Şu An Okunan
Cannes 2016: Altın Palmiye Tahminleri

Cannes 2016: Altın Palmiye Tahminleri

69. Cannes Film Festivali’ni takip eden sinema yazarlarından, 22 Mayıs Pazar akşamı düzenlenecek ödül töreni öncesi Altın Palmiye tahminlerini ve kişisel favorilerini aldık.

toni_erdmann
Toni Erdmann

Nil Kural
Yarışmada üzerinde konsensüs sağlanan film Maren Ade’nin yönettiği Toni Erdmann’dı. Dolayısıyla jüri dinamikleri de bir baba kız hikâyesini mizah ve dram arasında müthiş geçişlerle veren ve Cannes takipçilerinin hemen hemen hepsinin takdirini kazanan Toni Erdmann’da uzlaşma yönünde işleyebilir. Kişisel olarak yarışmada kusursuz bulduğum film, büyüleyici bir yönetmenlik gösterisi olan Cristi Puiu imzalı Sieranevada’ydı. Bir ailenin yas evinde geçen film, aile işleyişinden yola çıksa da din, gelenek üzerinden Romanya toplumuna açılabilecek okumalarla da benim için Cannes’ın en akılda kalıcı yapıtı oldu.

elle-isabelle-huppert
Elle

Eren Odabaşı
Bu yılki Cannes yarışması oldukça iyi yorumlar alan pek çok film içeriyor, bu nedenle bariz bir favoriden söz etmek zor. Fakat Maren Ade’nin zekice, keyifli, son derece özgün baba-kız hikayesi Toni Erdmann Altın Palmiye’ye oldukça yakın görünüyor. Jürinin başkanlığını George Miller üstlendiğinden son gün gösterilen Elle’in de şansı yüksek, zira Paul Verhoeven’in etik dengeleri sürekli tersine çeviren oyunbaz ve eğlenceli filmi Miller’a hitap edebilir. Kendi adıma ise yarışmadaki favori filmimin Cristian Mungiu’nun ustalıkla kurulmuş ve katman katman açılan draması Bacalaureat olduğunu söyleyebilirim. Hem toplumsal hem de bireysel düzeyde karmaşık sorular soran, her karakterini derinlemesine işleyen Mungiu son dönem dünya sinemasının en güçlü isimlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Filmin en büyük ödül şansının erkek oyuncu dalında olduğunu ön görmek mümkün ama bu sene Salesman, Paterson, Sieranevada, Loving gibi pek çok filmde birbirinden güçlü erkek oyuncu performansları olduğunu da belirtmek gerek.

Paterson
Paterson

Alkan Avcıoğlu
Ödüllerde her türlü sürprizin yaşanabileceği, bariz bir favorinin olmadığı ve hayal kırıklıklarının bol olduğu bir yarışma var bu sene. Yarışmanın en özgün ve benzersiz filmlerinden biri olan Toni Erdmann Altın Palmiye’ye bir adım yakın görünüyor. Ken Loach’un filmi I, Daniel Blake duyguları harekete geçiren önemli bir film ve Altın Palmiye şansı var. Bana kalırsa yarışmanın en iyi filmi Jarmusch’un Paterson‘uydu. Bu küçük ve mütevazı filmin adı ödül konuşmalarında çok sık geçmiyor ama öte yandan usta yönetmen, kariyerinin en iyi eleştirilerini aldığı bir filme imza atmışken “şimdi değil de ne zaman” diye düşünebiliriz. Jürinin eğilimlerinin eleştirmenlere yaklaştığı bir durumda ise favorilerden ziyade AquariusSieranevada, American Honey, Elle filmlerinden birisi herkesi şaşırtabilir.

julieta
Julieta

Vecdi Sayar
Pek çok yıla oranla daha iyi bir seçki var karşımızda. Bu yüzden  Altın Palmiye’yi tahmin etmek kolay değil. Hele Paul Verhoeven’ı ve Asghar Farhadi’yi henüz izlememişken… Maren Ade’nin Toni Erdmann’ı, Jim Jarmusch’un Paterson’ı, Almodóvar’ın Julieta’sı, Kleber-Mendonça Filho’nun Aquarius’u ve Cristian Mungiu’nun Bacalaureat’sından birine gidebilir. Ken Loach’un I, Daniel Blake ve Dardenne Kardeşler’in La Fille Inconnue filmleri de benim sevdiklerim arasında, ama bu jürinin Altın Palmiye vermeyeceğini düşünüyorum.

sieranevada
Sieranevada

Esin Küçüktepepınar
Ben kişisel Altın Palmiye ödülümü Toni Erdmann’a veriyorum; hassas ve kalp burucu komiklikteki bu üç saatlik Alman komedisi globalizasyon çağının kasık ve kayıtsız bireyleri üzerinden iletişememe hâlimize gösterdiği şefkatli uyarılarıyla ilk günlerden bu yana favorim. Bu yıl filmler çoğunlukla sıradan hayatların peşindeydi ve favorilerim arasındaki Sieranevada’da olduğu gibi, içinde debelendiğimiz devasa sorunların gündelik hayattaki ‘olağanlığına’ dair alt perdeden, incelikli yorumlarıyla öne çıktılar. Çözülemeyen bir suçun peşinde ilerleyen öyküler arasında ikinci Romen filmi Bacalaureat da benzer yaklaşımla gündeliğin içine sinmiş ‘suça’ gönüllü ya da gönülsüz ortak olmanın tezahürlerini anlatıyor. Ama bizi sıkıştıran sistemin parçası olarak duyarsızlığımızı absürd çıkışlarla sarsan ve anlayışla kucaklayan Toni Erdmann büyük ödülü alırsa uzun süre sonra Altın Palmiye’yi bir kadın yönetmen kazanmış olacak.

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.