Şu An Okunan
10. Pembe Hayat KuirFest

10. Pembe Hayat KuirFest

23-26 Eylül / Ankara

30 Eylül – 3 Ekim / İstanbul

2011 yılından bu yana dünyanın dört bir yanından kuir yapımları izleyiciyle buluşturan Pembe Hayat KuirFest bu sene 23 Eylül’de Ankara’da başlayacak programıyla onuncu yılını kutlamaya hazırlanıyor. 2017 yılında Ankara Valiliği’nce tüm LGBTİ+ etkinliklerine getirilen süresiz yasaklamanın kaldırılmasıyla birlikte festival de yolculuğuna başladığı yere geri dönüyor. 23-26 Eylül tarihleri arasında Ankara’daki takipçileriyle yeniden buluşacak olan KuirFest’in İstanbul ayağı ise 30 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Onuncu yaşına özel #Gönlüm10dadır etiketiyle düzenlenen festival programında film gösterimlerinin yanı sıra birçok söyleşi, etkinlik ve atölye de yer alıyor.

Gökkuşağının Altında

Festivalin ‘Gökkuşağının Altında’ bölümünde bu yıl göçmenlik, çok aşklılık ve komünite güçlendirici tematik alanlara odaklı, Berlinale ve Sundance gibi festivallerden çeşitli ödüllerle dönmüş üç film yer alıyor. Faraz Shariat’ın eşcinsellik ve göç üzerinden ötekileşme, benlik, aidiyet gibi kavramları tartışmaya sunduğu Alınmaca Yok (No Hard Feelings, 2020) kuir sinemanın dikkat çeken örneklerinden. Shariat’ın, babasının o henüz çocukken çektiği görüntülere de yer verdiği filmi Berlin Film Festivali’nde Teddy Ödülü kazanmıştı. İki kadın ve bir erkeğin birlikteliğini merkeze alarak tutkudan kıskançlığa çok eşli ilişkinin tüm yönlerine bakış atan Dilberim, Güzelim (Ma Belle, My Beauty, 2021) de bu bölümde izleyiciyle buluşacak. Yönetmenliğini Marion Hill’in üstlendiği film pek çok uluslararası festivale konuk olmuş, Sundance Film Festivali’nde Seyirci Özel Ödülü’nü kazanmıştı.

Alınmaca Yok

Seçkinin bir diğer filmi ise Lyle Kash’ın, Türkiyeli oyuncu Denise Türkan da dâhil oyuncuları ve kamera arkası ekibi çoğunlukla trans bireylerden oluşan Ölüm ve Bowling’i (Death and Bowling, 2021). Bir cenazede tanışan iki trans erkeğin hikâyesini konu alan film 2021 Outfest’te Seyirci Özel Ödülü’ne layık bulunmuştu. Filmin Avrupa prömiyeri KuirFest bünyesinde yapılacak. Ayrıca yönetmen Kash, festivalin İstanbul programında kuir ve trans film yapımcılarının karşılaştığı zorlukların konuşulacağı bir söyleşiye de katılım sağlayacak.  

kÜLT, Kuir Belgeseller ve Kuir Diziler

Festivalin kuir sinema tarihinin kültlerini ağırlayan ‘kÜLT’ seçkisi bu yıl, kuir sinemanın öncü isimlerinden Monika Treut’un, toplumsal cinsiyet şablonunun ikili cinsiyet açıklamasının diğer tüm cinsiyetleri yok saydığını gözler önüne serdiği filmi Cinsiyet Kimlikleri’ni (Gendernauts: A Journey Through Shifting Identities, 1999) izleyiciyle buluşturuyor. Berlinale’de Teddy Ödülü kazanan Cinsiyet Kimlikleri’ndeki karakterlerin bugününe bakış atan Cinsiyet Jenerasyonları (Genderation, 2019) da festivalin ‘Kuir Belgeseller’ seçkisinde gösterilecek. Yönetmen koltuğunda yine Treut’un oturduğu filmde karakterler yaş almalarına paralel olarak güçlenen kimlikleriyle öne çıkıyor. Ayrıca Treut, festivalin İstanbul ayağına bizzat katılıp bir söyleşi de gerçekleştirecek.

Cinsiyet Kimlikleri

Vivian Kleiman’ın, eşcinsel evlilikten AIDS’e, ırktan toplumsal cinsiyete kuirlerin mücadele ettiği pek çok konuyu ele alan beş karikatüristin yaşamlarını takip eden belgeseli Şöyle Böyle Çizgiler (No Straight Lines, 2021) de ‘Kuir Belgeseller’ seçkisinin dikkat çeken yapımlarından. Adam Gulob’un, Brezilya’nın yaşadığı politik sallantılar altında bir grup seks işçisi trans, travesti ve lubunyanın LGBTİ+ aktivisti Indianara Siqueira’nın Casa Nem’i altında bir araya gelmesini konu alan Anne Evi Gibi (Your Mother’s Comfort, 2020) filmi de bu bölümde izleyiciyle buluşacak. Festivalin ‘Kuir Diziler’ bölümü ise bu yıl tek bir diziyi, Minço Ağrısı’nı (Ondt i Røven, 2019) ağırlıyor. Rikke Kolding’in yönettiği sekiz bölümlük Danimarka yapımı dizide taşradan şehre gelen bir karakterin kuir dünyasını keşfine odaklanılıyor.

