Bir An: Beşten Yediye Cléo

,

“Sabahlığının uçuşan tüyleri, ağır birer prangadan farksızdır. Bir kırılma ânının yaklaşmakta olduğunu biliriz…”

Genç şarkıcı Cléo, adeta bir tiyatro sahnesi kadar muntazam Parizyen stüdyosunda ünlü müzisyen Michel Legrand ve çömez fakat parlak bir söz yazarıyla prova yapmaktadır. Şakayla karışık da olsa müzik bilgisi sürekli aşağılanan ve küçümsenen Cléo, özellikle profesyonel besteci Legrand tarafından paramparça edilmekteyken, bir yandan da hiçbir şey yokmuş gibi davranmakta, üzerindeki süslü sabahlıkla bir star edasında süzülmekte, şımarıklık etmektedir. Aslında böyle “alttan almak” ve umurunda değilmiş gibi “rol kesmek” durumunda kalmasının Cléo’yu ne kadar incittiğini izleyiciler bilmektedir. Kanser olduğu şüphesiyle içi içini yemekte, son moda peruğu ve ihtişamlı sabahlığında ifade bulan cici kız rolünü taşımakta artık fazlasıyla zorlanmaktadır. Sabahlığının uçuşan tüyleri, ağır birer prangadan farksızdır. Bir kırılma ânının yaklaşmakta olduğunu biliriz. Bu esnada Legrand, Cléo’ya yeni besteledikleri bir şarkıyı uzatır ve bu yılın hiti olacağını ekler. Türkçeye ‘aşk çığlığı’ veya ‘aşk ağıdı’ olarak çevrilebilecek Cri d’Amour’u söylemeye başlar Cléo. Legrand’ın melankolik ilk notalarıyla birlikte, Varda’nın kamerası da hiç olmadığı kadar tuhaf davranmaya başlar. Akışkan bir dairesellikle sokulur Cléo’ya ve izleyicinin uzun zamandır beklediği türden bir temas kurulur. Cléo’yu ürküten her şey adeta şarkının sözleriyle birlikte içinden taşmakta, dışa akmaktadır: Yalnızlık, yaşlılık, yok oluş ve ölüm… Kamera yavaş yavaş Cléo’ya yaklaşırken, yüzünü mekândan soyutlayarak siyah bir arka plana yerleştirir. Legrand’ın piyanosuna yaylılar ve zengin bir orkestra eklenir, adeta katarsise ulaşan bir duygu yoğunluğu hasıl olur. Cléo’nun çaresiz gözlerinden yaşlar süzülür. Yüzüne iyice yaklaşmış olan kamera, şarkının ümitsiz bir mırıldanmayı andıran son notasıyla birlikte, apansızın uzaklaşıverir. Bu vertigo etkisiyle, adeta zorla çekilip çıkarılırız o yakın ve duygusal temastan. Cléo içinse bu şarkının yarattığı duygu yoğunluğu, her şeyin patladığı an olur. Bir sonraki sahnede tüm süslü kıyafetlerinden kurtulup kendini can havliyle sokağa atar, bambaşka bir kadın olmaya doğru… Aslı Özgen Tuncer

Beşten Yediye Cléo

(Cléo de 5 à 7, 1962)

Yön: Agnès Varda