Şu An Okunan
Emek Sokağa Açıldığında

Emek Sokağa Açıldığında

İlksen Başarır, Fırat Yücel

14 Nisan’da sinema meslek birliklerinin tamamına yakınının [Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SESAM) ile Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Meslek Birliği (TESİYAP) hariç] nihayet aktif birer özne olarak Emek Sineması’nın yıkımına karşı seslerini yükseltmeleri, yeni bir ihtimalin önünü açtı: Hiçbir hukuki meşruiyeti olmayan mevcut projenin durdurulup Emek Sineması’nın ‘ortak’ bir kullanım alanına dönüşmesi. Meslek birliklerinin bu noktada sunabileceği en büyük katkı ise Emek Sineması’nın yerinde korunduğu takdirde nasıl bir modelle hayatına devam edebileceğine dair söz söylemek, dahası Kültür Bakanlığı’ndan bunu talep etmek.

Bugüne kadar mevcut projeyi meşru kılmak adına üretilen iddiaların başında, günümüzde sadece çok salonlu sinema komplekslerinin ‘sürdürülebilir’ olduğuna yönelik ticari argüman geliyor. Oysa dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi, Türkiye’de de farklı modeller düşünülebilir ve bu modellerin hayata geçirilmesinin önceliğini gözetmek Kültür Bakanlığı’nın sorumluluğudur. Bugün farklı ülkelerde sinema mirasını korumak için kurulmuş film arşivlerinin ve sinema merkezlerinin çoğu, bu ülkelerin sinema hafızasını barındıran tarihî salonlarda hayatını sürdürüyor. Bulundukları yerde restore edilen bu salonlar, ticari amaç gözetilmeksizin devlet desteğiyle, kamu yararı gözetilerek işletiliyorlar; film müzesi, arşiv binası ve gösterim salonu gibi fonksiyonları bünyelerinde taşıyarak. İşte birkaç örnek:

Avusturya Film Arşivi: Avusturya Film Arşivi ülkenin işitsel-görsel mirasını korumak için 1954 yılında kuruldu. 1956’dan beri film gösterimleri düzenleyen kurum, 2002’den itibaren bu gösterimleri Viyana’nın en iyi sinema salonu olarak kabul edilen MetroKino’da yapıyor. 18. yüzyılda inşa edilen bu salon, günümüze kadar korunan ahşap iç yapısıyla Avusturya’nın sinema mabedi olarak kabul ediliyor.

Polonya Ulusal Film Arşivi: 1955’te Varşova’da kurulan arşiv merkezi Avrupa’nın en büyük koleksiyonlarından birine sahip. Kültür Bakanlığı merkezin yıllık bütçesinin yüzde ellisini karşılıyor. Hem film müzesi hem de sinema salonu olarak Polonya’nın en eski sineması olan Iluzjon Sineması kullanılıyor. Bu sinemadaki ilk gösterim 1950’de yapıldı. 1996 yılında salonun kira sözleşmesi iptal edilip başka bir yere taşınması söz konusu olduğunda binlerce üniversite öğrencisi bu kararın iptali için Varşova sokaklarında protestolar düzenledi. Karar değişmeyince gösterimler başka bir salonda yapılmaya başlandı. Daha sonra Iluzjon, Polonya Ulusal Film Arşivi tarafından sahiplenildi, restore edilerek yeniden açıldı.

Yunanistan Film Arşivi: Yunanistan Film Arşivi 1950 yılında Yunanistan Film Eleştirmenleri Birliği tarafından kuruldu. 1963 yılında devletin de desteğiyle ticari amaç gütmeyen büyük bir film merkezi haline dönüştürüldü. O günden beri film gösterimlerine ve festivallere ev sahipliği yapıyor. Arşiv halen Kültür Bakanlığı ve Avrupa Birliği tarafından desteklenmekte.

İtalya Film Arşivi: İtalya Film Arşivi 1949 yılında devlet tarafından sinema eserlerinin korunması için kuruldu. Yasaya göre İtalya’da üretilen her filmin bir kopyasının bu arşivde bulunması zorunlu. Film Arşivi sinematek olarak Roma’nın tarihî ve turistik Trevi bölgesinde bulunan Trevi Sineması’nı kullanıyor.

Belçika Sinema Merkezi: Belçika Sinema Merkezi 1938 yılında kuruldu. Birincil amacı ülkenin film üretimlerini koruma altına almak ve bunları halkın erişimine sunmak. Ayrıca tüm dünyada geçmişten bugüne ortaya konan sinema eserleri bu merkezde bulunuyor. Devletin kamu yararına kullanım statüsü verdiği merkez, Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları Geliştirme Bakanlığı, Ulusal Piyango İdaresi ve Brüksel Belediyesi tarafından destekleniyor.

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.