Şu An Okunan
33. Ankara Film Festivali İzlenimleri

33. Ankara Film Festivali İzlenimleri

33. Ankara Film Festivali

Yılın ve yoğun geçen sonbahar takviminin son festivali olan Ankara Film Festivali hem yıl boyunca öne çıkan önemli filmleri hem de pandeminin izlerini iyiden iyiye üzerinden atan sinema sektörünü bir araya getirdi. 

Bu yıl 33. kez düzenlenen Ankara Film Festivali, Cumartesi akşamı düzenlenen kapanış ve ödül töreniyle sona erdi. 3-11 Kasım tarihleri arasına yayılan festival gerek Türkiye sinemasında üretilen güncel yapımları gerek uluslararası festivallerde öne çıkmış pek çok filmi ve sinema tarihinde iz bırakmış klasikleri seyirciyle buluşturdu. Hem uzun kurmaca, belgesel ve kısa film yarışmaları barındırması hem festival atmosferini Ankara gibi büyük bir şehrin ritmiyle beraber yaşatması hem de uzun sonbahar festivalleri sezonunu kapatan etkinliklerden birisi olması itibariyle oldukça yoğun ve keyifli bir festivali geride bıraktık. Bunda elbette artık pandemi döneminin sosyal etkilerini neredeyse tamamen geride bırakmamızın ve sektörün birbiriyle ve Ankara seyircisiyle layığıyla buluşabilmiş olmasının hayati bir etkisi var şüphesiz ki.

Ankara Film Festivali’nde gözler öncelikli olarak elbette Ulusal Uzun Film Yarışması’ndaydı. Festivalin 12 filmlik seçkisinde Nisan ayından beri devam eden festivallerin ulusal yarışmalarından öne çıkan yapımlar yer alıyordu. Festivalde prömiyer şartı olmaması ve festival tarihinin sonbaharın sonuna denk gelmesi seçki adına belirleyici bir etkendi. Nisan ayında İstanbul Film Festivali’nde Türkiye prömiyerini yapan Klondike, Çilingir Sofrası ve Ela ile Hilmi ve Ali gibi yapımların yanı sıra ilk gösterimlerini Antalya’da yapmış Kurak Günler ve Karanlık Gece gibi filmler de, Adana’da açılmış Kabahat ve Suna gibi filmler seçkide bir araya geldi. Her biri ilk gösterimlerinin ardından seyirci ve eleştirmenlerin dikkatini çekmiş bu yapımların bir araya gelmesi, hemen her gösterimin merak ve heyecanla geçmesini sağladı. Burada elbette her gösterimi samimi bir heves ve eleştirel gözle dolduran Ankara seyircisinin her zamanki enerjisinin hakkını da vermek gerek.

33. Ankara Film Festivali
Ankara seyircisinin festivale ilgisi her zaman olduğu gibi oldukça yüksekti.

Bir uluslararası yarışması bulunmayan Ankara Film Festivali, bu yıl uluslararası festivallerin seçkilerinde yer almış pek çok önemli filmi de Ankara seyircisiyle buluşturdu. Bunların başında elbette Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapmış yapımlar geliyor. (EO), Kutsal Örümcek (Holy Spider), Korsaj (Corsage) ve Tanrı’nın Unuttuğu Yer (Vanskabte land) gibi senenin iz bırakacağı kesin filmleri Ankara Film Festivali’nin programındaydı. Türkiye’de daha önce Filmekimi’nde de gösterilen Tanrı’nın Unuttuğu Yer, Ankara programının cevherlerinden biriydi şüphesiz. Bir dönem filmi olan Tanrı’nın Unuttuğu Yer, bu yıl Cannes’da ana yarışmadan bile daha kaliteli bir görüntü çizen Belirli Bir Bakış bölümünde ilk gösterimini yapmış ve büyük beğeni kazanmıştı. 19. yüzyılda Danimarkalı bir rahibin bir kilise inşa etmek üzere İzlanda’ya gitmesini takip eden film gerek biçimsel yapısı, gerek dil üzerine geliştirdiği nüanslı yaklaşım, gerek ölüm ve yaşam üzerine açtığı tefekkür alanıyla dikkat çekiyor. Seyircisinden bir miktar sabır talep eden Tanrı’nın Unuttuğu Yer, mutlaka bu yılın izleme listelerine de eklenmeli. 

