Şu An Okunan
Usta Yönetmenlerin Kısa Filmleri – III

Usta Yönetmenlerin Kısa Filmleri – III

A Girl’s Own Story (1986) – Jane Campion

Süre: 27 dk.

Bir kitaptaki çıplak erkek bedeni çiziminin üzerinde gezinen parmaklar. Pam, Gloria ve Stella’nın çekingen, keşifçi elleri. Karakalem çizimi takip eden bir parmak, erekte hâlde resmedilmiş penisin konturlarını okşuyor. Sayfa altında bir uyarı notu görülüyor: “Bu görsel genç kızları korkutabilir.” Öyle mi? Bu not olmasaydı da korkutur muydu? Ya da bu not onlara korkmaları gerektiğini mi söylüyor aslında? Cinsellik ne kadar da merak uyandırıcı, çekici, ulaşılmaz ve korkutucu… Bu sahneyle açılan A Girl’s Own Story, Pam ve arkadaşlarının 1960’lar Avustralya’sında büyüme hikâyesinden fragmanları bir araya getiriyor. Eğlenceli, korkutucu, kafa karıştırıcı, heyecan uyandırıcı kısalı uzunlu anlardan parçalarla, rüyamsı bir siyah beyaz kolaj. Hatırlamakla rüya görmenin benzediği ölçüde rüyamsı. Olaylardan çok imgelere odaklanan, enformasyondan çok duygu ileten, karakterlerin öznel algısının estetik izini taşıyan, filmi hikâye anlatıcılığından ziyade bir deneyim paylaşımı aracı olarak gören bir sinema anlayışı. Tam bir Jane Campion filmi.

Pam, Gloria ve Stella kim olacaklarını bulmak için farklı performanslarla çeşitli rollere giriyorlar bazen. Sıkı hayranı oldukları Beatles üyelerinin rolünde ‘I Should Have Known Better’ şarkısını söylüyorlar. <<Bir öpücüğün neler yapabileceğini hiç bilmezdim>>.

Okul arkadaşları da izledikleri konserlerdeki fanları taklit ederek kendilerini paralayıp çığlıklar atarak dinliyorlar onları. Öğretmenleri gelip konser performansına son verene kadar. Sonra, Pam ve Stella öpüşme meraklarını birbirleriyle gideriyorlar ama yine rol yaparak, yine Beatles’a başvurarak. Pam, yüzüne kâğıttan bir maske takarak Ringo Starr oluyor ve Ringo’nun hayranı olan Stella’yla öpüşmeye başlıyor. <<Öpüşmemiz doğru mu sence?>> <<Neden olmasın? Daha sonrası için pratik yapıyoruz sadece>>.

Maske, suçluluk duygusunu örtmeye yetmiyor, fazla ileri gidemiyorlar. Gloria ise onun kadar genç erkek kardeşiyle keşfediyor seksi; onlar için suçluluk duygusunu aşmanın yoluysa kedi performansı oluyor. Filmin ilerleyen noktalarındaki bir fragmanda Gloria’yı küçük yaştaki hamile kadınlara ev sahipliği yapan dinî bir kurumda görüyoruz. Evlatlık verilecek olan bebeğini doğurmayı bekleyen Gloria’yı erkek kardeşi ziyaret ediyor. <<Öpüşmemiştik bile!>> <<Öpüşmemiz doğru olmazdı>>.

Fantezilerin, yasakların, tabuların sınırlarını keşfetme yaşındakilerin etrafındaki yetişkinlerse gençlerin dünyasına uzaylılar kadar uzaklar. Sürekli başka kadınlarla birlikte olan bir babası ve mutsuzluğun deli bakışlarıyla öylece susan bir annesi var Pam’in. Sonra baskıcı okul var, rahibeler var, kilise var. Jane Campion, fonda 60’ların özgürlük vaat eden seslerini belli belirsiz duyan bu gençlerin, içinde bulundukları ortamda ne kadar yalnız hissettiklerini o en ucuz üşüme metaforuna şahane bir şekilde can vererek anlatıyor. Film boyunca üşüyor Pam ve arkadaşları. Gerçek anlamda. Sürekli bir ısıtıcı gündemi var; soyunurken yakılan ısıtıcılar, kurumlarda bir saate kadar yakılmayan ısıtıcılar, bir kenarda yerde görülen ısıtıcılar… Pis bir kâbus görür gibi şahit olunan bir anne-baba sevişmesinin ardından film fantezi evreninde son buluyor. Uçuşan gecelikleriyle Pam, Gloria ve Stella sürreal bir müzik video mizanseninin içinde, sözleri Jane Campion’a bestesi Alex Proyas’a ait şarkıyı söylemeye başlıyorlar: <<Üşüyorum. Üşüyorum… Bu buz gölünün sonu gelmiyor. Eriyip gitmek istiyorum… Üşüyorum, üşüyorum.>>

<<<

>>>

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.