Şu An Okunan
Usta Yönetmenlerin Kısa Filmleri – V

Usta Yönetmenlerin Kısa Filmleri – V

Dottie Gets Spanked (1993) – Todd Haynes

Süre: 30 dk.

Todd Haynes Dottie Gets Spanked’i ilk uzun metrajı Poison’dan (1991) sonra TV için çekmiş. Hem kısmen otobiyografik bir çalışma, hem de Haynes’in filmlerinde daha sonra karşımıza çıkacak pek çok öğeyi barındırıyor: Bir yandan formalist, bir yandan deneysel bir sinema dili; psikanalizden (bu örnekte Freud’un ‘Bir Çocuk Dövülüyor’ başlıklı çalışmasından) ilham alan bir öykü; 50’ler sonu New York banliyösü mizanseni, kuir bir karakter, ve hatta –daha sonra Carol’da (2015) hikâyenin odak noktasını oluşturacak olan– omuza konan bir el. Bu kez filmin kahramanı “altı ve üç çeyrek” yaşındaki Stevie. Filme adını veren Dottie ise Stevie’nin hayranı olduğu komedi programının çılgın yıldızı. Haynes, bu hikâyede kendi çocukluğunda ‘I Love Lucy’ adlı TV programına ve onun yıldızı Lucille Ball’a duyduğu hayranlıktan yola çıktığını söylüyor. Tıpkı onun gibi, filminin kahramanı küçük Stevie de TV karşısında büyülenmişçesine izlediği idolünün resimlerini yapıyor. Hatta bu resimler için Haynes’in hâlen sakladığı kendi Lucy çizimleri kullanılmış.

Kadın starlara duyduğu hayranlık çocukluğunda Haynes’in başına pek çok iş açmış. Aynı şekilde Stevie de Dottie’ye duyduğu hayranlık nedeniyle türlü belayla baş etmek zorunda kalıyor. Onun TV karşısındaki hâlini gören komşu kadın, endişeli ve şaşkın gözlerle onu incelerken “kızlarım da bu programı çok seviyor. Oğlum pek ilgilenmiyor çünkü babası sevmiyor” diyerek durumu özetliyor aslında. Tipik olarak kız çocuklarının ve annelerinin izlediği ve sevdiği bir program ‘The Dottie Show’. Oğlan çocuklarından ise babaları gibi maç izlemeleri bekleniyor.

Okulundaki kızlar Dottie hakkında konuşurken Stevie uzaktan pürdikkat onları dinliyor ama aralarına karışamıyor. Bir noktada kendini tutamayıp Dottie’nin saçıyla ilgili bir yorum yaptığındaysa kızlar önce dehşete kapılıp sonra kahkahalarla gülmeye başlıyorlar. Bu yetmezmiş gibi, bir süre sonra biri Stevie’nin yanına gelip, “Ablam senin bir feminino olduğunu söylüyor” diyerek onunla alay ediyor. ‘Feminino’nun ne demek olduğunu ne küçük kız biliyor ne de Stevie muhtemelen ama belli ki ‘kötü’ bir şey; kızların konuşmalarına katılıp kadınların saçı hakkında yorum yaparak alay konusu olmayı hak eden erkeklere verilen bir ad! Haynes, Stevie üzerinden, küçük bir oğlan çocuğunun kendisinde bir ‘tuhaflık’ olduğunu fark edişinin hikâyesini anlatıyor. Zamanla söze dökülemeyen durumları ve duyguları anlatma konusunda iyice uzmanlaşacak olan yönetmen, burada da bu zor büyüme deneyimini küçük Stevie’nin yürek burkan yüz ifadeleriyle aktarıyor. Diğer çocukların ona neden güldüğünü, babasının ‘The Dottie Show’a gitmesine neden sinirlendiğini anlayamayan, onu kendi aralarına almayan kızları şaşkınlıkla izleyen Stevie’yle birlikte biz de tüm bu değer yargılarının saçmalığının ayırdına varıyoruz; küçük bir çocuğu ‘farklı’ olduğu için yargılamaktaki, dışlamaktaki, cezalandırmaktaki kalpsizliği idrak ediyoruz.

<<<

>>>

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.