Şu An Okunan
Küçük Anne: Çocukluğun Ormanında

Küçük Anne: Çocukluğun Ormanında

Berlinale 2021, Petite Maman, Küçük Anne

Yeni filmi Küçük Anne’de Céline Sciamma, fantastik müdahalelere başvurmadan büyülü bir dünya yaratırken derinlikli bir yas ve büyüme öyküsü anlatmayı başarıyor.

Bir huzurevinin koridorlarında ilerleyen küçük ayak sesleri. Sekiz yaşındaki Nelly, birbiri ardına sıralanan odalardaki yaşlı hastalara veda ediyor teker teker. Oysa Nelly’nin acısı, dile getiremediği bir başka veda sebebiyle dindirilemeyecek kadar büyük. Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi’yle (Portrait de la Jeune Fille en Feu, 2019) büyük bir başarıya imza atan Céline Sciamma’nın çekimlerini pandemi döneminde tamamladığı ve Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışan yeni filmi Küçük Anne (Petite Maman, 2021), bir süredir peşimizi bırakmayan bir imgelemle karşılıyor bizi. Zamansız kayıpların ve edilemeyen vedaların ağırlığının sindiği bir atmosfer bu.

Ölüm kişi için biricik bir deneyim olsa da, Sciamma ölen kişinin yakınlarını bekleyen rutin işlemleri, boş kalan odaların ve yatakların hüznünü, izleyen herkesin kendisini öyle ya da böyle içinde bulduğu kaçınılmaz sıradanlık hissiyle taşıyor ekrana. Küçük Anne, kısacık süresine ve yalın anlatısına rağmen bireysel ve ortak duyguların kesiştiği bu tarifi güç deneyimleri kuşatacak kadar derinlikli bir film.

Petite Maman

Anneannesini kaybeden Nelly, küçücük yaşında tanıştığı yas duygusunu anlamlandırmaya çalışırken annesinin büyüdüğü evde buluyor kendini. Sciamma, ölümün sadece insan suretine değil mekânlara ve sahipsiz kalan nesnelere de ne denli işlediğini dokunaklı detaylarla ortaya koyuyor. Bu öksüz kalmış nesneler sayesinde Nelly ile annesi Marion’un geçmişi deneyimleme biçimi mekânsal bir boyut kazanıyor. Karakterlerin kıyafetlerinden evdeki mobilyalara, zamansız olarak nitelendirebileceğimiz bir çerçeveyi mesken tutan film apaçık fantastik müdahalelere başvurmadan büyülü bir dünya yaratıyor böylelikle. Kahverengi ve turuncuların hâkim olduğu canlı bir renk paletine sahip bu dünyayı esas mümkün kılanın çocuk bakışı olduğunu da unutmamak gerek.

Çekmecelerinden, dolaplarından anıların fışkırdığı bu evin çevresindeki ormanı keşfe çıkan Nelly, annesinin küçükken yaptığı gibi bir ağaç ev inşa etmenin hayallerini kurarken hiç beklemediği biriyle karşılaşıyor burada. Annesinin sekiz yaşındaki hâliyle ve sonrasında da anneannesiyle “tanışan” küçük kız, özellikle de Komşum Totoro’yu (Tonari no Totoro, 1988) akıllara getiren bu masalsı deneyimde zamanın olağan akışına meydan okuyor.

Zamanın Durduğu Bir Dünya

Küçük Anne, adından da anlaşılacağı üzere seyircisine hikâye anlatımı açısından büyük sürprizler hazırlamayan bir film. Bu anlamda Sciamma, diğer filmlerinden de aşina olduğumuz sade bir anlatı yapısını tercih ederek olay örgüsü içinde karakterlerini kaybetmemeye özen gösteriyor. Zamanın neredeyse durduğu ve ormanın içinde bir evde mühürlendiği bu dünyada, Nelly’nin kovboyların yürüyüşünü anımsatan sarsak adımları, sesindeki titremeler, bakışları; kısacası bir insanı o insan yapan nitelikleri aklına kazınıyor seyircinin. Filmin seyircinin dikkatini bu denli ufak detaylara yöneltmesi ise, Nelly’nin annesine ve anneannesine yönelik, belki de artık kaybettiği tüm o bakışlarını ve duruşlarını yeniden aklına kazıma isteğinde yankı buluyor.

Petite Maman

Nelly için yaşadıklarının gerçek ya da hayal olmasının pek bir önemi yok. Onun için apaçık ve değiştirilemez tek gerçek anneannesinin ölmüş olduğu ve bu deneyimin ona kederini dindirecek bir veda etme şansı sunması. Burada kurmaca anlatıların alternatif dünya tasvirleri sunmak için sıkça sorduğu “Peki ya böyle olsaydı?” sorusuyla karşı karşıyayız aslında. Senaryo matematiği açısından son derece basit gibi görünen bu sorunun geçmişteki sureti ise “keşke”den başkası değil. Küçük Anne, yaşanan kaybın ardından zihne yapışıp kalan keşkeleri usulca ortadan kaldırıyor. Ölüm gerçeğinin bu denli içinde olan bir anlatının iyileştirici gücü işte burada saklı. Nelly bu yolculukta sadece anneannesiyle değil annesiyle de arasındaki keşke duvarlarını yıkıyor. Annesinin üzüntüsüne bir türlü temas edemeyişinden ötürü yas duygusunun üzerine çöken bu ağırlığı yine annesi kaldırıyor. İki küçük kız çocuğu arasında havada asılı kalan “Üzüntümün sebebi sen değilsin” sözlerinin ardından Nelly şimdiki zamana ilk adımını atıyor.


Küçük Anne, 27 Ağustos’tan itibaren sinemalarda.

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.