Şu An Okunan
Altyazı’nın Filmekimi 2019 Önerileri

Altyazı’nın Filmekimi 2019 Önerileri

4-13 Ekim’de İstanbul, 11-15 Ekim’de Ankara, 18-22 Ekim’de İzmir’de düzenlenecek olan Filmekimi’nin 63 filmden oluşan programından merakla beklediğimiz 15 yapımı sıraladık. Programa sürpriz şekilde eklenen Joker‘in 3 Ekim akşamı gerçekleşecek özel gösterimiyle başlayacak gösterimlerin biletleri 28 Eylül’de satışa çıkıyor.

Acı ve Zafer (Dolor y Gloria)
Yön: Pedro Almodóvar
Gitgide kendini dış dünyadan soyutlayan bir yönetmenin hayatını 1960’lardan günümüze, geriye dönüşlerle ele alan Acı ve Zafer, usta yönetmen Pedro Almodóvar’ın imzasını taşıyan bir melodram. Âdeta yönetmenin sinemaya veda mektubu niteliğindeki film, kırmızının ağır bastığı capcanlı renkleri, hayatı bir performans olarak ele alışı ve çocukluğa dair dokunaklı yaklaşımıyla tam bir Almodóvar filmi. Cannes Film Festivali’nde yarışan film, başrolde etkileyici bir performans sergileyen Antonio Banderas’a En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandırdı.

Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi (Portrait de la Jeune Fille en Feu)
Yön: Céline Sciamma
Hikâyesi 18. yüzyılda geçen Portrait of a Lady on Fire, evlenmek üzere olan Heloise ile onun portresini çizmekle görevlendirilen ressam Marianne arasında gelişen romantik ilişki üzerine. Erkek Fatma (Tomboy, 2011) ve Kızlar Çetesi (Bande de Filles, 2014) gibi filmleriyle tanınan Céline Sciamma’nın yönettiği film, Cannes’dan En İyi Senaryo ve Kuir Palmiye ödülleriyle dönmüştü.

Bacurau
Yön: Kleber Mendonça Filho, Juliano Dornelles
Yeni filmi için Brezilya’ya giden ancak orada hiç beklemediği bir halkla karşılaşan bir yapımcıya odaklanan Bacurau, ülkenin siyasi atmosferini bir tür “insan safarisi” hikâyesi üzerinden ele alan bir gerilim. Western türünden esintiler de taşıyan ve başrollerinde Udo Kier ile Sônia Braga’nın yer aldığı yapım, Cannes’da Jüri Özel Ödülü’nün sahibi olmuştu.

Genç Ahmet (Le jeune Ahmed)
Yön: Dardenne Kardeşler

Dardenne Kardeşler 2011’de onlara Cannes’da Jüri Büyük Ödülü getiren Bisikletli Çocuk’takine (Le gamin au vélo) benzer bir anlatıyla karşımızda. Bu kez kameranın sıkı sıkıya takip ettiği karakter, Avrupa’da cihat uğruna savaşma hayalleri kuran Müslüman bir genç. Dardenne Kardeşler kendilerini tekrar etmekle sıkça eleştirilse de, Cannes’da En İyi Yönetmen ödülünü kazanan film yine merak uyandırıyor.

Güney İstasyonunda Randevu (Nan Fang Che Zhan De Ju Hui)
Yön: Yi’nan Diao
Bir gangsterin düşman çetelerden ve polisten kaçışını konu alan Güney İstasyonunda Randevu, neon ışıklarla bezeli atmosferiyle öne çıkan, kara film esintileri taşıyan bir polisiye. İnce Buz, Kara Kömür (Bai ri yan huo, 2014) filmiyle Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı kazanan Yi’nan Diao’nun yönettiği film, Cannes’da Altın Palmiye için yarışmıştı.

Jeanne
Yön: Bruno Dumont
Bruno Dumont’un Jeanne d’Arc’ın çocukluğunu anlatan Jeannette’in (Jeannette, L’enfance de Jeanne d’Arc, 2017) devamı olarak çektiği Jeanne, genç savaşçının ergenliğini ve kâfirlikle suçlandığı dönemi konu alıyor. Müzikallerden esintiler de taşıyan film, prömiyerini gerçekleştirdiği Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde Mansiyon ödülü kazanmıştı.

Küçük Joe (Little Joe)
Yön: Jessica Hausner
Oteldeki Sır (Hotel, 2004) ve Çılgın Aşk (Amour Fou, 2014) gibi filmleriyle tanınan Jessica Hausner’in yeni filmi Küçük Joe, antidepresan salgılayan bir bitki üreten bir şirkette görevli Alice’e odaklanıyor. Bilimkurgu ve gerilim türlerini harmanlayan Küçük Joe, stilize dünyasıyla öne çıkan bir yapım. Filmde Alice’i canlandıran Emily Beecham, bu rolüyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.

