştır. Örneğin, Sinema-TV Sendikası’nın 2021 yılında yaptığı Setlerde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Şiddet Araştırması’nda katılımcıların %24’ü çalışma alanında (film setleri, post-prodüksiyon ofisleri vb.) cinsel taciz yaşadığını ifade etmiştir. Cinsel taciz yaşadığını ifade edenlerin %80’i kadınlardan oluşmaktadır. (Araştırma, İstanbul’da farklı setlerde çalışan, farklı sosyo-ekonomik-kültürel, etnik, dini özelliklere sahip gönüllü 265 sektör çalışanının katılımıyla gerçekleştirilmiştir.) Ayrıca, söz konusu vakalar, gerek sektörde gerek kamuoyunda, sinemanın kolektif üretim alanlarının “işyeri” olarak görülmemesi bir yanılgıya işaret etmektedir.

Her ne kadar üretim alanının büyük bölümünü dijital yayıncılık ve seminerler oluştursa da Altyazı Sinema Derneği, kendini sinema üretim alanının bir parçası olarak görmekte, cinsiyet eşitliği konusunda sinema sektöründe yaşanan sorunları yakından takip etmekte, Susma Bitsin, Sinema-TV Sendikası, Oyuncular Sendikası, Kurgucular Dayanışması gibi platformlarla temas halinde hareket ederek sektördeki bu sorunla mücadele konusunda kendini bir özne olarak tanımlamaktadır.

Avrupa Yayıncılar Birliği’nin, yayın kuruluşlarındaki cinsiyet eşitsizliğine dikkat çeken 2019 tarihli “Kamusal Yayın Kuruluşları İçin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Rehberi” başlıklı raporunda, yayın kuruluşlarının “hem işveren olarak çalışanlarına hem de bilgilendirdiği ve üzerinde yüksek etkiye sahip olduğu topluma karşı sorumlu olduğu” vurgulanmıştır. Altyazı Sinema Derneği’nin politika belgesi bu yaklaşımı temel alarak hazırlanmıştır.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği konusunda Altyazı Sinema Derneği, İstanbul Sözleşmesi’ni ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Çalışma Yaşamında Kadınlara Yönelik Şiddet ve Tacizle Mücadele el kitabını esas almaktadır. 

  1. https://istanbulsozlesmesi.org/sozlesmenin-tam-metni/
  2. https://www.unwomen.org/sites/default/files/Headquarters/Attachments/Sections/Library/Publications/2019/addressing-violence-and-harassment-against-women-in-the-world-of-work-tu.pdf

Altyazı Sinema Derneği bu yaklaşım doğrultusunda; 

1. Dernek üyelerinin dağılımında cinsiyet ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına özen gösterir; kurullarındaki kadın ve LGBTİ+ üyelerin temsiliyeti konusunda eşitlik prensibine göre hareket eder,

2. Kadın ve LGBTİ+ üyelerin karar mekanizmalarına katılımını teşvik eder, temsil güçlerini arttırmayı hedefler,

3. Çalışma koşulları ve emek süreçlerinde çalışanların cinsiyet ve toplumsal cinsiyetiyle ilişkili konuları gözeten, onların bu yöndeki taleplerine göre hareket eden bir yaklaşım benimser (çalışma saatleri, bakım emeği, regl izni, seyahat gibi konularda),

4. Altyazı tüm yayın ve faaliyetlerinde ayrımcı ya da  cinsiyetçi olmayan, şiddetsiz bir dil kullanımını esas alır, 

5. Yürüttüğü faaliyetlerde ve projelerde toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme yapar,

6. Kadın üyelerini Sinema, TV, Tiyatro alanlarında çalışan kadınların kurduğu dayanışma ağı Susma Bitsin’de yer almaya, bu platforma destek vermeye teşvik eder, sektörle ilişkili vakalarda bu platformun parçası olan üyelerinin görüş ve deneyimlerini dikkate alarak hareket eder, 

7. Sinema sektöründeki cinsel taciz ve şiddet vakalarıyla ve ayrıca toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile ilgili haberleri takipçileriyle düzenli olarak paylaşır, 

8. Bu konularda fikir, analiz ve diyalog odaklı içeriklerin hazırlanmasına yayın politikasının öncelikleri arasında yer verir, 

