29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’nün Sahibi Belli Oldu
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’nü Anna Fitch ve Banker White’ın yönettiği Yo, Aşk Asi Bir Kuştur kazandı.
Türkiye’nin ilk kadın filmleri festivali olma niteliği taşıyan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, sinemada kadın emeğini görünür kılma ve üretimlerini destekleme motivasyonuyla 29. kez kapılarını açtı. Bu yıl “Çiçek mi dediniz?” sloganıyla gerçekleşen festival, Türkiye ve dünya sinemasının son dönemde öne çıkan filmlerinden örnekleri çeşitli başlıklarda izleyiciyle buluştururken, birçok ilk gösterime de ev sahipliği yaptı. 2-7 Haziran tarihlerine yayılan festivalin kapanış töreni dün akşam Kült Kavaklıdere’de gerçekleşti. Geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılan Fransız-İranlı yazar, çizer ve yönetmen Marjane Satrapi anısına video gösterim yapılan gecede ayrıca, Avrupa Birliği Suriye Delegasyonu desteğiyle Uçan Süpürge Vakfı tarafından yürütülen ve Anadolu Gençlik Federasyonu ortaklığında gerçekleştirilen WeART Syria Projesi kapsamında savaşın, zorunlu göçün ve yeniden hayat kurma mücadelesinin kadınların yaşamına olan etkilerine bakan iki kısa film izleyiciyle buluştu. Törende festival kapsamında sunulan FIPRESCI Ödülü’nün sahibi de belli oldu.
Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu (FIPRESCI) Ödülü, festivalin ‘Her Biri Ayrı Renk’ seçkisindeki filmlerden birine sunuluyor. Yarışmada yer alan sekiz film Türkiye’den Ece Vitrinel, Fransa’dan Nadia Meflah ve Mısır’dan Omnia Adel’den oluşan jüri tarafından değerlendirildi. FIPRESCI Ödülü Anna Fitch ve Banker White’ın imzasını taşıyan Yo, Aşk Asi Bir Kuştur (Yo, Love is a Rebellious Bird, 2026) filmine veren jüri, ödül gerekçesini şu ifadelerle özetledi: “FIPRESCI Jürisi, sinemaya bir hatırlama/anma biçimi olarak saygı duruşunda bulunma yeteneğini takdir ederek ve anıların kendilerine ait bir yaşamı olduğunu kanıtlaması sebebiyle Yo, Aşk Asi Bir Kuştur filmini ödüle layık görmüştür. Samimi bir belgesel ile sinematik bir düşsel anlatı arasında gidip gelen film, Yo’nun son anlarını Anna’nın kendi anılarından yaratarak kurduğu dünyalarla iç içe geçiriyor. Çağları ve kıtaları aşan hikâyeler aracılığıyla, kendi özgürlüğünün rehberliğinde ehlileştirilemez/boyun eğmez bir kadının sesi yükseliyor. Geçmiş ve bugün birleştikçe, yaratım süreci yasın dönüştüğü ve aşkın akmaya devam ettiği bir buluşma yerine dönüşüyor.”

Festival kapsamında seyircilerin oylarıyla belirlenen Seyirci Ödülü ise Brezilya sinemasının önemli yönetmenlerinden Lúcia Murat’ın Yaşadığını Görmek Ne Güzel (Que bom te ver viva, 1989) filmine verildi. Kişisel hafıza ile kolektif travmalar arasında kurduğu anlatılarla şekillenen kırk yıllık sinema kariyerinde yirmi uzun metrajlı filme imza atan Murat, farklı dönemlerden seçilen üç filmiyle Uçan Süpürge’nin konuğuydu. Festivalin Bilge Olgaç Başarı Ödülü’nü alan Murat, filmlerinin yaratım sürecini ve deneyimlerini paylaştığı bir de ustalık sınıfı verdi.
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’ne dair detaylı bilgiye festivalin internet sitesi üzerinden ulaşmak mümkün.






