Şu An Okunan
Documentarist 8. İstanbul Belgesel Günleri

Documentarist 8. İstanbul Belgesel Günleri

Özel sponsorlardan ve Kültür Bakanlığı’ndan destek almadığı için bütçesini kitlesel fonlama kampanyasıyla karşılamaya çalışan Documentarist, 13-18 Haziran tarihlerinde 8. kez seyirciyle buluşacak. Festivalin programında, geçtiğimiz yılın dişe dokunur belgeselleri ve çeşitli klasiklerin yanı sıra sansüre takılan filmler de yer alıyor.

Documentarist İstanbul Belgesel Günleri’nde bu yıl Sansüre Takılan Filmler başlıklı bir seçki gösteriliyor. Seçkideki filmlerden en günceli, Nisan ayında İstanbul Film Festivali’ndeki gösterimi Kültür Bakanlığı’nın müdahalesiyle son anda iptal edilen ve ardından geniş kapsamlı bir sansür tartışması başlatan Bakur (Kuzey, 2015). PKK’nin Türkiye topraklarındaki kamplarında yaşanan hayatı anlatan Bakur’u Ertuğrul Mavioğlu ile birlikte yöneten Çayan Demirel’in uzun süre sansüre karşı hukuk mücadelesi vermiş diğer bir belgeseli Dersim 38 (2006), Gezi Direnişi’ni konu edinen ve 51. Altın Portakal Film Festivali’nde sansüre uğrayan Reyan Tuvi imzalı Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek… (2014) ve Aydın Orak’ın yönettiği Bir Başkaldırı Destanı: Berivan’ın (Destaneke Serhildanê: Bêrîvan, 2011) yanı sıra, The Night It Rained (1967) ve Köpeklerden Nefret Ederim (I Hate Dogs, 2005) belgeselleri de bu bölümde izlenebilir. Festivalde Ermeni Soykırımı’nın yüzüncü yılı dolayısıyla soykırıma dair tanıklıkları ve toplumsal belleği konu edinen filmlerin yer aldığı Yüzyıllık Sessizlik adlı bir seçki de yer alıyor.

Documentarist’in bu sene dikkat çeken bölümlerinden bir diğeri, Müzik ve Dans Belgeselleri. Bu bölümde dünya prömiyerini Documentarist’te yapacak olan One Million Steps adlı kısa belgesel öne çıkıyor. One Million Steps, Marije Nie adında bir dansçının Gezi Direnişi sırasında gerçekleştirdiği performanslara yer veren; dansı, müziği ve Gezi ruhunu birleştiren bir film. Dünya prömiyeri yapacak bir diğer film ise İstanbul’da mülteci olarak yaşayan Kongolu reggae müzisyeni Enzo Ikah’ın hikâyesini anlatan Mülteci, İşte Buradayım (Refugee, Here I Am, 2014). Enzo Ikah, aynı zamanda filmin yönetmenliğini İsviçre’de yaşayan Türkiyeli yönetmen Eda Elif Tibet ile paylaşıyor.

Festivalin bu seneki onur konuğu İsveçli belgeselci Stefan Jarl. Festival boyunca yönetmenin The Soul Is Greater Than The World (1985), Tehdit (Threat, 1987), Zamanın Adı Yok (Time Has No Name, 1989), Javna, Geyik Çobanı, Yıl 2000 (Javna, Reindeer Herdsman in Year 2000, 1991) Teröristler (Terrorists: The Kids They Sentenced, 2003), Auschwitz’li Kız (The Girl From Auschwitz, 2005) ve Teslimiyet (Submission, 2010) filmleri gösterilecek.

Mercek Altında: Avusturya başlıklı bölümde usta yönetmen Nikolaus Geyrhalter’in prömiyerini Berlinale’de yapan son filmi Yıllar Geçtikçe (Über die Jahre) dahil üç filmin bulunduğu bir son dönem Avusturya belgeselleri seçkisi yer alıyor. Finlandiyalı usta Peter von Bagh anısına ise yönetmenin otobiyografik öğeler taşıyan belgeseli Yadigar (Remembrance, 2013) gösterilecek. Documentarist’in ‘kuzey’ filmleri, festivale konuk olacak Danimarka Ulusal Sinema Okulu’nun belgesel bölümünden seçilmiş üç filmle tamamlanıyor.

Festivalin Türkiye Panoraması, Bakur’a destek olmak için İstanbul Film Festivali’ndeki yarışmadan çekilen Yollara Düştük, Komşu Komşu! Huu!, Gavur Mahallesi, Haziran Yangını ve Koloni’nin yanı sıra yılın pek çok yerli belgeselini bir araya getiriyor. Festivalin bunun dışındaki bölümleriyse Balkanlar’ın en önemli belgesel festivallerinden Dokufest ile ortaklaşa hazırlanan Balkan Belgeselleri; Gezi Direnişi, Aşkale Direnişi, Soma faciası tanıklıklarına yer veren filmlerin yer aldığı Tanıklıklar ve kadın filmlerinden oluşan Kadının Adı Yok.

Documentarist’in kapanış filmi, belgesel sinemanın en büyük klasiklerinden Kuzeyli Nanook’un (Nanook of the North, 1922) yönetmeni Robert J. Flaherty’nin sesli olarak restore edilen filmi Moana. Flaherty’nin ailesiyle beraber Savai’i Adası’nı ziyareti sırasında filme çektiği Samoa halkını konu edinen 1926 yapımı film, aynı zamanda ‘belgesel’ kelimesinin sinemasal anlamda ilk defa kullanıldığı film olarak da biliniyor. Yönetmenin kızı Monica, belgeselci Richard Leacock ile beraber 1975 yılında Savai’i adasına geri dönerek 1980’de çıkacak sesli versiyon için kayıt yapmıştı.

Festivalde her sene olduğu gibi film gösterimlerinin yanı sıra pek çok etkinlik, söyleşi ve panel de gerçekleşecek. Öne çıkan etkinliklerden biri, famu’da eğitmenlik yapan Tomaş Doruşka ve A. Nazlı Kaya eşliğinde üç gün boyunca sürecek Canlandırma Belgesel Atölyesi. Katılımcılar atölye boyunca hem ‘belgesel/gerçekçi’, ‘canlandırma/imgesel’ görüntülerin kullanımı konusunda çalışacak ve stop motion gibi klasik canlandırma teknikleri hakkında bilgi alacak, hem de kendi kısa film fikirlerini tartışabilecekler.

Geçen sene ilk defa bir fipresci jürisine ev sahipliği yapan festivalde bu yıl da yine fipresci Eleştirmenler Ödülü ve yönetmenlerin bir veya ikinci filmlerine verilen Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü de sahiplerini bulacak.

Bu yıl Documentarist diğer yıllardan farklı olarak özel sponsorlardan ve Kültür Bakanlığı’ndan destek sağlayamadığı için bütçesini Indiegogo üzerinden düzenlenen bir kitlesel fonlama kampanyasıyla karşılamaya çalışıyor. Kampanya Haziran ayının ilk haftası boyunca da devam edecek. Bu sene Kadıköy yakasına da taşınan festivalin gösterim ve etkinlik mekânları SALT Beyoğlu, Aynalıgeçit Etkinlik Mekânı, Fransız Kültür Merkezi, Şişli Kent Kültür Merkezi ve TAK Tasarım Atölyesi Kadıköy.

Ayrıntılı bilgi için: www.documentarist.org

 

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.