9. Bu vakaların davalarıyla ilgili haberleri takipçileriyle düzenli olarak paylaşır, bu haberleri yaparken taciz/şiddet/haksızlığa uğramış taraf ve avukatlarıyla iletişime geçer, içeriği ve görsel kullanımını onların ihtiyaçları doğrultusunda belirler, 

10. Sendika, birlik, dernek ve platformların toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki çalışmalarına, raporlamalarına, etkinliklerine görünürlük kazandırmayı amaçlar, 

11. Görsel-işitsel üretimlerinde (örneğin video serilerinde) üreticilerin dağılımı konusunda eşitlik prensibini gözetir, kadın ve LGBTİ+ üreticilerin sayısını arttırmayı ilke edinir, 

12. Bu üretimlerde toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili konuların ele alınmasını teşvik eder, bu yöndeki üretimlerin içerik bütününde mutlaka yer almasını sağlar,

13. Üretmiş olduğu video içeriklerinin engelsiz ve erişilebilir olması yönünde çalışmalar yürütür.  

AMAÇ

Bu metin, tüm toplumsal cinsiyet, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimler için eşitliği sağlamak, kurum içinde cinsel şiddet ve sistematik yıldırma (mobbing) gibi şiddet biçimlerine ilişkin farkındalık yaratmak ve sözü edilen bu şiddet biçimlerinin işyerinde ortaya çıkmasını engellemek amacıyla kaleme alınmıştır. Etik Kurul, bu politika belgesinin tüm üye, çalışan ve gönüllüler tarafından okunmasından sorumludur. 

Gerekli gördüğü takdirde, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama çalışmalarını yürütmek için atölyeler düzenleyebilir, uzman desteğiyle farkındalık çalışması yürütebilir. Eşitlikçi ve şiddetsiz bir çalışma ortamı sağlamayı esas alır.

Etik Kurul iki farklı sorumluluk alanına sahiptir: 

1. Kurum içinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve şiddeti önlemeye yönelik çalışmalar yürütür; toplumsal cinsiyet eşitliğinin anaakımlaştırılması için mekanizmalar geliştirir.

2. Kurumla bağlantılı (üçüncü taraflar ile kurum ve/ya çalışanları, üyeleri ve gönüllüleri arasında gerçekleşen) şiddet, ayrımcılık ve çatışma içeren vakaların çözümlendirilme süreçlerini yürütür. 

İLKELER

Gizlilik: Tüm tarafların haklarını korumak ve sürecin tamamında beyan ve bilgilerin gizliliğini sağlamak esastır. Sürece dahil olan herkes özel hayatın gizliliği ilkesini korumakla yükümlüdür.

Bağımsızlık ve Tarafsızlık: Etik Kurul tüm organ, kurum ve kişilerinden bağımsız olarak çalışır ve sürecin tamamını tarafsızlık ilkesini esas alarak yürütür. 

Ayrımcılık: Eşit davranma ilkesinin ihlaline neden olan her türlü davranıştan kaçınılmalıdır. Altyazı bu bağlamda, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, ırk, dil, din, mezhep, engellilik, yaş, sınıf, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, göçmen veya mülteci, sığınmacı veya benzeri statü gibi unsurlara dayalı ayrımcılığa karşı durur.

Beyanın Esası: Etik Kurul tüm taraflara eşit mesafe alarak süreci yürütmekle yükümlü olmakla beraber, idari, adli soruşturma süreçleri sonuçlanana kadar ayrımcılığa/şiddete uğrayan tarafın beyanını esas alır. Beyanı veren kişinin kendini güvende hissetmesi için gerekli tüm önlemleri alır. 

Gönüllülük: Ayrımcılık ya da şiddet beyanında bulunan kişi, tüm destek mekanizmaları, hakları, şikâyet yolları ve süreç konusunda bilgilendirilir. Bu mekanizmalardan herhangi birine başvurmak isteyip istemediğine kendi karar verir. Başvuruda ve sürecin ilerlemesinde gönüllülük esastır. Beyanda bulunan kişinin haberi olmadan ve onayı alınmadan hiçbir işlem yürütülmez.

