Şu An Okunan
Medusa Deluxe: Makaslar Çekildi 

Medusa Deluxe: Makaslar Çekildi 

Geçtiğimiz yıl Locarno Film Festivali’nin seçkisinde yer alan Medusa Deluxe, bu hafta MUBI Türkiye’de gösterime girdi. Bir saç tasarımı yarışması öncesinde katılımcılardan birinin şüpheli ölümü sebebiyle ortaya çıkan gergin atmosfere odaklanan film, anlattığı hikâyenin yapısının, plan-sekans çekim tercihinde yankı bulmasıyla dikkat çekiyor. 

Tek mekânda geçen ve tamamı plan-sekans olarak çekilen filmler ta Hitchcock’un Ölüm Kararı’ndan (The Rope, 1948) bugüne kadar bir biçimsel egzersiz olarak seyircinin merakını cezbetmeye devam etmiştir. Analog kamerayla uygulandığı zaman gerçek bir teknik ustalığın varlığını kanıtlayan plans-sekans filmler, günümüzde dijital efektlerin kullanım kolaylığı sayesinde çekimlerden çok post-prodüksiyon süreciyle bağlantılıdır. Pazarlama taktikleri, seyirciyi her plan-sekans filmin iyi ve yetkin olduğuna dair basit bir denklemle düşünmeye yöneltse de tercih ettiği bu biçimle anlattığı hikâye arasında uyum yakalayan az sayıda filmin olduğunu söylemek yanlış olmaz. 

Geçtiğimiz yıl Locarno Film Festivali’nde prömiyer yapan Medusa Deluxe bu uyumun en yeni örneklerinden birini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor. İngiliz yönetmen Thomas Hardiman’ın ilk uzun metrajı olan Medusa Deluxe, sinema seyircisinin aşina olduğu “katil kim” temasına oldukça basit ve yaratıcı bir dokunuşla farklı bir boyut katıyor. Hardiman bizi İngiltere’de bir saç tasarımı yarışmasının kulislerine götürüyor. Ve bu kulislerde gerginlik ve endişe hakim. Ama yaşanan kaosun sebebi kısa bir süre sonra başlayacak yarışma değil: Yarışmanın katılımcılarından Mosca’nın kafa derisi yüzülmüş bir halde ölü bulunması!

Rengarenk ve gösterişli saçlarıyla etrafta dolaşan modeller bir yandan, kazanma hırsıyla yanıp tutuşan saç tasarımcıları bir yandan; herkesin polisin meseleyi açıklığa kavuşturmasını beklediğini görüyoruz. Ancak bu noktaya kadar neredeyse hiçbir polis memurunu görmememiz, Medusa Deluxe’ün esas derdinin bu cinayeti çözüme kavuşturmak olmadığının ilk işareti. Ortada – neredeyse – hiçbir şüphelinin olmadığı bir durumda, streslerini karşılarındakini suçlayarak atmaya çalışan, birbirinden renkli kişiliklere sahip karakterler var sadece: Öfkesini kontrol edemeyen ve Mosca’yla kavgalı Cleve, tüm organizasyonla ve katılımcılarla uğraşmak zorunda kalan René, René’ye kazanmak için rüşvet aldığı ortaya çıkan Kendra, huzuru İsa’da bulan Divine, dramatik tepkileriyle herkesin asabını bozan Mosca’nın partneri Angèl ve etrafta ağrı kesici ve bebek ıslak mendili arayarak dolaşan bir acayip güvenlik görevlisi Gac…

İçerik ve Biçimin Uyumu

Medusa Deluxe’ün içerik ve form açısından başarılı bir uyum inşa ettiğine yukarıda da değinmiştik. Bu uyumun ilk yansıması, Mosca’nın ölümüne dair detayları öğrendiğimiz açılış sekansında Cleve ve Divine arasında geçen bir konuşmada çıkıyor karşımıza. 17. ve 18. yüzyıla damgasın vurmuş Fontange saç modeliyle yarışmaya hazırlanan Cleve’in, Divine’a alaycı ve sinirli bir tonla bu modelin bir hikâyesinin olduğunu söylemesine ve ona, “Senin topuzun ne anlatıyor peki Divine?” sorusunu sormasına şahit oluyoruz. Bir anlamda Hardiman, filmini inşa ederken de kullandığı her bir unsura bu soruyu yöneltmişe benziyor. Film, konvansiyonel anlatıların temelini oluşturan ama aynı zamanda cinayet soruşturmalarında da sorulan o klişe “kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl ve neden” sorularını bir karakterden ötekine yöneltilirken, anlatısına da bu doğrultuda bir akışkanlık kazandırıyor. Ve bu akışkanlığı filmde görsel olarak yakalamak da mümkün. Örneğin, devamlı hareket halinde olan ve farklı karakterler arasında geçişi sağlayan kamera bunun en somut yansıması niteliğinde. Cleve’in fontange saç modelini uyguladığı Angie’nin sigara içerken külün temasıyla bir anda alev alan saçları da benzer bir biçimde, hikâyeye hakim olan panik ve gerginliğin yayılma biçiminin görsel bir temsilini oluşturuyor. 

Hardiman, cinayet temasını ele alsa da gizem unsurunu merkezine oturtan filmlerin aksine olayların anlık bir gelişmeyle çözüldüğü veya şaşırtıcı bir gerçeğin ortaya çıktığı bir hikâye sunmuyor seyircisine. Birçok seyirci açısından bu, filmin zayıf noktası olarak görülse de aslında yine biçimsel olarak bir anlam ifade ettiğini söylemek mümkün. Tıpkı Hardiman’ın kamerası gibi, belli bir noktada durmayan, nefes almaksızın akıp giden bir anlatı söz konusu. Ancak tam da bu sebepten filmin en renkli boyutunu oluşturan karakterleri yeterince tanıyamıyoruz. Hikâyenin başında, çok katmanlı kişilikleri yavaş yavaş ve incelikli bir biçimde tanıtılsa da film gittikçe onlara yönelik ilgisini kaybediyor sanki. Müzikal türüne göz kırpan son kısmıyla her bir karaktere sahneden seyirciyi selamlayarak veda etme şansı tanısa da, hepsinin hikâyede bir yerlerde unutulduğunu ve yarım bırakıldığını hissediyoruz. 

Medusa Deluxe, karakterlerinin tasarladığı saç modelleri kadar gösterişli ve cümbüşlü bir film. Yine de sonuna geldiğimizde ironik bir biçimde Cleve’in Divine’a sorduğu soruyu düşünmek ve bunu Hardiman’a yöneltmemek elde değil… “Peki sizin filminizin hikâyesi ne?”


Medusa Deluxe, MUBI Türkiye‘de gösterimde.

-->
© 2013-2022 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.