Avatar

Aslı Ildır

Boğaziçi Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Film Çalışmaları eğitiminin ardından Bahçeşehir Üniversitesi'nde Sinema-Televizyon yüksek lisansını bitirdi. Halen Antwerp Üniversitesi ve Koç Üniversitesi’nde Film Çalışmaları ve Görsel Kültür üzerine doktora yapıyor ve yayın kurulunda yer aldığı Altyazı Sinema Dergisi'nde yardımcı editör olarak çalışıyor. 2017'de sinema yazarı olarak Berlin ve Saraybosna Film Festivalleri'nin Talent Campus programlarına seçildi.

77 yazı |
Adamlar: Cehennemin Çehreleri

Alex Garland’ın merakla beklenen yeni filmi Adamlar, parçalanarak çoğalan zehirli bir erkekliğin hikâyesini anlatıyor.

Kuzeyli: Damarlarında Kan, Boğazında Düğüm

Robert Eggers’ın merakla beklenen filmi Kuzeyli, doğa ile insan arasındaki sınırın muğlaklaştığı bir dünyada geçen, akıldan çok içgüdülere hitap eden kanlı bir intikam hikâyesi.

Kerr
Kerr: Dünyanın Acımasız Sabitliği

Tayfun Pirselimoğlu’nun yeni filmi Kerr, donmuş zamanda asılı kalmış bir kasabada geçen Kafkaesk bir hikâye; polisiyeden korkuya uzanırken yer yer karanlık mizahıyla nefes aldıran tekinsiz bir masal.

Her Şey Her Yerde Aynı Anda
Her Şey Her Yerde Aynı Anda: Dikkatim Tamamen Üzerinde

Swiss Army Man’le (2016) tanınan yönetmenler Daniel Kwan ve Daniel Scheinert’ın son filmi Her Şey Her Yerde Aynı Anda, South by Southwest Festivali’ndeki gösteriminin ardından şimdiden bir kült olma yolunda ilerliyor. Bugünün temposuna yetişmeye çalışırken kaosun hâkim olduğu bir çoklu evren anlatısı kuran film, her şeyiyle bir “hızlı sinema” örneği. 

The Batman
The Batman: Karanlığa Yakın Plan

The Batman kara film ve polisiyle türlerinden beslenen karanlık bir Gotham portresi çiziyor. Titizlikle tasarlanmış mizansenleri ve sinematografisiyle öne çıkan filmin aynı özeni karakterlerine gösterdiğini söylemek ise zor.

Alcarràs
Berlinale Günlükleri #3

72. Berlin Film Festivali’nde ödüllerin sahiplerini bulmasının ardından Alcarràs, The Novelist’s Film, Return to Dust ve Leonora Addio’ya dair kısa kısa…

La Ligne, The Line
Berlinale Günlükleri #2

72. Berlin Film Festivali’nde ana yarışma heyecanı tüm hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde seyirciyle buluşan ana yarışma filmlerine dair kısa kısa…

Julieta
Julieta: Kırmızının En Ciddi Tonu

Pedro Almodóvar imzalı Julieta, anlatı yapısından kadın karakterlerine, estetik tercihlerinden ilgilendiği temalara tam bir Almodóvar filmi.

The Matrix Resurrections
The Matrix Resurrections: Duyguların Gücü Adına

Efsanevi serinin merakla beklenen dördüncü filmi The Matrix Resurrections, kendi var oluşu üzerine kafa yoran, sevgiyle ve şiddetle yeniden diriltilmiş bir “Matrix hülyası”.

Last Night in Soho
Dün Gece Soho’da: Geçmişin Aynası, Bugünün Sancısı

Edgar Wright imzalı Dün Gece Soho’da bir yandan korku sinemasının pek çok alttürüne saygı duruşunda bulunurken bir yandan da günümüzle geçmişi eklektik bir yaklaşımla iç içe geçiriyor.

İyi Günler, Have a Nice Day
İyi Günler: Uyuyan Şehir

Klasik Uzakdoğu animasyonlarından çok farklı, sade ve durağan bir estetiğe sahip İyi Günler’in öyküsü para dolu bir çantanın izini sürüyor.

Squid Game
Squid Game: Netflix’in Ölümcül Oyunları

Güney Kore yapımı hit dizi Squid Game, hayatta kalma üzerine kurulu gerilimlerin son yıllarda kazandığı popülariteyi arşa çıkarmış görünüyor.

Celine Sciamma
Céline Sciamma ile Küçük Anne Üzerine Söyleşi: ‘Oyunlarla İyileşmek’

Céline Sciamma, yeni filmi Küçük Anne’de etkileyici bir büyüme hikâyesi anlatıyor. Telefonda sorularımızı yanıtlayan yönetmen mekân ve ses kullanımıyla ilgili yaklaşımından Miyazaki hayranlığına pek çok konudan bahsetti.

Climax
Climax: Kan, Sperm ve Gözyaşı

Yeni Fransız Aşırılığı’nın provokatif temsilcisi Gaspar Noé Climax’te farklı türleri, müziği, dansı ve renkleri saykodelik anlatımıyla bir araya getiriyor.

Green Knight
Yeşil Şövalye: Beyhude Oyunlar

David Lowery, üçüncü uzun metrajı Yeşil Şövalye’de onur, haysiyet, bağlılık ve dürüstlük gibi erdemleri oyunbaz bir şekilde dönüştürüyor.

Magnus von Horn
Magnus von Horn’la Ter Üzerine Söyleşi: ‘Karaktere Saygı Duymak’

Magnus von Horn imzalı Ter, bir fitness influencer’ının öyküsünü anlatıyor. İsveçli yönetmen filme dair sorularımızı yanıtladı.

Fabian
Fabian veya Bok Yoluna Gitmek: Anlatılamayanı Anlatamamak

Fabian veya Bok Yoluna Gitmek, faşizmin ayak seslerinin duyulduğu 1931 Berlin’inde geçen kırık bir aşk hikâyesi anlatıyor.

Army of the Dead
Pandemi Mevsimi: Netflix ve Kıyamet

Netflix’in seyirci eğilimlerini ölçen algoritmaya dayalı yoğun üretim modeli dijital platformların ve sinemanın geleceğine dair neler söylüyor?

© 2013-2022 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sepetim
Your cart is empty.

Looks like you haven't made a choice yet.