Şu An Okunan
!f İstanbul 2015

!f İstanbul 2015

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, yılın en dikkat çeken filmlerinden kimilerinin yer aldığı zengin bir programla İstanbul, Ankara ve İzmir’de sinemaseverlerle buluşuyor. 12-22 Şubat’ta İstanbul’da gerçekleşecek festival, ardından 26 Şubat-1 Mart tarihleri arasında Ankara ve İzmir’e de uğrayacak ve !f2 projesi sayesinde otuzdan fazla ildeki festival mekânlarından canlı olarak takip edilebilecek.

On bir bölümden oluşan festival programında öne çıkan galalar arasında dokuz dalda Oscar’a aday olan Alejandro González Iñárritu imzalı Birdman, Tim Burton’ın son filmi Büyük Gözler (Big Eyes), ümit vaat eden genç yönetmen Matías Piñeiro’dan Fransa Prensesi (La Princesa de Francia), usta yönetmen Pedro Costa’nın Fontainhas Üçlemesi’nin son filmi At Parası (Cavalo Dinheiro) ve İran’ın ilk vampir filmi olarak lanse edilen Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız (A Girl Walks Home Alone at Night) yer alıyor. Bu yıl programda iki vampir filmi daha göze çarpıyor: Yunanistanlı yönetmen Yannis Veslemes imzalı Norveç (Norviyia) ve bir vampir komedisi olan Aylak Vampirler (What We Do in the Shadows) türe getirdikleri farklı yaklaşımlarla merak uyandırıyor.

İlham verici ve cesur genç yönetmenlerin peşine düşen Keş!f yarışmasının en merak uyandıran yapımlarından biri Sundance’te En İyi Yönetmen, Berlinale’nin Generation 14+ bölümünde de En İyi Film ödülünü alan 52 Salı (52 Tuesdays). Yönetmen Sophie Hyde, on altı yaşındaki Billie ile trans olduğunu açıklayan annesi arasında salı günleri gerçekleşen 52 buluşmaya yöneltiyor kamerasını. Yarışmanın bir diğer ilgi çeken filmi, Bahman Ghobadi’nin küçük kardeşi Batin Ghobadi’nin ilk uzun metrajı Mardan. Irak Kürdistan’ında çekilen bu atmosferik polisiye, Toronto Film Festivali’nde özellikle görüntü yönetimiyle büyük övgü kazanmıştı. Estonyalı genç yönetmen Martti Helde’nin zorunlu göçü konu edinen şiirsel filmi Rüzgârların Arasında (Risttuules) da yarışmanın güçlü yapımlarından. 1941 yılında Sovyetler Birliği sınırları içindeki topraklarından koparılarak Sibirya’ya sürülen Baltıklı binlerce kişi arasından Estonyalı bir kadını odağına alan film, gerçek tanıklıklardan damıttığı öyküsüyle aynı zamanda bir sözlü tarih çalışması. Keş!f yarışmasında Türkiye’den de Toz Ruhu var. Nesimi Yetik’in ilk uzun metrajı, Adana Altın Koza ve Malatya Altın Kayısı festivallerinde En İyi Film seçilmişti.

Festivalin bir diğer yarışmalı bölümü Aşk ve Başka Bi’ Dünya ise sinemanın dönüştürücü gücünü ortaya koyan sinemacıları buluşturma amacı taşıyor. Bu bölümde, festivalin en merakla beklenen yapımlarından biri olan Gümüş Suyu: Bir Suriye Otoportresi (Ma’a al-Fidda) öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’ndeki gösteriminin ardından üzerine çokça konuşulan ve âdeta efsaneleşen bu belgeselin yönetmenleri Ossama Mohammed ve Wiam Simav Bedirxan, festival kapsamında bir panel için İstanbul’da olacak. Başka bir dünyaya olan inancın peşinden Ukrayna’da gerçekleşen devrimin anatomisini sunan Sergei Loznitsa imzalı Meydan’ın (MaÏdan) yanı sıra Sundance’te belgesel dalında Özel Jüri Ödülü’ne layık görülen Gececiler (The Overnighters) de kaçırılmaması gereken yapımlardan. Kuzey Dakota’lı bir rahiple kiliseye sığınan göçmenler arasındaki ilişkiye odaklanan film, sadece rahip Reinke’nin değil ekonomik kriz gölgesinde 1930’lardan farksız emareler gösteren günümüz abd’sinin de kuvvetli bir portresini sunuyor. İstanbul’a bir değişim programıyla gelen Marianna Francese ile Jaad Guillet’nin yönettiği Tarlabaşı ve Ben (Tarlabaşı and Me) de kentsel dönüşüm perspektifiyle merak uyandıran yapımlar arasında.

Bu yıl belgesellere geniş yer ayıran festival programında, ‘portre’ olarak tanımlayabileceğimiz bir dizi yapım dikkat çekiyor. Örneğin beat yazarı William Burroughs’un yaşamını mercek altına alan Burroughs (Burroughs: The Movie), çağımızın önde gelen yazar ve düşünürlerinden Susan Sontag’a yakınlaşan Susan Sontag Hakkında (Regarding Susan Sontag), geçtiğimiz yıl yitirdiğimiz sinema yazarı Roger Ebert’ın yaşamına ışık tutan Hayatın Kendisi (Life Itself) ve Şahane Alice Cooper (Super Duper Alice Cooper) festivalin öne çıkan portreleri.

Savaşlarla geçen yılların görsel mirası günbegün sinemalarımıza ulaşıyorken, !f İstanbul’un bu yılki programında da Suriye belgeselleri ve gösterimlere eşlik eden etkinlikler azımsanmayacak bir hacme sahip. Gümüş Suyu: Bir Suriye Otoportresi’nin yanı sıra Bizim Dehşet Dolu Ülkemiz (Baladna Alraheeb) ve fid Marseille İlk Film Ödüllü Ruh İşgali (Maskoon) savaşın hafızasını tutan yapımlar olarak dikkat çekiyor. Bu yılki !f Kült bölümü ise Ermeni sinemasına saygı duruşunda bulunuyor ve Sergey Parajanov imzalı Narın Rengi (Sayat Nova, Nran Guyne, 1968) filmi restore edilmiş kopyasıyla sinemaseverlerle buluşuyor.

Festivalin bu yıl birbirinden heyecan verici konukları ve etkinlikleri var. İzleyiciler, hem Evan Johnson ile birlikte yönettiği son filmi Yasaklı Oda’yla (The Forbidden Room) hem de Salt Beyoğlu’nda yer alacak ‘Hayaletler I’ adlı yerleştirmesiyle festival programında yerini alan Guy Maddin’in yanı sıra, Sergey Loznitsa ve Pedro Costa gibi günümüz sinemasının önemli yönetmenleriyle sohbet etme fırsatı bulacaklar.

Ayrıntılı bilgi için: www.ifistanbul.com

Altyazı’nın festival programından önerileri için tıklayınız

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.