Şu An Okunan
Chungking Ekspresi’nden Düşkün Melekler’e: Son Kullanma Tarihi

Chungking Ekspresi’nden Düşkün Melekler’e: Son Kullanma Tarihi

Chungking Ekspresi

Wong Kar Wai, birbirini tamamlayan iki oyunbaz kara filmi Chungking Ekspresi ve Düşkün Melekler’de, Hong Kong’un dar mekânlarında kendilerine alışılmadık yerler açan karakterlerle vakit geçiriyor.


Bu yazı, Altyazı’nın Ekim 2013 tarihli 132. sayısında yayımlanmıştır.


Wong Kar Wai, büyük bütçeli epik filmi Zamanın Külleri’nin (Dung Che Sai Duk, 1994) bitmek bilmeyen zorlu kurgu aşamasındayken zihnini açmak, bir anlamda ‘tazelenmek’ amacıyla çekivermiş Chungking Ekspresi’ni (Chung Hing Sam Lam, 1994). (1) Film, kesişen ve paralellikler taşıyan iki aşk hikâyesinden oluşuyor. Düşkün Melekler (Duo Luo Tian Shi, 1995) de aslında bunun içinde yer alacak üçüncü bir hikâye olarak düşünülmüş, ancak sonra kendi başına bir filme dönüşmüş. Özellikle Chungking Ekspresi genellikle Fransız Yeni Dalgası ile birlikte anılır; (2) ki filmden adeta taşan sinema sevgisi ve Amerikan popüler kültürüyle kurulan neredeyse saplantılı ilişki (film boyunca tekrar tekrar çalan ‘California Dreamin’ şarkısını hatırlayın) düşünülünce bu hiç de şaşırtıcı değildir.

Kara Film Etkisi

Wong Kar Wai’nin gerçek bir sinefil olduğu, gerek Chungking Ekspresi’nde gerekse Düşkün Melekler’de hemen hissediliyor. (3) Yönetmen, melodramlardan aşina olduğumuz hikâyeleri, neredeyse tüm sinemaseverlerin ortak merakı olan kara filmin ikonografisini kullanarak anlatıyor. Öyle ki, bu filmler yer yer bir tür kara film parodisine dönüşüyorlar; çok eğlenceli olsalar da asla gülünçleşmiyorlar. Sinema kuramcısı Vivian Sobchack kara filmi, savaş sonrası Amerika’sını kasıp kavuran evsizlik halinin bir yansıması, bir yersiz yurtsuzluk türü olarak tanımlar. (4) ‘Evsizlik’ burada hem düz anlamıyla hem de mecazi olarak kullanılır: Kentlere göç hızla artmaktadır ancak şehirler henüz böyle bir nüfusu kaldırabilecek kadar yapılaşmamıştır, yeterli konut yoktur. Bunun sonucunda da emlak fiyatları aşırı yükselir. Öte yandan işsizlik de hızla artmaktadır ve yüksek ev kiralarını karşılayamayan pek çok insan evsiz kalır. Bununla birlikte savaşın yarattığı hayal kırıklığı Amerikalıların ‘vatan’ algısını zedelemiş ve aidiyet hislerini yıpratmıştır. Bu karanlık haletiruhiye, o dönemde çok sayıda üretilen, adı üstünde ‘kara’ filmlere sirayet eder; aidiyetsizlik hissi ise ifadesini geçici mekânlarda (ucuz moteller, kiralık odalar, yol kenarı benzin istasyonları, lokantalar…) ve ‘boşa geçirilen’ (işsiz geçen ya da hızlı ve kolay para kazanma yollarının hayal edildiği) zamanlarda bulur.

Wong Kar Wai, Chungking Ekspresi
Chungking Ekspresi

Chungking Ekspresi ile Düşkün Melekler’in çekildiği yıllarda (1994-95), 19. yüzyılın ortalarından beri İngiliz yönetiminde olan Hong Kong’un Çin’e ‘iade’ edilmesine yalnızca birkaç yıl kalmış olduğu (1997) düşünülünce, Wong’un kara filme başvurması ve filmlerin özellikle genç kitleler tarafından bu kadar sahiplenilmesi daha iyi anlaşılıyor. Bu, Hong Kong’da yaşayanlar için, zaten sorunlu olan vatan kavramının daha da derinden sorgulandığı, asla tam geliştirilememiş olan aidiyet hissinin de bir kez daha sarsıldığı bir dönem. O zamana kadar hem ekonomik hem de kültürel olarak tam bir ‘serbesti’ merkezi olan Hong Kong için, komünist Çin yönetimindeki bir geleceğin ne getireceği bilinmezken, Chungking Ekspresi’nin her karesine nüfuz eden ‘son kullanma tarihi’ teması ve kocaman dijital saatler yerli yerine oturuveriyor. Zaman bir saatli bomba gibi; her an her şey yerle bir olabilir. Wong’un karakterleri de aidiyet hislerini yitirmekte; onlar da tıpkı klasik kara filmkarakterleri gibi kayıp, yersiz yurtsuz. Yaşadıkları küçücük, sıkışık ve geçici mekânları kendilerine ait birer adacığa dönüştürseler bile yalnızlık peşlerini bırakmıyor. Oluşturdukları bu geçici barınaklarda, etraftaki sıradan eşyalarla duygusal konuşmalar yapacak kadar; ‘hızlı’ yemeklerini ayak üstü, tek başlarına sokaklarda yiyecek kadar yalnızlar. Hong Kong’da uygulanan emlak politikaları nedeniyle gittikçe daralan, küçülen yaşam alanları, Wong’un sağ kolu olan görüntü yönetmeni Chris Doyle’un kadraj içi kadrajları ve kısıtlı alan derinliği kullanmasıyla perdede iyice belirginleşiyor; son kullanma tarihlerinin zamansal baskısı yetmiyormuş gibi, karakterler, kapitalist politikaların sonucunda daraldıkça daralan mekânda da sıkışıp kalıyor. Bu filmlerde gökyüzü tek bir kez bile görünmüyor.

