Şu An Okunan
jamais vu

jamais vu

Siyah beyaz bir kara film atmosferinde geçen bir çiftgezer öyküsü.

Dilek Aydın

2016’da İstanbul Uluslararası Film Festivali’nin Ulusal Kısa Film Yarışması’nda FIPRESCI Ödülü’ne layık görülen Levent Türkan imzalı jamais vu, kara film sularında gezinen bir kısa. Filmde yalnız bir karakter olarak gördüğümüz bir adamın kendi kendisiyle karşılaşmasına şahit oluyoruz. Başlangıçta sakallı olarak gördüğümüz kahramanımızı ilk kez sakalsız olarak gördüğümüzde başka bir zamana geçtik sanıyoruz önce. Fakat yapbozun parçaları yerine oturmaya başlıyor sonra. Mesela, tipi sahnesinin hem atmosfere hem de hikâyeye katkıda bulunacak şekilde tasarlandığını anlıyoruz. Kahramanımızın (ya da kahramanlarımızdan birinin) kar küresine bakması, diğerinin ise dışarda kar fırtınasında olması bu çağrışımsal anlamları perçinliyor. Sakalsız adamı düşleyen, sakallı olanıysa eyleyen, aksiyona geçen, hayatta kendine yer bulan biri olarak anlamlandırmak mümkün. jamais vu’yu kurmaca üzerine bir kurmaca olarak ele alırsak, adamlardan birini yaratıcı/hayalci/tasarlayıcı, diğerini ise aktör/karakter olarak düşünebiliriz. Levent Türkan, farklı bireyler olarak konumlandırdığı bu iki karakterin bir şekilde karşılaşmalarına izin vererek olası senaryoları çeşitlendiriyor. Birbirlerini gördükleri sahnede, ikisi de durumun farkında mı, yoksa sadece biri mi farkında, gibi sorular açığa çıkıyor. Tam da çiftgezer filmlerinin ruhuna uygun olarak, sorulara net cevaplar vermeden sona eriyor film.

İstanbul kışının eşlik ettiği görüntülerde, sinematografi gerçekten çok başarılı. Kameranın elde kullanımı, hafif hareketli bir kadrajla, karakterin iç çatışmasını ve şaşkınlığını güçlendiriyor. Siyah-beyaz, yüksek kontrastlı görüntülerdeki beyazın/ışığın ve siyahın/karanlığın aşırılığı, filmdeki ikili izleği güçlendiriyor. Öyle ki, sondaki fenerli sahne, tüm filmi çerçeveleyen bir ışık/karanlık oyuna dönüşerek bir nokta koyuyor filme. Levent Türkan incelediği duygu durumuyla eşleşen bir atmosfer yaratıp, bu atmosferi hiç ses çıkarmadan kompozisyona şahane bir şekilde hizmet eden oyunculuklarla birleştirerek, bir sahne kurucu olarak yeteneğini gösteriyor. jamais vu, Denis Villeneuve’ün Düşman’ını (Enemy, 2013) ya da Christopher Nolan’ın ilk dönem filmlerinden Takip’i (Following, 1998) ve Akıl Defteri’ni (Memento, 2000) akla getiren bir kısa film.

Levent Türkan kimdir?
1975 yılında Almanya’nın Nürnberg kentinde doğdu. 2001’de Dokuz Eylül Üniversitesi Sinema-TV Bölümü’nden mezun oldu. Asistanlık yıllarının ardından 2012’de başladığı dizi yönetmenliğini hâlen sürdürmektedir.

© 2013 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.