1. Mulholland Çıkmazı (Mulholland Dr., 2001)
“Seni keşfederler, üst üste iki kez. En iyisi sensin derler. Hollywood’a asla güvenmemeliydin.” Bu sözler System of a Down’ın ‘Lost in Hollywood’ şarkısından. David Lynch’ın Mulholland Çıkmazı sinemalara geldikten birkaç sene sonrası. Şarkının sözleri Sunset, Santa Monica ve Hollywood bulvarında sigarasını tüttüren particilerle, şöhrete tapan “sahte insanlar”la dolu. Lynch’in filmi tuhaf biçimde, hem Sunset Bulvarı (Sunset Blvd., 1950) gibi klasik Hollywood taşlamalarından, hem de “Hollywood’a asla güvenme” diye uyaran bu gururlu taşralı modundan, zamane melodramdan bir parça taşır. Filmin hemen başında Jitterbug dansı görüntüleri üzerine filmin kahramanı Betty ile anne babasının fazla ışıktan yanmış imajları üst üste biner. Amerikan deneyselinin taktikleri, Lynch’in Amerikana anlatısını işgal etmiştir. Gizemli bir araba kazasının peşinde sürüklendiğimiz kapkaranlık bir film noir olduğu kadar, güneşin göz kamaştırdığı, palmiyelerin bulvarlarda sıralandığı, üstü açık arabaları ve tepelerdeki havuzlu evleriyle narsist yönetmenlerin, “işte kızımız bu!” diyen yapımcıların emirler saçtığı bir hardcore şarkısı gibidir de Mulholland Çıkmazı. Pelikül, bünyesinde birden fazla rüya ve kâbusu taşır: hem Los Angeles’a gelmiş genç bir oyuncunun şöhret hayalleri (Betty), hem düşmüş bir oyuncunun karabasanı (Rita), hem bu rüya ile karabasan arasındaki engellenemez çekim, hem de lubunyaların aşkı uykularını kaçıran güç düşkünü Hollywood yapımcılarının kabusu. Amerikan rüyasının plastiği ile Amerikan sağının korkuları iç içe geçmiş gibidir. Los Angeles’ın görkemi ve külleri, geçmişi ve geleceği çıkmaz bir bulvarda buluşur. Fırat Yücel
1979’da İzmir’de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi’nde sosyoloji okurken 2001’de Altyazı Sinema Dergisi’nin kurucuları arasında yer aldı. Uzun süre Altyazı’nın genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Bugün Altyazı’nın ifade özgürlüğüne yoğunlaşan Altyazı Fasikül: Özgür Sinema adlı yayınının editörlüğünü yapmaktadır. Sinema yazarlığının yanı sıra kurgucu ve yönetmen olarak belgesel çalışmalarını sürdürmektedir. Hoşgeldin Lenin (2016), Kapalı Gişe (2016), Özgürleşen Seyirci: Emek Sineması Mücadelesi (2016), Baştan Başa (2019), 8 Mart 2020: Bir Günce (2023), Ulysses Çevirmek (2023) gibi belgesellerde kurgucu ve yönetmen olarak rol üstlenmiştir.







