Şu An Okunan
John Carpenter: En Büyük Başarım Hollywood’da Hayatta Kalmak

John Carpenter: En Büyük Başarım Hollywood’da Hayatta Kalmak

Variety’den Jenelle Riley, Cadılar Bayramı (Halloween, 1978), Şey (The Thing, 1982), Sis (The Fog, 1988) ve Yaşıyorlar (They Live, 1988) gibi filmleriyle tanınan, korku sinemasını derinden etkilemiş John Carpenter’la bir söyleşi gerçekleştirdi. Usta yönetmen son olarak bu sene Cannes Film Festivali’nde bir ‘Sinema Dersi’ (Masterclass) vermişti.

Üniversite eğitimini yarıda bırakarak çektiği ilk filmi Dark Star’la (1974) yönetmenliğe kâbus gibi bir başlangıç yapan Carpenter, bu film yüzünden eleştirmenler tarafından yerin dibine geçirilmişti. Oysa yıllar sonra, Dark Star bir kült statüsü kazanacaktı.

Cadılar Bayramı’yla yükselen kariyeri eleştirmenlerin nezdinde hep inişli çıkışlı oldu. Bugün neredeyse bir korku klasiği mertebesine erişmiş olan filmi Şey’in de ilk başta hayli kötü eleştiriler aldığını ve bunun sonucunda bir süre “işsiz” kaldığını anlatıyor Carpenter. Kimsenin ona yönetmen koltuğunu vermediği bir dönemde, bir Stephen King uyarlaması olan Christine (1983) ile yeniden Hollywood’a tutunuyor.

Özellikle Şey gibi pek çok filmi hakkında eleştirmenlerin görüşlerinin yıllar içinde nasıl değiştiğine değinen yönetmen, filmin etkisinin bugün Stranger Things gibi popüler yapımlarda hâlâ sürdüğünü söylüyor. Şey ,Antarktika’ya bilimsel keşif çalışması için giden bir ekibin belirsiz bir tehditle mücadelesini anlatıyordu.

Kuşkusuz yönetmenin en çok konuşulan filmlerinin başında Yaşıyorlar geliyor. 30 yıldır pek çok farklı teorik okumaya tabi tutulan Yaşıyorlar’ın ABD’nin gitgide daha çok muhafazakârlaştığı Reagan dönemine dair politik bir alegori olduğundan da bahsediyor Carpenter.

Yaşıyorlar‘da, uzaydan gelen bir ırkın insanları hükümranlığı altına alarak onları nasıl para harcamaya, tüketici olmaya zorladıklarını izliyorduk. Carpenter, filmin 80’lerdeki aç gözlü kültüre, Reagan dönemi ekonomi politikalarına ve ‘yuppi’lere karşı bir isyan çığlığı olduğunu söylüyor.

Carpenter şöyleşide, 50 yıllık kariyerinin ardından en büyük başarısının “Hollywood’da hayatta kalmak” olduğunu vurguluyor ve ekliyor: çocukluğunda yönetmen olma hayali kurup bunun başaramayan çok fazla yetenekli insan var, o yüzden ben kendimi şanslı addediyorum.

 

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.