Ğ

Türkiye’den kuir sinema örneklerinin yer aldığı ‘Ğ’ bölümündeyse bu yıl Metin Akdemir’in, 1980’lerin kadın filmleri temasından yola çıkarak Türkiye’de cinsellik ve sansür tartışmasına dair bazı soruların peşinden giden Hayalimdeki Sahneler (2020) filmi gösterilecek. Cinsellik içeren sahnelerin göstermeye cesaret edilemediği ya da yönetmenin bilinçli bir tercih olarak göstermediği düşüncesini çıkış noktası alan proje kapsamında Atıf Yılmaz imzalı Dul Bir Kadın (1985) ve Kadının Adı Yok (1987) ile Yavuz Özkan’ın İki Kadın (1992) filmlerinde yer alan, iki kadın arasında yaşanan ilişkinin gösteril(e)meyen, cinsellik içeren üç sahnesi yeni oyuncularla yeniden çekildi. Filmde sinema yazarları, akademisyenler ve bahsedilen filmlerde rol alan oyuncuların da görüşlerine yer veriliyor.

Hayalimdeki Sahneler

Bu bölümün bir diğer filmiyse Ayça Damgacı ve Tümay Göktepe’nin yönetmenliğini üstlendiği Patrida (2021). Adı, Yunancada ‘memleket’ anlamına karşılık gelen filmde Batı Trakya göçmeni bir baba ile kızının, yıllar önce yaşanan bu zorunlu göçü tam tersi istikametten takip ettikleri yolculuklarında aidiyet, kimlik sorgulama ve yeniden adlandırma uğraşları anlatılıyor.

Türkiye’den Kısalar

Festivalin Ankara’daki açılışını yapacak ‘Türkiye’den Kısalar’ bölümünde bu yıl Umut Derin Erdoğan’ın ‘öteki’ olarak konumlandırılan erkeklik temsillerinin deneyimleri odağında ‘Hangi erkeklik?’ sorusuna yanıt arayan filmi Kekre; yönetmenler Mira Çelik ve Yiğit Gürlek’in, genç bir drag sanatçısına ve kuir-friendly bir sahne olan Dudakların Cengi’ne odaklandığı Gullüm; Esra Özban’ın, İstanbul’daki kuirlerin mekâna bağlı mekânsızlıklarını bir video karması olarak sunduğu Eve Dönüş; Fehmi Öztürk’ün oyunbaz dünyası ve yaratıcı prodüksiyon tasarımıyla dikkat çeken ilk kısa metraj filmi Free Fun; F. Nur Özkaya’nın, toplumsal normlara uyum sağlayamayan bir karakteri odağına alan kısa deneysel animasyonu Sudan Çıkmış Balık; Irmak Karasu’nun, büyüme sancıları içinde bedeni ve cinselliğini keşfe çıkan bir gençle yaşlanmaya devam eden anneannesinin öyküsünü anlattığı MAMAVILLE ve yönetmenliğini Cedoy’un, senaryosunu ise Arya Sezer’in kaleme aldığı Komşu adlı filmler yer alıyor.

MAMAVILLE

Kısa Seçkiler

Programda ‘Kısa Seçkiler’ bölümünde yer alan filmler ise, kuir dünyasında görünürlük, direniş ve mücadele sloganlarının izini süren üç ayrı tema altında toplanıyor. Kuir dünyasının ilham perilerini takip eden ‘Olay Lubunya!’ seçkisinde Fanie Pelletier’in Gör Beni (Spectacular Intimacy,), Kate Jessop’un Modern Kuir Kahramanlar (Modern Queer Heroes), Ruicheng Liang’ın Karantinada Laço Olmak (Man Up in Lockdown) ve Gevi Dimitrakopoulou’nun Haklısın: Zak, Hayatı ve Sonrası (This is Right; Zak Life and After) filmleri gösterilecek. Direniş ve mücadelenin simgesi hâline gelen ‘#DirenAyol!’da Naïla Guiguet’in Dustin, Parviz Majidov’un Ait Olmadığım Beden (I Do Not Belong in This Body), Tsuyoshi Shoji’nin Tek Yüzgeçli Balık (The Fish with One Sleeve) ve Victor Di Marco ile Márcio Picoli’nin birlikte çektiği Bir Beden Neler Yapabilir ki? (Victor’s Body) filmleri yer alacak. Luca Gaetano’nun Pembe Üçgenler (The Many Pink Triangles), Dounia Sichov’un Vikken ve Raed Rafei’nin Harabeler (Al Atlal) filmleri de trans hareketinin tarihine odaklanan ‘Yıllar Affetmez!’ seçkisinde izleyiciyle buluşacak.

Festival kapsamında film gösterimlerinin ve film ekibi söyleşilerinin yanı sıra kuir görünürlük, kuir sinema üretimi, transmaskülenite, podcast üretimi ve daha pek çok konuda birçok etkinliğin de gerçekleştirileceği 10. Pembe Hayat KuirFest’le ilgili detaylı bilgiye festivalin internet sitesi üzerinden ulaşmak mümkün.

pembehayatkuirfest.org



© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.