Şu An Okunan
Umut Tazeleyen Filmler: Ekmek ve Güller

Umut Tazeleyen Filmler: Ekmek ve Güller

Ken Loach filmografisinde daha az öne çıkan filmlerden biri olan Ekmek ve Güller, emek filmlerine özgü o inadı, huzuru ve umudu içeriyor.

Koray Löker

Film açıldığında kendimizi yer yer fısıltı, yer yer bağrışmalarla dolu bir koşturmacanın içinde buluyoruz. Omuz kamerası sayesinde daha güçlenen kaosu anlayamıyor, yüzünü bile görmediğimiz karakterlere yakınlaşıyoruz. Bir grup göçmenin Meksika’dan “Fırsatlar Ülkesi”ne kaçışının içinde olduğumuzu anlıyoruz.

Kaçakların kendilerini arabaya atmalarıyla gerilimin son bulduğuna ikna olmazsak, başlayan müzik yardımımıza yetişir. Yolculuk, hikâyenin kolayca rahatlamamıza imkân vermeyecek denli sert geçeceği gerçeğiyle biter. Arabanın camından yeni dünyasını izlerken tanıdığımız Maya (Pilar Padilla) ablasına kavuşmak için önce kendisini sınırdan geçiren coyotelerin elinden kurtulmak zorundadır. Kurtulur. Kurtulurken de kendisini alıkoymaya çalışan zorbayı hapseder. Üstelik camdan ona nanik yaparak. Maya ablasıyla birlikte hademelik yapmaya başlar. İlk iş arkadaşı Juan (Eloy Mendez), ona sadece işin püf noktalarını değil, pozisyonunun inceliklerini de anlatır: Üniformaları sayesinde görünmez olmuşlardır!

Ken Loach filmografisinde geride kalmış filmlerden biri Ekmek ve Güller (Bread and Roses, 2000). Bu filme yönelik olumsuz eleştirilerin başında, hikâye geliştikçe tanıştığımız göçmen işçi topluluğunun karikatürize anlatımı geliyor. İngiliz bir yönetmenin ABD’de, İspanyolca çektiği bir filmin kolayca düşebileceği bir tuzak bu. Bu eleştiriye yol açan biraz da, tiyatro sahnesine sığabilecek kadar ekonomik, az karakterle kurulan anlatı.

Maya’nın çalıştığı binanın sakinlerine ilk günden muzipçe oyun oynaması, hademelerin kendilerini sendikal mücadelenin içinde bulmalarının müsebbibi Sam’in (Adrien Brody) hikâyeye dahil oluşu gibi sahnelerde başvurulan komik unsurlar, film boyunca nefes alacak anlar yaratıyor. Böylece nefesimizi tutmuş olduğumuzu fark ettiriyor.

Mücadele boyunca her karakterin bir bedel ödemesini izliyor ya da geçmişte bir bedel ödemiş olduğunu öğreniyoruz. Bedeller ile sendikanın zaferi arasında kurulan dengeyse filmdeki en güçlü duyguyu belirliyor: Final emek filmlerine özgü, inat, huzur ve umut içeren bir duyguyla dolu. Ancak son cümlesi “seni seviyorum” olan bir hikâyenin verebileceği bir umut bu. 

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.