Kino 2026 Programı Sinematek’te
Güncel Almanya sinemasının dikkat çeken ödüllü örneklerini Türkiye’de seyirciyle buluşturan Kino 2026 programı, 12-17 Mayıs tarihleri arasında Sinematek/Sinema Evi’ne konuk oluyor.
Goethe-Institut‘un German Films işbirliği ve Ernst Reuter İnisiyatifi (ERI) katkılarıyla düzenlediği Kino 2026: Alman Filmleri Türkiye’de programı güncel Almanya sinemasının en yeni ve dikkat çeken filmlerini Türkiyeli sinemaseverlerle buluşturuyor. Hazırlanan program yıl içerisinde Türkiye’nin farklı şehirlerindeki etkinliklerle işbirliği hâlinde gösterilirken, seyirciye Almanya sinemasının güncel eserlerini bir arada takip etme imkânı sunuluyor. İstanbul’daki yolculuğuna 45. İstanbul Film Festivali kapsamındaki gösterimlerle başlayan Kino 2026, sekiz filmlik seçkisiyle 12-17 Mayıs tarihleri arasında Sinematek/Sinema Evi’ne konuk olacak. Programın açılış filmi ise Eva Trobisch imzalı Çok Özel Bir Şey (Etwas ganz Besonderes, 2026). Berlinale’de Altın Ayı ödülü için yarışan filmde Doğu Almanya taşrasında yaşayan kalabalık bir ailenin ilişkileri ve çatışmaları üzerinden ülkenin toplumsal yapısına bakılıyor. Yönetmen Trobisch ile filmin oyuncularından Max Riemelt, gösterime bizzat katılarak seyircilerin sorularını yanıtlayacak.
Kino 2026 bu yıl başka konukları da ağırlıyor. Leif Randt’ın aynı adlı çok satan romanından uyarlana ve ilk gösterimi Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümünde gerçekleşen Ne Seninle Ne de Sensiz (Allegro Pastell, 2026) filminin gösterimi sonrası yönetmeni Anna Roller seyirciyle bir araya gelecek. Sundance Film Festivali’nin Dünya Sineması Yarışması’nda Büyük Ödül’e layık bulunan Ailem İçin (Shame and Money, 2026) filminin gösterimi sonrası yönetmeni Visar Morina’nın katılımıyla çevrimiçi bir söyleşi düzenlenecek. Programın son gününde ise Bazen Hep Birlikte Dans Ettiklerini Hayal Ediyorum (Was an Empfindsamkeit bleibt, 2026) gösterimi sonrası filmin yönetmeni Daniela Magnani Hüller seyircilerin sorularını yanıtlayacak. Berlinale’de belgesel sinema dalında verilen ödülde mansiyon kazanan film adalet mekanizmasının işleyişini, şiddet mağdurlarını koruma ve destekleme konusundaki eksiklerini, ayrıca bu yapının dönüşüp dönüşemeyeceğini tartışmaya açan otobiyografik bir inceleme.

Berlinale’de Altın Ayı ödülü için yarışan Angela Schanelec imzalı Karım Ağlıyor’un (Meine Frau weint, 2026) Türkiye prömiyerinin gerçekleşeceği Kino 2026 programında kaçırılmaması gerek bir diğer film ise Yulia Lokshina’nın yönettiği Cennetin Yakınında (Im Umkreis des Paradieses, 2026). Berlinale’nin Panorama bölümünde gösterilen film, bir grup Avrupalının Paraguay’da kurmaya çalıştığı komün üzerinden günümüz sömürgecilik ilişkilerini ve yerel halk üzerindeki etkilerini ele alıyor.
Ağırlıklı olarak yakın dönem Alman yapımlarını seyirciyle buluşturan Kino programı, bu sene bir istisna yaparak geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz Alman sinemasının iki öncü yönetmenini, Rosa von Praunheim ve Alexander Kluge’yi klasikleşmiş yapıtlarıyla anıyor. Programda Yeni Alman Sineması’nın kurucu figürlerinden ve Oberhausen Manifestosu’nun imzacılarından Alexander Kluge‘nin 1979 tarihli başyapıtı Vatansever (Die Patriotin) gösterilecek. Almanya’da 68 sonrası eşcinsel hareket üzerinde etki bırakan kuir aktivist ve yönetmen Rosa von Praunheim’in ise 1980’li yılların başında Batı Berlin’deki altkültürü belgeleyen Kayıp Ruhlar Şehri: Berlin (Stadt der verlorenen Seelen, 1983) filmi seyirciyle buluşacak.

Kino 2026 program biletleri mobilet üzerinden satışa sunuldu. Programla ilgili detaylı bilgiye Goethe-Institut‘un ve Sinematek/Sinema Evi‘nin internet siteleri üzerinden ulaşmak mümkün.







