Şu An Okunan
26. Ankara Uluslararası Film Festivali

26. Ankara Uluslararası Film Festivali

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı’nın düzenlenen 26. Ankara Film Festivali, 23 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.

Festivalin bu yılki teması ‘Kristal Sınır’. Sınırların kırılganlığına vurgu yapan bu temayla aynı adı taşıyan bölümde Filistinli şair Mahmut Derviş’in hayatını konu alan Kaydet, Ben Bir Arabım (Sajil Ana Arabi) adlı belgesel, usta yönetmen Peter Greenaway’in Eisenstein’ın meşhur Meksika ziyaretini konu alan yeni filmi Eisenstein Meksika’da (Eisenstein in Guanajuato), Faslı bir sörfçünün hikâyesini anlatan bir ilk film olan Atlantik ve Berlinale’de En İyi Yönetmen Ödülü’nün sahibi olan Radu Jude imzalı Romanya yapımı Aferim! yer alıyor.

Radu Jude’yle Gümüş Ayı’yı paylaşan Polonyalı yönetmen Malgorzata Szumowska’nın Beden (Cialo) adlı filmi ise festivalin bir başka bölümünde, ‘Dünya Festivallerinden’de seyirci karşısına çıkacak. Bu bölümde göze çarpan filmlerden bazıları Berlinale’de Charlotte Rampling’e En İyi Kadın Oyuncu, Tom Courtenay’e de En İyi Erkek Oyuncu ödülü kazandıran 45 Yıl, sayısız diziden sonra ilk uzun metrajına imza atan Matt Shakman’ın Amerikan bağımsızı Cut Bank, Stüdyo Ghibli’nin son şaheserlerinden Marnie Ordayken (Omoide no Mânî) ve Avusturya-Almanya ortak yapımı Karanlık Vadi (Das Finstere Tal). Bu bölümün merak uyandıran diğer filmleri arasında, başrolünde John Malkovich’in yer aldığı Casanova Çeşitlemeleri (Casanova Variations); Guillermo Arriaga, Hector Babenco, Bahman Ghobadi, Amos Gitai, Emir Kusturica gibi isimlerin kısa filmlerinden oluşan antoloji film Tanrılarla Konuşmalar (Words with Gods) ve kıdemli İtalyan yönetmen Ermanno Olmi’nin savaş filmi Her Yer Yeniden Yeşerecek (Torneranno i Prati) sayılabilir.

Ankara Film Festivali’nin Usta İşi bölümünde, Wim Wenders’in arka arkaya dünya festivallerinde boy gösteren iki filmi Ankaralı izleyicilerle buluşacak. Bunlardan biri sebep olduğu bir ölümün ardından olayın kendi üzerindeki travmatik etkilerini inceleyen bir yazarı konu alan Her Şey Güzel Olacak (Every Thing Will Be Fine), diğeriyse Wenders’in ünlü fotoğrafçı Sebastião Salgado’nun fotoğraflarının izinden oğlu Juliano Ribeiro Salgado ile beraber yollara düştüğü Toprağın Tuzu (The Salt of the Earth) belgeseli. Berlin’de Altın Ayı kazanan Cafer Panahi imzalı Taksi (Taxi), İranlı yönetmen Rakhshan Bani Etemad’ın Venedik’te En İyi Senaryo ödülü kazanan Masallar’ı (Ghesse-ha) ve Zhang Yimou’nun Kültür Devrimi sırasında geçen bir aşk hikâyesini konu alan Yuvaya Dönüş’ü (Gui Lai) festivalin yıldızları arasında.

Festivalin Uzak Köşeler adlı bölümünde en çok dikkat çeken iki film Göran Hugo Olsson’un Frantz Fanon’un fikirlerini temel alan belgeseli Şiddete Dair (Concerning Violence, 2014) ve Naji Abu Nowar’ın Venedik Film Festivali’nin Ufuklar bölümünde En İyi Yönetmen Ödülü kazanan filmi Theeb.

Bu yıl festivalde Cezayir sinemasının en önemli isimlerinden Tariq Teguia’nın toplu gösterimi yapılıyor. Arap tarihine hem estetik hem de politik açıdan kuvvetli bir bakış yönelten Teguia’nın Senin Yerine Roma (Roma Wa la N’touma, 2006), İç Bölge (Gabbla, 2008) ve Zenci Ayaklanması (Thwara Zanj, 2013) gibi uzun metrajlarının yanı sıra kısa filmi Ferrailles d’Attente (1998) ve kısa belgeseli Çit (Haçla, 2002) de seyirciyle buluşacak.

Festivalin özel bölümlerinden bir diğeri Yeni Zelanda sinemasına odaklanıyor. Jemaine Clement ve Taika Waititi’nin yönetmenlik koltuğuna oturduğu korku, komedi, sahte belgesel kırması Aylak Vampirler (What We Do in the Shadows) ve Gerard Johnstone’un yine korku-komedi türünde olan ilk filmi Housebound seçkinin en taze filmleri. Bu bölüm için Yeni Zelanda sineması tarihinden de Maorilerin İngiliz işgalcilere karşı verdiği mücadeleyi anlatan 1983 yapımı Utu ve Peter Jackson ile Costa Botes’un birlikte yönettiği 1995 tarihli sahte belgesel Forgotten Silver seçilmiş.

Festivalin belgesel seçkisinde öne çıkan filmler arasındaysa Alfred Hitchcock ve Sidney Bernstein’a ait olduğu sonradan anlaşılan İkinci Dünya Savaşı görüntülerinin yer aldığı Night Will Fall ile Kızıl Ordu Fraksiyonu üyelerinin çektikleri görüntülerden oluşan Une Jeunesse Allemande bulunuyor.

dok Leipzig ile işbirliği içinde hazırlanan özel bölüm animasyon belgesellere odaklanırken, bir diğer heyecan verici bölümdeyse Ankaralı seyirciler Estonya’nın en iyi animasyonlarını izleme imkânı bulacaklar. Festivalin geleneksel ‘Kısa Sınır Tanımaz’ programının yanı sıra, dünyanın en köklü kısa film festivallerinden Oberhausen’ın uluslararası kısa film seçkisi ve Türkiye’de kısa film alanında en çok emek veren isimlerden Hilmi Etikan’ın hazırladığı bir diğer seçki, son derece kapsamlı bir kısa film programı oluşturuyorlar.

Cemal Kafadar, Fatih Özgüven, Ercan Kesal, Sevilay Çelenk, Kurtuluş Kayalı ve Serdar Öztürk’ün Tanpınar’ın sevebileceğini düşündükleri filmleri seçtikleri ‘Tanpınar Olsa Bu Filme Bayılırdı!’ başlıklı bölüm ise festivalin en özgün ve merak uyandıran bölümlerinden biri.

Öte yandan Ankara Uluslararası Film Festivali’nde bu yıl ulusal yarışma, ulusal belgesel yarışması ve kısa film yarışması, Kültür Bakanlığı’nın belgesel yarışmadaki Bakur’un (Kuzey) gösterimini engellemesi ve tüm yerli filmler için kayıt tescil belgesini şart koşması sonrasında iptal edildi.

Ayrıntılı bilgi için: www.filmfestankara.org.tr

 

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.