Şu An Okunan
Altyazı’dan #197

Altyazı’dan #197

‘Sinema Salonu’ başlıklı dosyamızdaki yazılar sinema tarihinin çeşitli dönemlerine uzanıyor, farklı coğrafyalarda yapılmış birbirinden çok farklı filmler üzerinden sinema salonunun taşıdığı bambaşka anlamların izini sürüyor.

Salgının birinci dalgası hâlâ sürüyor olsa da, dünyanın büyük kısmıyla birlikte Türkiye de ‘normalleşme’ yönünde aldığı kararları uygulamaya başladı. Kültür-sanat etkinliklerinin temkinli adımlarla yeniden canlanmasının sinema açısından en önemli boyutuysa hiç kuşkusuz, Temmuz başından itibaren salonların birer ikişer yeniden açılması. Önümüzdeki sürecin uzunluğu ve yoğunluğu konusunda tahminler muhtelif, salonların açılmasının sinema sektöründe bir anda toz pembe bir tablo ortaya çıkarmayacağı da herkesin malumu. Yine de aylardır hasret kaldığımız sinema salonlarına geri dönmeye heyecanlı bir endişeyle hazırlanırken, bu ritüelin hayatımızda esasen ne denli merkezî bir yere sahip olduğunu bir kez daha hatırlamadan edemiyoruz.

Yazarlarımız, bu sayının büyük kısmını oluşturan ‘Sinema Salonu’ başlıklı dosya için kaleme aldıkları yazılarda sinema tarihinin çeşitli dönemlerine uzanıyor, farklı coğrafyalarda yapılmış birbirinden çok farklı filmler üzerinden sinema salonunun taşıdığı bambaşka anlamların izini sürüyor. Söz konusu filmlerin kimisi en romantik anların yaşandığı, büyük aşkların filizlendiği nostaljik bir mekân olarak hayal ediyor sinema salonunu, kimisi dehşetli olayların ya da kanlı cinayetlerin mekânına dönüştürüyor. Kimisi yalnızlığa sığınan kahramanıyla birlikte terk edilmiş, belki de yıkılmak üzere olan bir sinemanın eski püskü koltuklarına gömülüyor, kimisi kalabalıkların karanlıkta gördüğü o kolektif rüyanın peşine düşüyor. Bazısı dördüncü duvarı yıkıp izleyiciyi perdenin öbür tarafına davet ederken, bazısı da perdeden taşarak izleyiciye “gerçek hayatta” eşlik eden bir ritüele dönüşüyor.

Aşkın, romantizmin, çocukluk anılarının, bastırılmış arzuların, sonsuz eğlencenin ve görkemli bir taşkınlığın, en büyük düşlerin ve en derin kâbusların mekânı olan sinema salonu üzerine kafa yorarken, elbette seyircilik deneyimi üzerine de düşünüyoruz. ‘Sinema Salonu’ dosyası, aynı zamanda sinema adabının 20. yüzyılın başından günümüze uzanan dönüşümünü, festival seyirciliğine özgü davranış kalıplarını ve genel olarak “sinema salonunun ideolojisini” tartışan yazıları da barındırıyor. Sinemaya tereddütsüz, şüphesiz gidebileceğimiz günlerin çok uzak olmaması dileğiyle…

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.