Şu An Okunan
3. Saklı (Caché, 2005)
Advertisement

3. Saklı (Caché, 2005)

Son filminin üzerinden sekiz yıl geçtiği için Michael Haneke’nin adı birçok çağdaşının aksine bugünlerde pek anılmıyor ne yazık ki. Oysa 90’larda ve 2000’li yıllarda burjuva sınıfını, aile kurumunu ve gözetim toplumunu hedef alan filmleri, sundukları eleştiriler açısından belki de hiç olmadıkları kadar günceller. İmajlarla kurduğumuz ilişkileri tekinsizleştiren, onların gerçekliği algılama biçimlerimiz üzerindeki etkilerini açık eden Saklı, imaj rejimleri değiştikçe farklı anlamlar kazanan bir bakış açısına sahip. Kültürel sermayelerinin güvenli alanında sürdürdükleri yaşamları, evlerinin dışarıdan gözetlenerek çekilmiş görüntülerinin bulunduğu video kasetler almaya başlamalarıyla bozulan Anne ve Georges’a odaklanan film, görüntüye kör bir inançla güvenme ve bağlanma alışkanlığımızla yüzleştiriyor bizi. Haneke’nin özellikle vurguladığı özel alan ile kamusal alan arasındaki mesafe çoktan ortadan kalkmış durumda; imajlar uzaktan değil hemen başucumuzdan musallat oluyor bizlere. Onlara kesintisiz biçimde maruz kaldıkça da paradoksal biçimde varlıklarını ve gerçeklik algımız üzerindeki müdahalelerini unutuyoruz. Saklı’yı bugün izlemek, kendi görme ve bakma alışkanlıklarımıza mesafe almamıza imkân tanıyor. Ama sinemanın sunduğu imajlar da diğer imajlar kadar tekinsiz ve güvenilmez olmaya devam ediyor. Haneke’nin, bugün genç kuşaklarda daha az yankı bulmasında kısmen payı olan didaktik sinemasının kulağımıza küpe ettiği nokta bu. Sinematik imajın hakikat değil, hakikat yolundaki aldatmacalardan ibaret olduğu. Öykü Sofuoğlu

© 2013-2022 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.