Şu An Okunan
Altyazı’dan: Sayı 187

Altyazı’dan: Sayı 187

Eğer bu yazıyı elinizde tutuğunuz matbu dergiden okuyorsanız
 bu sayıyı çıkarmayı başarmışız demektir. Yok eğer bilgisayar ekranından okuyorsanız, o zaman bundan sonrası için, en hafif tabiriyle, belirsizliklerle dolu bir döneme girdiğimiz söylenebilir. Aylık matbu dergiciliğin cilvelerinden biri de bu. Bizim dergiyi “bağlamamız” ile derginin okuyucuya ulaşması arasında geçen süre, kimi belirsizlikleri, gündelik hayattaki kimi değişiklikleri de kapsıyor. Bu seferki belirsizlik biraz büyük, döviz kuru gibi.

Altyazı’nın ilk sayısı Eylül 2001’de, bir ekonomik krizin göbeğinde çıkmıştı. Derginin on yedinci yılını devirdiği 2018 Eylül’ünde yine bir ekonomik krizin eşiğindeyiz. Pek çok ekonomiste göre henüz başlarında olduğumuz fakat şimdiden hayatımızın her alanında hissettiğimiz bu ekonomik kriz ülke tarihinin de en derinlerinden biri olacak gibi duruyor. Krizin, kendisini en hızlı görünür kıldığı sektörlerden biri ise malum, yayıncılık oldu. Bir süredir farklı mecralar yayıncılık krizine dair haberler yaptılar, söyleşiler yayımladılar. Dergi ekibi olarak severek takip ettiğimiz Şerhh gibi kimi bağımsız dergilerin kapanmasından tutun, büyük medya patronlarının sahip olduğu gazetelerin sayfa sayılarını azaltmak zorunda kalmalarına kadar, kâğıt krizinden etkilenmeyen kalmadı. Leman Dergisi cep boy yayımladığı sayısıyla krizi görünür kılmanın yaratıcı bir yöntemini geliştirirken, yayınevleri art arda zam yapmak zorunda kaldıklarını ya da daha az sayıda kitap basabileceklerini ilan ettiler, etmeye devam ediyorlar.

Döviz kriziyle beraber yaşanan bu sürecin keskinliğinin esas müsebbibinin, SEKA’nın özelleştirilerek kapatılması olduğu da çokça yazıldı çizildi. Cumhuriyet Gazetesi’nde, Selüloz İş Sendikası Hukuk Müşaviri Avukat Murat Özveri 17 Eylül tarihli yazısında şöyle yazıyordu: “Yerli kâğıt üreticisi SEKA, zarar ettiği gerekçesiyle 2003 yılında 52 milyon dolarlık piyasa değerinin bir hayli altına, 1,1 milyon dolara bugünlerde Yeni Şafak gazetesinin sahibi olan Albayrak Grubu’na satılmış ve tesis kapatılmıştı.” Daha fazlasını söylemeye bilmem gerek var mı?

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, 11 Eylül’de Gazetecilikte ve Yayıncılıkta Kâğıt Sorunu Zirvesi düzenledi ve kâğıt kriziyle baş etmek için konuşulan önerileri toparlayarak bir rapor hâlinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sundu. Varlığı dahi kabul edilmeyen bir ekonomik kriz için çare aranacak mı, o da henüz belli değil. Fakat gelinen noktada açıkça belli olan bir şey var; o da özellikle bağımsız matbu yayınları çok zor günlerin beklediği. Bu ekonomik 
krizin siyasi bir sansürün mekanizması olarak işleyeceği de su götürmez gerçekler arasında. Hepimiz için, her sayıyı son sayıymış gibi çıkarmaktan başka çare yok gibi görünüyor.

Kültür Bakanlığı’ndan destek alamadıkları için kitle fonlamalarına başvuran sinemacıları, gösterim tekeli yüzünden seyircilerinden destekle ayakta kalmaya çalışan müstakil sinema salonlarını, Avrupa Birliği fonlarından başka çaresi kalmamış bağımsız film festivallerini art arda sıralayınca, sinema sektöründeki durumun vahameti ortaya çıkıveriyor zaten. Dayanışma ekonomileri üretme konusunda birbirimize destek olmak hepimizin boynunun borcu; diğer yandan örgütsüz bir çabanın, herkesin iyi niyetle “elini cebine atması”nın gerçek çare olmadığı da aşikâr.

2016’da Antalya Film Festivali’nin
 Ulusal Yarışma’yı kaldırmasının ardından geçtiğimiz yıl bir araya gelen sinemacıların İstanbul’da düzenlediği ‘Ulusal Yarışma’ bu
 yıl da “umutla, aşkla, cesaretle, dayanışmayla, neşeyle” 30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştiriliyor. Birbirimize mecbur olduğumuzun bilincinde olanlar, bu kısa süre içinde bir araya gelecek, film gösterimlerinin yanı sıra forumlarda, panellerde sektörün ortak sorunlarını tartışacak. Bir arada durmanın giderek zorlaştığı, sürekli “azaldığımızı” hissettiğimiz bu günlerde, böyle müşterek alanlar yaratmak, elbette her şeyden kıymetli. Senem Aytaç

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.