Godland
Tanrı’nın Unuttuğu Yer

33. Ankara Film Festivali’nde, bu yılki sonbahar film festivallerinin neredeyse hiçbirinde unutulmayan Murat Özer’e özel bir anma da gerçekleşti. Ağustos ayında kaybettiğimiz ve ülkede sinema yazınına bir şekilde dokunan herkeste irili ufaklı izler bırakmış sinema yazarı Murat Özer, 8 Kasım tarihinde Büyülü Fener’de gerçekleştirilen bir etkinlikle anıldı. Aylin Nazlıaka, Esin Küçüktepepınar, Murat Erşahin, Uğur Vardan ve Olkan Özyurt’un konuşmacı olarak katıldığı panelde Mözer’in anısı yad edilirken tıpkı Antalya’da olduğu gibi Ankara’da da SİYAD jürisi Murat Özer’in dostlarından oluşturuldu. 

Şenay Aydemir, Erkan Aktuğ ve Burak Göral’dan oluşan bu yılki SİYAD jürisinin ödül tercihi Özcan Alper’in Karanlık Gece’sinden yana oldu. Ödül töreninde genel olarak öne çıkan filmlerse aynı Antalya’da olduğu gibi Karanlık Gece ve Emin Alper imzalı Kurak Günler oldu. Törenden En İyi Film de dâhil olmak üzere altı ödülle ayrılan Kurak Günler, en çok iz bırakan film olurken Karanlık Gece ise En İyi Yönetmen ve Jüri Özel Ödülü gibi iki önemli ödüle layık bulundu. Ela ile Hilmi ve Ali, Çilingir Sofrası ve Klondike da yarışmada ödül kazanan diğer filmlerdi. Böylece Antalya ve İstanbul film festivallerinde öne çıkan filmlerin Ankara’da da Pelin Esmer’in başkanlığını yaptığı jüri tarafından görüldüğünü söyleyebiliriz. 

33. Ankara Film Festivali
Emin Alper, En İyi Film ödülüyle.

Törenden öne çıkan diğer detay ise Çiğdem Mater başta olmak üzere haksızca cezalandırılan sinemacılara gönderilen selamlar oldu. Altın Portakal ve Boğaziçi film festivallerinde ödüllerini hak savunucularına adayan sinemacılara yönelik oluşan linç ortamının ardından tekrar sahneye gelen pek çok sinemacı direniş ve dayanışma mesajlarını yineledi. Emin Alper, En İyi Film ödülünü “Bizi Bakırköy’den izleyen Çiğdem Mater’i selamlıyorum” diyerek alırken En İyi Yönetmen ödülünü kazanan Özcan Alper ise “Filmlerimizde her zaman güçlülerin, iktidarların, çoğunlukların yanında değil ezilenlerin, adalet arayanların, sesi duyulmayanların ve ötekilerin yanında olduk” ifadelerini kullandı. En İyi Kurgu ödülünü Eytan İpeker’le paylaşan Özcan Vardar, Altın Portakal’da yaptığı Boğaziçi direnişine selam gönderen ödül konuşmasından sonra üniversiteye girişinin engellendiğini ve mezun kartının iptal edildiğini ifade ederek ödülünü tekrardan Boğaziçi direnişine adadı. Vardar ayrıca kürsüden Çiğdem Mater’in yanı sıra bir belgeselin kurgusunu yaptığı için beş aydır cezaevinde tutulan Erhan Örs’ün adını da andı.

33. Ankara Film Festivali
Özcan Vardar ve Eytan İpeker, Altın Portakal’dan sonra Ankara’da da En İyi Kurgu ödülünün sahibi oldu.

Ankara Film Festivali’nin ardından bu hafta başlayacak Eskişehir Film Festivali ve İzmir Kısa Film Festivali gibi organizasyonlarla Eylül ayından beri yoğun bir takvimle devam eden sonbahar festivallerinin de sonuna yaklaşıyoruz. Nisan ayında düzenlenen İstanbul Film Festivali’ne kadar görece bir sessizlik olacak festival seyircisi açısından. Ankara’nın sakin ortamı, hafif soğuk havası ve daimi ortaklık hisleriyle geçen festivalinin ardından yıl sonuna doğru hazırlanarak kışa giriyoruz. Aynı zamanda yılın son büyük film festivali olma özelliği de taşıyan Ankara Film Festivali yılı da kapatıyor bu anlamda. Dolayısıyla gözümüzü ufaktan yıl sonu listelerine ve 2022 sinema yılının nasıl geçtiğine doğru kaydırmaya başlıyoruz.


33. Ankara Film Festivali, 3-11 Kasım tarihleri arasında düzenlendi. Detaylı bilgiye festivalin internet sitesi üzerinden ulaşmak mümkün.

-->
© 2013-2022 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.