Destekleyici Mekanizmalar: Süreç boyunca, beyanda bulunan kişinin tekrar mağdur edilmesine ya da yıldırılmasına yol açabilecek ve tarafların güven duygusunu zedeleyebilecek her türlü davranıştan kaçınmak ve bu tür davranışların ortaya çıkmasını önlemek için gereken dikkat ve özen gösterilmelidir. Destek sürecinde, ikincil mağduriyet yaratacak sorgulayıcı ve suçlayıcı söz, davranış, tavır ve imalardan kaçınılır. Etik Kurul, kişilere destek mekanizmaları konusunda bilgilendirme yapar ve yol gösterir. 

ÇATIŞMA ÇÖZÜMÜ MEKANİZMASI

Ayrımcılık, sistematik yıldırma ya da cinsel şiddete* doğrudan veya dolaylı olarak maruz kaldığını düşünen kişi, buna tanık olan kişi veya grup derneğe beyanda bulunabilir. Bu süreç ikiye ayrılır. Kurum içinden gelen beyan, Genel Koordinatör’e iletilir. Genel Koordinatör kendisine gelen beyanı Etik Kurul’da yer alan kişilere iletir. Beyan kurum dışından, derneğin herhangi bir iletişim kanalına iletilirse, beyanı alan kişi Genel Koordinatör’e iletmekle yükümlüdür. Genel Koordinatör beyanı Etik Kurul’a yönlendirir.

Etik Kurul, derneğin üyesi ve/veya çalışanlarından meydana gelir, 3 asil ve 2 yedek üyeden oluşur. Bu grup yönetim kurulu tarafından bir yıllık süre için belirlenir. Her yeni kurulda bir önceki dönemden bir üyenin olması grubun devamlılığı açısından gereklidir. 

Etik Kurul beyanın bildirilmesinin ardından sürecin koordinasyonundan ve takibinden sorumludur. Etik Kurul, telafi ve tanzim edici yöntemlerle ilerlemekle yükümlüdür. Nihai amaç tüm tarafların ve çalışma ortamının iyileştirilmesi ve dönüştürülmesidir.  

Etik Kurul, en geç bir hafta içinde ilgili kişi ya da kişilere sürecin nasıl yürütüleceğine dair e-posta yoluyla bir bildirimde bulunur.

Etik Kurul bu süreci kişilik haklarını korumaya yönelik, gizlilik ve aciliyet ilkelerine uygun olarak yürütmekle yükümlüdür. Süreç maruz kalanı önceleyerek, tüm taraflar için şiddetsizlik ilkeleriyle ve mümkün olduğunca süratle işletilir.

Etik Kurul öncelikle vakanın tanımlanması yönünde kendi değerlendirmesini gerçekleştirir. Vakayı tüm yönleriyle tanımlayabilmek için kurul taraflarla, tanıklarla ve gerekli gördüğü durumlarda uzmanlarla görüşür.

Görüşmelere beyan sahibi ile başlanır. Beyanın alınmasının yanı sıra kişinin onarım ve telafi için beklentileri öğrenilir ve gerekli yönlendirmeler yapılır. Ardından iddialara yönelik diğer tarafın kendi öyküsü dinlenir.

Etik Kurul tarafları dinlerken, salt bir aklama-cezalandırma yaklaşımı geliştirmek yerine, soruna zemin hazırlayan sistemsel/kurumsal sorunları, eksikleri, işlemeyen mekanizmaları anlamaya çalışır. Bu yaklaşım, benzeri ihlallerin ve çatışmaların yenilenmemesi için elzemdir.

Etik Kurul, taraflarla ve uzmanlarla iletişim içerisinde vakayı çözüme ulaştırabilir. Vakayla ilgili olarak kendi içerisinde ortak bir yönteme, karara ya da uzlaşmaya varamıyorsa yeni bir kurul oluşturabilir. Söz konusu vaka gerektirdiği takdirde, dışarıdan uzman bir kurul oluşturulabilir. Gerekli görüldüğü takdirde, bu kurulda Etik Kurul’dan bir kişi, bir psikolojik danışman ve bir hukuki danışman olması tavsiye edilir.

Vakayı ele alan kurul gerekli değerlendirmeleri yaparak süreci işletir ve 1 aylık süreyi aşmamak suretiyle, mümkün olan en kısa süre içerisinde süreci tamamlayarak, tüm ilgili tarafları bilgilendirir. Yasal ya da benzeri süreçler nedeniyle sürenin uzaması öngörülüyorsa, bu iletişim zaman kaybetmeden taraflarla gerçekleştirilmelidir.  

