Bir An: Kameralı Adam

,

1929 Moskova’sında gündelik yaşamın ritmini kuran tüm endüstriyel öğeleri gözler önüne seren Kameralı Adam’da özellikle bir an, sinemanın anlam üreten bir makine olduğunu izleyicilerin yüzüne çarpar. Hızla gitmekte olan bir at arabasının üzerinde hoş giyimli kadınlar, heyecanla konuşan bir adamı dinlemektedir. Kadınlardan biri, kameraya bakıp gülümser ve operatörün sinematografın kolunu çevirirken yaptığı hareketi taklit eder. Bir sonraki sahnede at arabasındaki ekibi daha uzaktan görürüz, ancak bu sefer görüntüye yeni bir katman eklenmiştir: At arabasıyla başa baş giden bir taşıt üzerinde Vertov sinematografı çalıştırmaktadır. Bir önceki sahnenin nasıl üretildiğini artık biliyoruzdur, peki ya izlemekte olduğumuz sahne? Vertov kuşkusuz bu soruyu uyandıracağının farkındadır. Bir sonraki sahnede aynı grubu yeniden görürüz, ancak koşulsuz varsaydığımız bedensiz, objektif, tanrısal bakışa artık inanmayız. Gördüğümüz görüntüyü kimin gözünden gördüğümüzün ve ne tür bir süreçten sonra gördüğümüzün farkındayızdır. Vertov için bu da yeterli değildir. Hareketli görüntülerin yarattığı ilüzyonu iyice kırmak ister. Hızla gitmekte olan at arabası, bir anda donup kalıverir! Bir fotoğrafla baş başayızdır artık. Bu an, sinemanın maddesel özüne belki de en yaklaştığımız andır. Hareketi çıkarınca elimizde ne kalır? Sadece gülümseyen bir yüz, konuşmakta olan bir kadın, gözleri yaşlı bir çocuk. Sonra görüntü birden hareketlenir, tekrar durur ve yeniden hareketlenir. Gülümsemenin sönüşü, konuşan kadının hararetli kavgası, gözleri yaşlı çocuğun tam ağlayacakken dikkatini dağıtan bir şeyle karşılaşması gibi geçiş anlarının verdiği tüm duygulanımların hareketin eseri olduğunu izleyicilere böyle hissettirir Vertov. Sinemanın izleyiciyle kurduğu müthiş zihinsel ve duygusal bağa olan inancının da bir göstergesidir bu. Bir sonraki adımda izleyicileri hareketsiz görüntülerin, hareketlendiğinde yaratacağı etkinin üretildiği kurgu masasına götürür. Elizabeta Svilova’nın film şeridini kesip biçen ellerinin montaj hattında çalışan işçilerin ellerinden farksız olduğunu ima eder. Hareketli görüntülerin kitleleri büyüleyen ilüzyonunun paramparça edildiği bu ânın izleyicisi, bundan böyle hiçbir görüntüyü aynı gözle görmeyecektir. Aslı Özgen Tuncer

Kameralı Adam 
(Chelovek s Kino-apparatom, 1929) 
Yön: Dziga Vertov