Şu An Okunan
Berlinale Günlükleri 2020 #3

Berlinale Günlükleri 2020 #3

Berlin Film Festivali

Altın Ayı ödülünü, İran’ı terk etmesi yasaklanan Muhammed Resulof yerine film ekibi aldı.

Berlinale’de ödüller Cumartesi akşamı düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Muhammed Resulof’un Sheytan Vojud Nadarad’ı Altın Ayı’ya uzanırken En İyi Yönetmen ödülü Hong Sang-soo’ya, Jüri Özel Ödülü Eliza Hittman’ın Never Rarely Sometimes Always’ine gitti. 

70. Berlin Film Festivali’nde ödüller, Cumartesi gecesi düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Politik içeriğinin ve yönetmen Muhammed Resulof’un ülkesi İran’da maruz kaldığı baskıların da etkisiyle Sheytan Vojud Nadarad’ın (There is No Evil) Jeremy Irons başkanlığındaki jüri tarafından görmezden gelinmeyeceğini herkes tahmin ediyordu, ancak yine de büyük ödül Altın Ayı’nın bu filme gitmesi hayal kırıklığı yarattı. Zira yarışmada Resulof’un filminden çok daha kuvvetli en az beş-altı film vardı. İran’ı terk etmesi yasaklandığı için festivale katılamayan ve prömiyer sırasında isminin yazıldığı koltuk sembolik olarak boş bırakılan Resulof’un 150 dakikalık filmi, ülkede halen yaygın olarak uygulanan idam cezasının sosyal, psikolojik, felsefi, ahlaki boyutlarına ışık tutan birbirinden bağımsız dört epizottan oluşuyor. Her epizodun merkezinde farklı bir infaz memuru ve her birinin karşı karşıya kaldığı ahlaki ikileme verdiği farklı reaksiyonlar yer alıyor. Öldürmenin etik sorumluluğu, yasaların dayattığı ve gerekirse başkasına yaptıracağı bir görevi reddetmenin neye yarayacağı, baskıcı bir rejime itaat eden bireyin vicdanını rahat tutmasının mümkünatı, ülkeyi terk etmenin mi yoksa kalıp değiştirmeye çalışmanın mı ahlaken daha üstün olduğu gibi sorunsallar etrafında dolaşıyor Resulof’un filmi. Bu anlamda, yönetmenin ülkesindeki siyasi yozlaşmaya ve bunun tüm toplumda yarattığı çürümeye odaklanan bir önceki filmi İnatçı Bir Adam’la (Lerd, 2017) akraba bir film. Özellikle ‘kötülüğün sıradanlığı’ temalı açılış epizodu, tahmin edilebilir finaline rağmen sarsıcı olmayı başarıyor. Ne var ki mevzunun farklı boyutlarını tartışmak için tasarlanmış bir meseller derlemesi niteliğindeki filmin ilerleyen bölümlerinde kendini tekrar ettiğini, tahmin edilebilir senaryo hamleleri ve beylik diyaloglar üzerinden verdiği mesajlarla son derece didaktik bir hâl aldığını belirtmek gerek. Özetle, konunun yakıcılığı ortadayken yönetmenin cesaretinin takdir edilmesi anlaşılabilir ama Sheytan Vojud Nadarad’ın festivaldeki büyük ödülü hak edip etmediği uzun süre tartışılacak gibi görünüyor.

Sheytan Vojud Nadarad

Hong Sang-soo’ya En İyi Yönetmen ödülü kazandıran 77 dakikalık Domangchin Yeoja (The Woman Who Ran), Koreli yönetmeni takip edenleri şaşırtmayan alçakgönüllü bir ilişki filmi. Başrolü Hong’un son yıllardaki vazgeçilmez oyuncusu Kim Min-hee’nin üstlendiği film, birkaç günlüğüne şehir dışına çıkarak uzun zamandır görüşmediği üç ayrı arkadaşını ziyaret eden bir kadının öyküsünü anlatıyor. Her üç epizotta da eski dostlarla kavuşmanın mutluluğuna, eski günlerin yâd edilişine tanık oluyoruz fakat bu buluşmalarda aynı zamanda kapanmamış hesaplar, gizli kıskançlıklar ve geçmeyen husumetler de hissediliyor alttan alta. Hong’un her zamanki ağır tempolu anlatımı ve kendine özgü mizah anlayışı burada da ziyadesiyle mevcut. Yine tüm filmlerinde yabancılaştırma etkisi için başvurduğu ani zum hareketleri, beklenmedik anlarda izleyiciyi güldürmeyi başarıyor. Ve tabii, son bölümdeki egosu kabarık ünlü yazar karakteriyle yönetmen, bir kez daha çuvaldızı kendine batırıyor. Hong Sang-soo’nun hep kendiyle didişen, duygusal dertlerini eşeleyen sinemasının sürekli kendini tekrar edişinden keyif alan izleyicilerin yüzünde gülümsemeyle ayrılacağı bir film Domangchin Yeoja.

Domangchin Yeoja

Tsai Ming-liang’ın 2013 tarihli Sokak Köpekleri’nden (Jiao You) bu yana imza attığı ilk uzun metrajlı kurmaca film olan Rizi (Days) ise biri kent merkezinde bir dairede, diğeri sessiz sakin bir evde yaşayan iki adamı odağına alıyor. Tsai’nin “onun yüzü olmadan film çekmem” dediği Lee Kang-sheng’e başrolde Anong Houngheuangsy’nin eşlik ettiği film, ikinci yarısındaki uzun bir masaj seansı dışında bir araya gelmeyen iki karakterin gündelik hayatlarından ufak kesitler sunuyor: Uzun uzun seyredilen yağmur, bir akupunktur seansı, bir yemeğin hazırlanma süreci ve tabii Tsai’nin tüm filmlerinde olduğu gibi, şehir merkezinde ya da gecenin sessizliğinde yapılan uzun yürüyüşler… Uzun sabit planların ağırlıklı olduğu, böylece izleyiciye kadrajın her köşesine uzun uzun bakma fırsatı veren yeni bir Tsai Ming-liang deneyimi Rizi. Kuşkusuz her zevke uygun değil ve rivayete göre jüri başkanı Jeremy Irons da filmi sıkıcı bulmuş ama yine de festivalden eli boş dönmemesi beklenirdi.

Rizi

Ana yarışmadaki diğer ödüllere kısaca değinmek gerekirse, Christian Petzold’un Undine’sindeki rolüyle Paula Beer’in ve Volevo Nascondermi’deki (Hidden Away) rolüyle Elio Germano’nun kazandığı ödüller sürpriz olmadı. Eliza Hittman’ın Never Rarely Sometimes Always’ine verilen Jüri Özel Ödülü ve DAU. Natasha’nın görüntü yönetmeni Jürgen Jürges’in Sanatsal Katkı Ödülü’ne layık bulunması da son derece yerinde kararlardı. Görmezden gelinmesi üzücü olan iki film ise, Kelly Reichardt’ın dostluk hikâyesi First Cow ile Brezilyalı Marco Dutra ve Caetano Gotardo’nun çok katmanlı kölelik karşıtı filmi Todos os Mortos’tu (All the Dead Ones).

Berlinale Günlükleri 2020 #2 >>>

Berlinale Günlükleri 2020 #1 >>>

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.