Şu An Okunan
Berlin: Yuva Denilen Şehir

Berlin: Yuva Denilen Şehir

29 Mayıs – 3 Temmuz / Pera Müzesi

Pera Film’de Almanya’nın en önemli film müzelerinden Berlin Film ve Televizyon Müzesi’nin katkılarıyla düzenlenen ‘Berlin: Yuva Denilen Şehir’ başlıklı program, 1920’lerden 2000’li yıllara Berlin’de çekilmiş, kentin geçirdiği dönüşümü gözler önüne seren dokuz uzun metrajlı filmi bir araya getiriyor.

Deutsche Kinemathek küratörlüğünde hazırlanan program kapsamında izlenebilecek en önemli film, hiç kuşkusuz Fritz Lang imzalı M: Bir Şehir Katilini Arıyor (M: Eine Stadt Sucht Einen Mörder, 1931). Küçük bir kız çocuğunun öldürülmesinin ardından katilin peşine düşen kentin toplumsal histeriye savrulmasını konu alan M, Lang’ın Almanya döneminin başyapıtları arasında yer alıyor. Aynı yıllardan Gerhard Lamprecht imzalı Berlin’in Varoşları (Die Verrufenen, 1925), Alman ressam Heinrich Zille’nin öyküsünü beyazperdeye aktarıyor. Lamprecht’in İkinci Dünya Savaşı’ndan birkaç ay sonra çektiği Berlin’de Bir Yerde (Irgendwo in Berlin, 1946) ise, yıkıntılar hâlindeki kentin sakinlerinin psikolojilerine gerçekçi bir bakış sunuyor.

‘Berlin: Yuva Denilen Şehir’ programında dikkat çeken filmler arasında, Soğuk Savaş dönemi Doğu Berlin’inde geçen üç film bulunuyor. Berlin Duvarı’nın inşa edilmesinden çok kısa bir süre önce çekilen Victor Vicas imzalı Milyonda İki (Zwei Unter Millionen, 1961), Batı Berlin’de bir meyhane satın alıp yeni bir hayata atılmanın hayallerini kuran Doğu Berlinli genç bir çiftin öyküsünü anlatıyor. İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nden esintiler taşıyan 45 Doğumlu (Jahrgang ’45, 1966) ise, yeni evli olmalarına rağmen ayrılmayı düşünen bir çiftin hikâyesine odaklanıyor. Ressam ve belgeselci Jürgen Böttcher’in tek uzun metrajlı kurmaca filmi olan 45 Doğumlu, çekildiği dönemde yetkililer tarafından “duyarsız ve önemsiz” sayılmış, gösterim şansı bulamamıştı. Doğu Almanya’da çekilmiş en etkileyici kadın filmlerinden biri kabul edilen Lothar Warneke imzalı Kaygı (Die Beunruhigung, 1982) ise, aynı zamanda başrolü üstlenen psikolog ve yazar Helga Schubert’in otobiyografisi niteliğinde.

Programda Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra çekilmiş üç film de yer alıyor: İki Almanya arasındaki “insansız bölgede” yaşayan on beş yaşındaki bir genç kızın öyküsünü anlatan Michael Klier imzalı TV filmi Ostkreuz (1991), 1999’da Cannes Film Festivali’nde ‘Yönetmenlerin On Beş Günü’ bölümünün açılışını yapan gerilim filmi Gece Kesişen Yollar (Wege in die Nacht, 1999) ve Hannes Stöhr’ün yazıp yönettiği Berlin Almanya’dadır (Berlin is in Germany, 2001).

www.peramuzesi.org.tr

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.