29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali
2-7 Haziran / Kült Kavaklıdere, Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi
Türkiye’nin ilk kadın filmleri festivali olma niteliği taşıyan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 2-7 Haziran tarihlerinde 29. kez kapılarını açıyor. Bu yıl ‘Çiçek mi dediniz?’ temasıyla yola çıkan Uçan Süpürge’de 23 ülkeden 47 film seyirciyle buluşuyor. Bellek ve direniş mefhumlarının öne çıktığı festivalde gösterimlere Kült Kavaklıdere sinemaları ve Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi ev sahipliği yapıyor.
Türkiye ve dünya sinemasında son dönemde öne çıkan, ödüllü filmlerden örnekleri seyirciye sunan festival birçok ilk gösterime de ev sahipliği yapıyor. Dokuz ana bölümde gerçekleştirilen festivalin geleneksel bölümlerinden ‘Her Biri Ayrı Renk’te yer alan filmler ise FIPRESCI ödülüyle ödüllendiriliyor. Bu yılın jürisinde Türkiye’den Ece Vitrinel, Fransa’dan Nadia Meflah ve Mısır’dan Omnia Adel yer alırken, ödüle layık bulunan film 7 Haziran akşamı Kült Kavaklıdere’de düzenlenecek kapanış töreninin ardından seyirciyle buluşacak. Yarışmada yer alan filmler ise şu şekilde:
- Cinema Jazireh (Yön. Gözde Kural)
- Kuru Taşın Başı (Yön. Yeşim Ustaoğlu, Selen Heinz)
- Balık Kadınların Ormanı / Mundurukuyü – A Floresta das Mulheres-Peixe (Yön. Aldira Akay, Beka Munduruku, Rilcélia Akay)
- Yo, Aşk Asi Bir Kuştur / Yo, Love is a Rebellious Bird (Yön. Anna Fitch, Banker White)
- Cennetin Yakınında / Im Umkreis des Paradieses (Yön. Yulia Lokshina)
- Malaga Sokağı / Calle Malaga (Yön. Maryam Touzani)
- Hayalet Okul / Ghost School (Yön. Seemab Gul)
- Gökteki Kızlar / Les filles du ciel (Yön. Bérangère McNeese)
Ayrıca, çağdaş Macaristan sinemasının en önemli isimlerinden Ildikó Enyedi’nin Venedik Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü kazanan filmi Sessiz Dost (Stille Freundin, 2025) festival kapsamında Ankara prömiyerini gerçekleştirecek. İnsan merkezli sinema anlatısını tersyüz eden film, Almanya’da bir botanik bahçesinde yalnız yaşayan ginkgo biloba ağacının farklı yıllarda üç ayrı insanla kurduğu iletişim odağında çok katmanlı bir hikâye anlatıyor.

Biçim yahut içerik bakımından kalıpları altüst eden filmleri içeren ‘Oyunbozanlar’ farklı coğrafyalardan beş filmi bir araya getirirken, festivalin bir başka geleneksel bölümü ‘Pembesiz Mavisiz’ LGBTİ+ temalı filmlerden bir seçki sunuyor. Türkiye’den kadın sinemacıların üretimlerini ‘Yakın Plan’da seyirciye sunan festivalin bu yılki yeniliklerinden ‘Odak: Kanada’ seçkisi ise Kanada Büyükelçiliği desteğiyle gösterilecek beş kısa filmden oluşuyor.
Lúcia Murat ve Judit Elek toplu gösterimleri
Uçan Süpürge, Brezilya sinemasının önemli yönetmenlerinden Lúcia Murat’ı konuk ediyor. Brezilya Büyükelçiliği desteğiyle gerçekleştirilecek özel program kapsamında festivalin Bilge Olgaç Başarı Ödülü’nün sunulacağı Murat, ayrıca filmlerinin yer aldığı toplu gösterime bizzat katılarak sunum yapacak. Murat’ın filmlerinin yaratım sürecini ve deneyimlerini aktaracağı ustalık sınıfı ise 3 Haziran’da Kült Kavaklıdere’de gerçekleştirilecek.
Diktatörlüğün en sert yıllarında Brezilya’da gerilla hareketi içerisinde yer alan ve hapis yattığı yıllarda işkence gören, sonrasında politik mücadelesine farklı mecralarda devam eden Murat, kişisel hafıza ile kolektif travmalar arasında kurduğu anlatılarla şekillenen kırk yıllık sinema kariyerinde yirmi uzun metrajlı filme imza attı. Festival Murat’ın farklı dönemlerden seçilen üç filmini bir araya getiriyor.

Toronto Film Festivali’nde prömiyerini yapan Yaşadığını Görmek Ne Güzel (Que bom te ver viva, 1989) filminde Murat, kendisi gibi işkenceye maruz kalmış kadınların tanıklıklarını üzerinden unutturma pratiğine karşı duran bir anlatı kuruyor. Moskova Uluslararası Film Festivali’nde FIPRESCI ödülü kazanan Bana Anlatılan Anılar (A Memória Que Me Contam, 2012) dikta rejimi altındaki bir grup arkadaşın ve çocuklarının bugünle ve geçmişle yüzleşmeleri etrafında gelişiyor. Berlin Film Festivali’nin Generation 14+ bölümünde Gençlik Jürisi ödülü kazanan Oyun Vakti (Hora do Recreio, 2025) ise gençlerin deneyimlerinden yola çıkarak eğitim sistemi içindeki eşitsizlikleri ve gündelik sıkışmışlıkları görünür kılıyor.
Festivalde Macar sinemasının ustalarından, geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Judit Elek de anılacak. Macaristan Ulusal Film Enstitüsü işbirliğinde hazırlanan özel programda Elek’in Karadaki Ada (Sziget a szárazföldön, 1969), Belki Yarın (Majd holnap, 1980) ve Maria’nın Günü (Mária-nap, 1984) olmak üzere restore edilmiş üç filmi, enstitünün arşiv ve araştırma bölümü yöneticisi Janka Barkóczi’nin sunumu eşliğinde gösterilecek.

Festival kapsamında her sene sinemada kadının emeğinin önemine dikkat çekmek ve yeni kuşak kadın sinemacıları cesaretlendirmek adına ödüller veriliyor. Bu yılki Onur Ödülü oyuncu Emel Göksu’ya, Bilge Olgaç Başarı Ödülleri yönetmen Lúcia Murat, yapımcı Dilde Mahalli ve oyuncu Melisa Sözen’e, Genç Cadı Ödülü ise oyuncu Deniz Ece Bağcı’ya verilecek. Ödüller festivalin 2 Haziran’daki açılış töreninde sahiplerine sunulacak.
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’ne dair detaylı bilgiye ve gösterim takvimine festivalin internet sitesi üzerinden ulaşmak mümkün.







