The Humans, İnsanlar
İnsanlar: Dünya Düşmüş Üstlerine

Stephen Karam’ın aynı adlı ödüllü tiyatro oyunundan uyarladığı İnsanlar, yeni taşınılan bir evde yenen aile yemeğine odaklanıyor.

Zordur Gitmek: Ab-ı Hayat’ın Hatırası

Jessica Beshir’in çocukluğunu geçirdiği Etiyopya kırsalına kamerasını doğrulttuğu şiirsel belgeseli Zordur Gitmek MUBI Türkiye’de gösterimde.

Tiyatro Perdesinden Beyazperdeye Oscar Wilde Uyarlamaları

Oscar Wilde’ın eserlerinden beyazperdeye uyarlanan Salomé ve Lady Windermere’ın Yelpazesi, sessiz dönemden günümüze etkilerini hâlâ sürdürüyor.

Pazar Günü İnsanları, Menschen am Sonntag
Pazar Günü İnsanları: Sıradan Bir Berlin Gününde

Pazar Günü İnsanları üretiliş biçimi, tanıklık işlevi ve estetik yaklaşımıyla sinema tarihinin kendine has klasiklerinden biri.

Pembe Panter, The Pink Panther
Henry Mancini ve Blake Edwards: Kelimeler ve Notaların Uyumu

Henry Mancini ve Blake Edwards işbirliği sinema tarihinde unutulmaz izler bıraktı. İkilinin 35 yıllık profesyonel ortaklığında kısa bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bob Rafelson: Yeni Hollywood’dan Sade Bir İmza

Yeni Hollywood yıllarının ustalarından Bob Rafelson, 89. yaşında hayatını kaybetti. Bu vesileyle usta yönetmenin filmografisine yeniden bakıyoruz.

Güney İstasyonunda Randevu: Parça Parça Karanlık

Güney İstasyonunda Randevu gi̇zemli̇ hi̇kâyesi̇, gölgeler arasında buluşan karakterleri̇ ve sti̇li̇ze atmosferi̇yle di̇kkat çeken bi̇r kara fi̇lm örneği̇. Fakat yönetmen Yinan Diao türe güncel ve poli̇ti̇k bi̇r boyut eklemeyi̇ de i̇hmal etmi̇yor.

Klaus Lemke’nin Ardından: Risk ve Tutku

7 Temmuz günü 81 yaşında hayata veda yönetmen Klaus Lemke’yi, Alman sinema yazarı dostumuz Rüdiger Suchsland’ın Altyazı için kaleme aldığı bir yazıyla anıyoruz.

This Much I Know To Be True
This Much I Know To Be True: Bir Önemi Olan Hikâyeler

Yönetmenliğini Andrew Dominik’in üstlendiği This Much I Know to Be True, uzun yıllardır beraber çalışan Nick Cave ve Warren Ellis’in sanatsal üretimlerine odaklanıyor.

39. Münih Film Festivali İzlenimleri

23 Haziran – 2 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen 39. Münih Film Festivali çeşitli Almanya yapımlarının dünya prömiyerlerine ve yılın merakla beklenen kimi filmlerinin Almanya’daki ilk gösterimlerine ev sahipliği yaptı.

Il Cinema Ritrovato İzlenimleri

Bologna’da bu yıl 26 Haziran – 3 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Il Cinema Ritrovato, klasiklerin ve bugün yeterince bilinmeyen cevherlerin ağırlıkta olduğu zengin programına rağmen alışılageldik festival koşturmacasından uzak, “Akdeniz ruhu”nun hâkimiyetinde bir deneyim sundu.

Av
Av: Bir Çıkışsızlık Öyküsü

Emre Akay imzalı Av, genç bir kadının bir apartman dairesinde başlayıp ormanın derinliklerine doğru ilerleyen kaçış öyküsünü anlatıyor.

Aquarius
Aquarius: Bir Şehir, Bir Bina ve Bir Kadın

Kleber Mendonça Filho imzalı Aquarius, kentsel dönüşüme tek başına direnen bir kadının, Clara’nın dünyasına odaklanıyor.

Biz
Biz: Bir Banliyö Treninin Seyrinde

Alice Diop, Biz’de farklı toplumsal çevrelere ve insan deneyimlerine kaçamak bakışlar atarken kendi kişisel tarihini de keşfe çıkıyor.

Bay Bachmann ve Sınıfı: Duvardaki Sinek Olabilmek

Bay Bachmann ve Sınıfı, sıradışı bir öğretmen ile öğrencileri arasındaki güçlü ilişkiyi bir öğrenim dönemi boyunca kayda alan bir belgesel.

Annem
Annem: Kahve Fincanı ve Elektrik Faturaları

Nanni Moretti’nin 2015 yapımı filmi Annem, bir yönetmenin yaratıcı dünyası ve sosyal hayatı arasındaki geçişkenlikler üzerine kurulu bir film.

Yumrukları Gevşetmek: Avuç İçinde Tırnak İzleri

Geçen yıl Cannes’da Belirli Bir Bakış ödülü kazanan Yumrukları Gevşetmek, çok zor koşullarda var olma mücadelesi veren Kuzey Osetyalı genç bir kadına odaklanıyor.

Elvis
Elvis: Yıldızları İzlemek

Baz Luhrmann imzalı Elvis, efsane müzisyenin sahne personasına görkemli bir bakış atıyor.

© 2013-2022 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sepetim
Your cart is empty.

Looks like you haven't made a choice yet.