Bildirimde bulunan kişi ihtiyaç duyduğu her an süreçle ilgili bilgi almak üzere Etik Kurul ya da Dışarıdan oluşturulan uzman kurul ile iletişime geçebilir. 

Bu süreç içerisinde ya da nihayetinde, durumun ciddiyetine ve yasal olanaklara göre fail kişiler çeşitli yaptırımlara tabi tutulabilirler. Bu yaptırımlar, fail kişinin uyarı alması, özeleştiri vermesi, iletişim sınırlandırması, mekan ayırma, görevi askıya alma, görevi değiştirme, görev ve sorumluluğun sonlandırılması, iş sözleşmesinin feshi olabilir. Kişi derneğin üyesi ise, disiplin soruşturmaları sonrasında gerektiği takdirde üyelikten çıkarılabilir.

Süreç tamamladıktan sonra, karar teşkil eden görüş ve öneriler tüm taraflara açıklanır. Tarafların bu önerilere itiraz etme hakkı saklıdır. Etik Kurul itirazı değerlendirir, itirazın değerlendirmesinde gruba bir de yedek üye davet edilir. Sürecin aktarımının ardından yeni üye de grup üyeleri ile aynı sonuca varırsa, taraflara örgütün mekanizmalarının işletildiği ve verilen kararda bir değişikliğe neden görülmediği aktarılır. 

Eğer Etik Kurul üyeleri gelen itirazın ardından uzlaşma sağlayamazsa, süreci yürütmek için dernek dışı mekanizmalardan destek alınır, gruptan bir üyenin olduğu en az 3 kişilik dernek dışı bir kurul oluşturulur ve mekanizma süreci yeniden işletilir.  

Bu aşamada itiraz sahibi olan kişinin esenlik haline iyi geleceği düşünülürse, kişiye faaliyet alanı beyan ile örtüşen dernek, kurum ve inisiyatifler tavsiye edilebilir. 

Kurum içi süreç ayrıca mahkemeye başvurulmasına hiçbir şekilde engel değildir ve şikayeti alan kurul şikayetçiyi bu konuda bilgilendirmekle yükümlüdür.  

Süreç tamamlandığında, Etik Kurul gizlilik ilkesini esas alarak, ileride yeniden ihtiyaç duyulması ihtimaline karşı, süreci belgelemeli ve saklamalıdır. Bu, kişilerden bağımsız olarak kurumsal hafızanın tutulması ve kurumun bu anlamda iyileştirilmesi açısından da gereklidir.

Sürecin sonucu, gerektirdiği takdirde, gizlilik ilkesini ihlal etmeden, ilgili kişi, kurul ve kurumlarla paylaşılır.

EK TANIMLAR *

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği: Toplumsal cinsiyet farkları üzerinden kurgulanan hiyerarşik ilişkilerin sonlandırılması, güç farklılıklarına yol açan bu ilişkilerin, değerlerin ve kurumların toplumsallaşma mekanizmalarının dönüşmesidir.  

Cinsiyetçilik: Bir cinsiyetin diğerinden üstün olduğunu savunan görüş ve ideolojidir. Davranışa, kullanılan dile, espirilere, şakalara ve yaklaşımlara yansır.  

Ayrımcılık: Yaş, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği/ifadesi, cinsiyet karakteristiği, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, mezhep, felsefi, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci, sığınmacı veya benzeri statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak eşit davranma ilkesinin ihlaline neden olan her türlü davranıştır. 

İşyerinde Yıldırma (Mobbing): İşyerinde bir veya birden fazla kişi tarafından düzenli olarak uygulanan her tür kötü muamele, tehdit, şiddet, aşağılama gibi davranışa mobbing ya da diğer bir deyişle yıldırma denir. İzolasyon, hakaret, iğneleme, aşağılama, sürekli olumsuz eleştiri, iş yükleme/eksiltme, kınama, sosyal ve mesleki duruma saldırı olarak gerçekleşebilir.

Psikolojik/Duygusal Şi̇ddet: Çaresiz, yalnız, güçsüz hissetmemize neden olan her türlü söz, davranış duygusal şiddet olarak tanımlanabilir. Kendimizi kötü hissetmemize neden olan psikolojik şiddet, ruh sağlığımızda ve duygularımızda derin izler bırakabilir. Bu tür davranışlara örnek olarak şunlar sayılabilir: Yalnızken ve/veya başkalarının yanında bağırmak, hakaret etmek, küfretmek, aşağılamak, küçümsemek; bize veya yakınlarımıza zarar vermekle tehdit etmek; istediklerini yapmazsak kendine zarar vermekle tehdit etmek, başkalarıyla kıyaslamak, yaşadığımız şiddetin sorumlusu olarak yine bizi suçlamak, gözdağı vermek (eşyaları kırıp dökmek gibi).