Lucy In the Sky
Yön: Noah Hawley
Fargo ve Legion gibi son dönemin en başarılı dizilerinde senarist/yönetmen olarak çalışan Noah Hawley’nin ilk uzun metrajı Lucy in the Sky, uzayda uzun süreli bir görevden sonra eve dönen ve banliyö hayatına uyum sağlamakta zorlanan astronot Lisa Nowak’ın yaşam öyküsüne dayanıyor. Natalie Portman’ın performansıyla merak konusu olan filme dair yurtdışındaki ilk tepkiler iki farklı kutba işaret ediyor.

Marriage Story
Yön: Noah Baumbach
New Yorklu genç yetişkin bohemlerin dünyasına bakan Frances Ha (2012) ve While We’re Young (2014) gibi filmleriyle son dönem Amerikan bağımsız sinemasının öne çıkan isimlerinden biri olan Noah Baumbach, kendi yaşamından ilhamla kaleme aldığı yeni filminde, bir çocuk sahibi olan evli bir çiftin, bir tiyatro yönetmeni (Adam Driver) ile bir aktrisin (Scarlett Johansson) boşanma sürecini ele alıyor. Prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapan Marriage Story, dokunaklı olduğu kadar yer yer de mizahi olmayı başaran insancıl bakışıyla büyük takdir topladı.

Monos
Yön: Alejandro Landes
Alejandro Landes’in ikinci uzun metrajı Monos, ücra bir dağın tepesinde eğitimlerini sürdüren ve üstlerine düzenli aralıklarla rapor veren kızlı erkekli sekiz çocuktan oluşan bir paramiliter gruba odaklanıyor. Tekinsiz atmosferi, etkileyici müzikleri ve ses tasarımıyla dikkat çeken film, Berlinale’nin Panorama bölümünde gösterilmesine rağmen ana yarışmadaki filmlerden çok daha fazla ilgi çekti.

Nimic
Yön: Yorgos Lanthimos
Şaşırtıcı filmleriyle son yılların en sevilen yönetmenleri arasına giren Lanthimos, on bir dakikalık bu kısa filminde bir çellocunun metroda bir yabancıyla tanıştıktan sonra yaşadığı beklenmedik durumları anlatıyor. Filmin senaryosu, daha önce Köpek Dişi (Kynodontas, 2009), Alper (Alpeis, 2011), The Lobster (2015) ve Kutsal Geyiğin Ölümü’nde (The Killing of a Sacred Deer, 2017) de yönetmenle birlikte çalışan Efthiyms Filippou’ya ait. Başroldeyse usta oyuncu Matt Dillon yer alıyor.

Özgürlük (Liberté)
Yön: Albert Serra
Dönem filmleriyle tanınan Katalan yönetmen Albert Serra’nın Liberté’si, Fransız Devrimi’nin hemen öncesinde kral tarafından kovulan ve Almanya’ya giderek özgürlükçü düşüncelerini yaymak isteyen iki soylunun hikâyesini ele alıyor. Provokatif üslubuyla dikkat çeken film, Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Özel Ödülü’nün sahibi olmuştu.

Parazit (Gisaengchung)
Yön: Bong Joon-ho
Sıradışı yöntemlerle zengin bir ailenin yanında çalışmaya başlayan yoksul bir ailenin trajikomik hikâyesini konu alan film; Cinayet Günlüğü (Salinui Chueok, 2003), Yaratık (Gwoemul, 2006) ve Anne (Madeo, 2009) gibi filmlerin yönetmeni Bong Joon-ho’nun imzasını taşıyor. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan ve büyük yankı uyandıran film, sınıflararası gerilimi mizahi bir dille ele alan ve sembolik mizansenleriyle öne çıkan usta işi bir yönetmenlik örneği.

Tavşan Jojo (Jojo Rabbit)
Yön: Taika Waititi
Aylak Vampirler (What We Do in the Shadows, 2014) ve Vahşiler Firarda (Hunt for the Wilderpeople, 2016) filmlerinden sonra Thor: Ragnarok’la (2017) Hollywood’a geçiş yapan Yeni Zelandalı yönetmen Taika Waititi’nin yeni filmi Jojo Rabbit, alaycı bir Hitler komedisi. Toronto Film Festivali’nde Grolsch Seyirci Ödülü’nün sahibi olan ve festivaldeki gösteriminin ardından pek çok tartışma yaratan filmde faşist diktatörü yönetmenin kendisi canlandırıyor.

Ve Sonra Dans Ettik (And Then We Danced)
Yön: Levan Akin
Eşcinsel bir ilişkiyi konu aldığı için Gürcistan’daki çekimleri gizlice yürütülen film, hırslı dansçı Merab’ın gruba yeni katılan Irakli’yle ilişkisini ve bu süreçte kendini keşfetmesini anlatıyor. Prömiyerini Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gerçekleştiren film, halk şarkılarından 1980’ler hitlerine uzanan müzikleriyle zenginleşen, çarpıcı bir ilk aşk ve büyüme hikâyesi.

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.