Düşkün Melekler

Bir ada olan Hong Kong’un çevresinden soyutlanmış olmasından da kaynaklanan aidiyetsizlik hissi, bu filmlerde bir tür kimliksizlik biçiminde de karşımıza çıkıyor. Karakterlerin İngilizce takma isimlerle (Blondie) ya da sayılarla (Polis 223 ya da 633) anılması onları belirli ‘kişi’ler olmaktan çıkarıp bir durumun, dönemin ya da neslin temsilcisi haline getiriyor sanki. Pek yakında bambaşka bir kültürel hegemonyanın boyunduruğu altına girecek olan bir kentin, geleceği belirsiz genç neslini temsil ediyor Wong’un melankolik kahramanları. Sarı peruklar ve güneş gözlükleri ‘Batılı’ görünmelerine neden olurken bir yandan da, ‘Doğu ile Batı’nın buluştuğu’ o kentlerden biri olan Hong Kong’un kültürel arada kalmışlığını da hatırlatıyor. (5) Ancak Wong’un yersiz yurtsuzluğu anlatmak için kullandığı belki de en çarpıcı yöntem, karakterlerin başkalarının mekânlarını geçici olarak sahiplenmeleri: Düşkün Melekler’de Ho Chi Moo geceleri başkalarının dükkânlarını işgal edip kendince bir süreliğine işletmelerini devralıyor (bir kent bu şekilde devredilebiliyorsa, bir dükkân neden edilemesin?). Chungking Ekspresi’inde ise Faye polisin evinde zaman geçiriyor, orayı yeniden düzenliyor, kendince bir ‘yuva’ kuruyor. Ama yalnızca kaçak birkaç saati orada geçirmek üzere.

Biniş Kartlarının Vaat Ettikleri

Chungking Ekspresi’yle Düşkün Melekler’deki bu ‘sahiplenme’ durumu bir yandan da filmlerin eleştirel damarını belirliyor. Ho Chi Moo’nun başkalarının dükkânlarını işgal etmesi ya da Faye’in polisin evini sahiplenmesi, kapitalist mülkiyet ilişkilerini alt üst ediyor. Wong’un karakterleri bu açıdan bakınca, Hong Kong’u tanımlayan vahşi kapitalist sisteme ait olamayan, onun dışında kalan kayıp ruhlar olarak çıkıyor karşımıza. Gündüzlerin tanımlı ve sınırlı ritmine uyum sağlayamadıkları (ya da sağlamak istemedikleri) için geceleri yaşıyorlar; sokakları iş adamlarından, dükkân sahiplerinden devralıp kendilerine mal ediyorlar. Ya da iş saatlerinde görevlerinden kaçıp başka birinin evini kendilerine yuva yapıp orada boş vakit geçiriyorlar. Hepsi de kara film karakterlerine yaraşır şekilde huzursuz ve uykusuzlar. Sanki bu dünyada bir şeylerin yanlış olduğunu yalnızca onlar hissediyor ama bunu kimselerle paylaşamıyorlar. Yalnızlıklarını, huzursuzluklarını ve filmlerin melankolik halini de bu belli belirsiz farkındalık perçinliyor. Tüm bunlar, oldukça oyunbaz bir kapitalizm eleştirisi olarak okunabilir. Hatta, Düşkün Melekler ile Chungking Ekspresi’ni klasik kara filmlerden ayıran ve onları daha ‘sıcak’ kılan özellikler de bu oyunbazlıkta gizli sanki: Bu türün klasik örneklerine hakim olan karamsarlık ve çıkışsızlık duygusunun aksine Wong’un filmleri hep ufak kaçış planlarını, sistemi kendince eğip bükme stratejilerini içinde barındırıyor. Daha da önemlisi, büyük servetler edinememenin dünyanın sonu olarak tanımlandığı klasik Hollywood filmlerinin aksine, Wong’un karakterleri kendilerince oluşturdukları ufak dünyalarda memnun olabilme ihtimalini de yaşatıyorlar. Her gün ananas yemenin tekdüzeliği, biniş kartlarının vaat ettiği hayalî diyarların verdiği uçucu ümitlerle kırılıveriyor.


NOTLAR

1 Bazı kaynaklarda Wong’un Chungking Ekspresi’ni, Zamanın Külleri’ni bitirmek için gereken nakit akışını sağlamak amacıyla çektiği de söyleniyor.

2 Örneğin, Amy Taubin filmi 90’ların Masculin Féminin’i (1966) olarak nitelendiriyor. <goo.gl/sfVB77>

3 Bir başka sinefil olan Quentin Tarantino’nun Chungking Ekspresi’nden bu kadar etkilenmiş olması da tesadüf değil muhtemelen.

4 Vivian Sobchack, ‘Lounge Time: Postwar Crisis and the Chronotope of Film Noir’,  Refiguring American Film Genres: History and Theory, haz. Nick Browne (University of California Press, 1998).

5 Blondie, Gena Rowlands’ın Gloria’daki (1980) haline gönderme olarak tasarlanmış.


Düşkün Melekler ve Chungking Ekspresi MUBI Türkiye’de izlenebiliyor.

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.