Şu An Okunan
BluTV’de İzleyebileceğiniz Ödüllü Yerli Filmler

BluTV’de İzleyebileceğiniz Ödüllü Yerli Filmler

Sonbahar

Dünya sinemasından geniş bir seçki barındıran BluTV’de aynı zamanda yerli sinemanın çeşitli festivallerden ödüllerle dönmüş güncel örnekleri de yer alıyor. Bu filmlerden beş tanesini sizler için seçtik.


Sonbahar

Yönetmenliğini Özcan Alper’in üstlendiği, başrollerini Onur Saylak ve Megi Kobaladze’nin paylaştığı Sonbahar (2008), on iki yıl cezaevinde kaldıktan sonra kötüleşen sağlık durumu nedeniyle serbest bırakılan siyasi mahkûm Yusuf’u izliyor. Çamlıhemşin’deki köyüne, yaşlı annesinin yanına dönen Yusuf, ekonomik koşullar yüzünden sadece yaşlıların kaldığı köyde, zamanını arkadaşı Mikhail’le yaşayamadıkları gençliklerini düşünerek ve akordu bozulan tulumunu onararak geçirir. Çoğu zaman hapishanedeki yaşamının alışkanlığıyla kendini eve kapatır ve bir iç hesaplaşmaya girer. Bir gün Mikhail’in zoruyla gittiği meyhanede gördüğü Gürcü konsomatris Elka’ya âşık olur. Yaklaşan ölümünü içinde saklarken, aşkından ayrılacak olmanın acısı da acısına katılır. Özcan Alper’in ilk uzun metrajı Sonbahar, Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film ödülüne layık görülmüş, yönetmeni Yeni Türkiye Sineması’nın en önemli isimlerinden biri hâline getirmişti.


Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Barış Bıçakçı’nın aynı adlı romanından Bıçakçı ve Seyfi Teoman tarafından uyarlanan Bizim Büyük Çaresizliğimiz (2011), iki yakın arkadaş Ender ve Çetin’in etrafında şekillenen sıra dışı bir aşk üçgenini konu alıyor. Arkadaşları Fikret Ankara’da üniversite öğrencisi olan kız kardeşi Nihal’in okulunu bitirene kadar, yani iki yıl boyunca, onlarla kalmasını ister. Birlikte yaşama hayalleri tam gerçekleşmişken üçüncü birinin eve gelmiş olması ilk başlarda Ender ve Çetin’i rahatsız etse de zamanla aralarında ev merkezli üçlü bir yakınlık oluşur; beraber vakit geçirmeye ve bundan hoşlanmaya başlarlar. Bir süre sonra kaçınılmaz olan gerçekleşir; Ender ve Çetin, birbirlerinden habersiz bir şekilde Nihal’e âşık olurlar. Başrollerini İlker Aksum, Fatih Al ve Güneş Sayın’ın paylaştığı Bizim Büyük Çaresizliğimiz, minimal anlatımı ve gündelik hayatın inceliklerine dikkat kesilen estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor.


Mavi Dalga

Mavi Dalga

Merve Kayan ve Zeynep Dadak’ın ilk uzun metrajı Mavi Dalga (2013), odağına Balıkesir’de yaşayan Deniz’in büyüme hikâyesini alıyor. Pek çok liseli akranı ve yakın arkadaşları gibi üniversiteye hazırlanan Deniz, yaşadığı kentten uzakta okumanın hayalini kurmaktadır. Bir yandan ergenlikle yetişkinlik arasındaki geçişin sancılarını hissederken bir yandan da geleceğe dair endişelerle, arkadaşlarıyla ilişkilerindeki sorunlarla boğuşur. Öte yandan aynı dönemde ülke çapında yaşanan doğalgaz kesintisi Balıkesir’i de etkilemiştir. Bir süre sonra Deniz, yaşadığı sorunlarda yalnız olmadığını fark edecektir. Uluslararası prömiyerini Berlinale’de yapan, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden En İyi İlk Film, En İyi Senaryo ve En İyi Kurgu ödülleriyle dönen Mavi Dalga’nınbaşrollerinde Ayris Alptekin, Onur Saylak, Barış Hacıhan, Nazlı Bulum, Albina Özden ve Begüm Akkaya yer alıyor.


Kumun Tadı

Dünya prömiyerini 64. Berlin Film Festivali’nde yapan Melisa Önel imzalı Kumun Tadı (2014), İstanbul’un tekinsiz mahalleleriyle, şehirden çok uzak olmayan Karadeniz sahilindeki yoksul bir sınır kasabası arasında gidip gelen Hamit’i odağına alıyor. İnsan kaçakçılığı yapan kömür taciri Ali için çalışan Hamit, kamyonetiyle kömür götürürken dönüşte kaçak göçmenler getirmektedir. Hamit’in tek tesellisi, yurtdışından bir araştırma projesi için çalışmaya gelmiş, botanik bilimci Denise’tir. Hamit ve Denise, geceleri denizin kenarında, ıssız bir kulübede gizlice buluşurlar. Yeni bir grup mültecinin kasabaya gelişi ve burada mahsur kalmasıyla beraber gerilim artarken ikilinin ilişkileri de kırılmaya başlar. Melisa Önel’in ilk uzun metrajı olan Kumun Tadı’nın başrollerini Mira Furlan, Timuçin Esen ve Ahmet Rıfat Şungar paylaşıyor.


Güvercin

Banu Sıvacı’nın ilk uzun metrajı Güvercin (2018), beslediği ve eğittiği güvercinler dışında hiçbir şeye ilgi duymayan genç bir adamın öyküsünü anlatıyor. Yusuf, Adana’nın kenar mahallelerinden birinde, abisi ve ablasıyla birlikte yaşamaktadır. Oturdukları evin çatısında, ölen babasından kalan güvercinlerini tutkuyla besleyip eğitmektedir. Maverdi adını verdiği dişi güverciniyle özel bir bağ kurmuştur. Abisi Yusuf’a, çalışması ve para kazanması konusunda baskı yapar. Kuşlarından başka bir dünya tanımayan Yusuf, çalışma hayatının ve mahallesinin gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Dünya prömiyerini 68. Berlin Film Festivali’nde yapan ve Ankara Film Festivali’nden En İyi İlk Film ödülüyle dönen Güvercin, başrolü üstlenen Kemal Burak Alper’in derinlikli oyunculuğuyla da dikkat çekiyor.

Hazırlayan: Erhan Bilen

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.