Fiziksel Şiddet: Fiziksel şiddeti kaba kuvvetin bir korkutma, sindirme ve cezalandırma aracı olarak kullanılması, kısaca bedenimize yönelik her türlü saldırı olarak tanımlayabiliriz. İtip kakma, tokat atmak, yumruklamak, hırpalamak, saçımızı çekmek, kolumuzu bükmek,  boğazımızı sıkmak, sert bir cisim fırlatmak gibi beden bütünlüğümüze yönelik şiddet içeren  davranışlar bu kapsama girer. Ayrıca kesici/vurucu aletlerle ya da yakıcı maddelerle bedenimize, yakınlarımıza ve eşyalara zarar vermek de, tehlikeli bir yerde, korktuğumuz bir şeyle/kişiyle yalnız bırakılmak da fiziksel şiddet kabul edilir. 

Ci̇nsel Şi̇ddet ve Ci̇nsel Taciz: Tanıdığımız ya da tanımadığımız herhangi bir kişinin rızamız olmaksızın bize karşı cinsel içerikli eylemde bulunması ya da buna kalkışması, istenmeyen cinsel ifadeler kullanması ya da baskı yoluyla cinselliğimiz üzerinde dayatmada bulunması cinsel şiddettir. Kişinin cinsel yaşamıyla ve/veya cinsiyet kimliğiyle ilgili sorular sormak veya dedikodu üretmek, cinsiyete veya cinsel yönelime veya cinsiyet kimliğine ilişkin ayrımcı söz ve eylemlerde bulunmak da cinsel şiddettir. Süreklilik ön koşul değildir, eylemin bir kez gerçekleşmiş olması yeterlidir. Fiziksel temas olmasa dahi görsel, sözel ve davranışsal boyutta cinsel nitelik taşıyan, onaya dayalı olmayan rahatsızlık verici tavır, söz ve/veya davranış biçimleridir. Doğrudan olabileceği gibi, örtülü biçimde de görülebilir.

Dijital Şiddet: İnternet, cep telefonları vb. teknolojik araçların kişiyi küçük düşürmek, kısıtlamak, rahatsız etmek, cezalandırmak, denetlemek amacıyla kullanılmasıdır. 

Flört Şiddeti: Duygusal, romantik, cinsel bir beraberlik içerisinde ya da beraberlik bittikten sonra partnerlerden birinin diğeri –ya da birbiri– üzerinde güç ve kontrol kazanmaya çalıştığı, zarar verici davranış biçimleri. 

Israrlı Takip: Fiziksel olarak ya da sanal yollarla takip etmek, özel alanına ve sınırlarına saldırarak kişinin güvenli alanını daraltmak, “hayır” cevabını kabul etmeyerek tehdit ve korku uyandıracak şekilde ısrarlı ve sistematik şiddet uygulamak. 

Ekonomik Şiddet: Yaşamı sürdürebilmek için gereksinim duyulan ekonomik olanaklardan mahrum bırakılmaya ve paranın bir tehdit ve kontrol aracı olarak kullanılmasına ekonomik şiddet denir.

Bu belgede sözü edilen konular bağlamında, kişi ve kurumlar Altyazı Sinema Derneği’ne [email protected] adresi üzerinden ulaşabilir.

Bu metnin Altyazı Sinema Derneği üyeleri, çalışanları, gönüllüleri için bağlayıcılığı olduğu gibi derneğin ilişkide olduğu üçüncü kurum ve şahıslarla ilişkilerinde de belirleyiciliği vardır.

Yürürlük Tarihi: 25.11.2024

* Bu metindeki tanımlar için Kadın Dayanışma Vakfı Çatışma Çözümü Politika Belgesi’nden yararlanılmıştır.

Belge Hazırlanırken Kullanılan Kaynaklar: Kadın Dayanışma Vakfı Çatışma Çözümü Politika Belgesi, KaosGL – Kurumsal Politikalar (Hazırlayan: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Geliştirme Grubu), CEİD Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Temel Kavramları.