Şu An Okunan
10. Suspiria

10. Suspiria

Dario Argento’nun korku klasiği Suspiria Ekspresyonist bir başyapıttı; Luca Guadagnino’nun Suspiria’sı ise Maksimalist sinemanın şahikalarından sayılabilir. Guadagnino 1977’de çekilmiş Suspiria’yı alıp 1977’nin tam ortasında yerleştirirken, Argento’nun filminden çok az şey ödünç alıyor aslında. Çok sevdiği bir filme aşkını ilan ederken aynı zamanda onu kendinin kılıyor. Her şeyden önce, açıkça cadıların tarafını tutuyor. İkinci Dünya Savaşı ertesinde, arka plandaki Alman Sonbaharı’nda, erkek bir dünyanın çöküşünün arifesinde belki, cadıların tekinsiz çağrılarını ortalığa salıyor. Pagan ritüellerden 80’lerin gore filmlerine uzanan bu tuhaf yolculukta, psikanaliz koltuğunda analiz edilen küçük kadın güçlendikçe güçleniyor ve nihayetinde Doktor Klemperer’in tüm hafızasını silerken onun kulağına usulca fısıldıyor: “Utanç ve suçluluk duygusuna elbette ihtiyacımız var ama seninkine değil!” Tarihin bilinçdışı olarak kadının, asıl dünyanın bilindik kötülüklerine dehşet saçacak başka türlü bir hayatın varlığının kanıtı gibi Suspiria. Antik bir ritüel olarak dansın ta kendisi gibi. Dansın bedene yaptığını Guadagnino kurguyla imgelere yapıyor.

                                                                                               >>>

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.