Şu An Okunan
Altın Lale Ulusal Yarışma İzlenimleri – III

Altın Lale Ulusal Yarışma İzlenimleri – III

Deniz Seviyesi

Yönetmen: Esra Saydam, Nisan Dağ
Senaryo: Esra Saydam, Nisan Dağ
Oyuncular: Damla Sönmez, Ahmet Rıfat Şungar, Jacob Fishel, Sanem Öge, Hakan Karsak
Türkiye, ABD / 2014 / DCP / Renkli / 105´ / Türkçe, İngilizce

Esra Saydam ve Nisan Dağ’ın birlikte yazıp yönettikleri, ikisinin de ilk uzun metrajlı filmleri olan Deniz Seviyesi, esasen çatışması ya da karşılaşması gereken karakterlerin göstere göstere karşılaştığı ve çatıştığı, dolayısıyla seyircinin senaryonun yapısını fark etmesinden çekinmeyen, tür filmlerinden alışık olduğumuz bir hikâye anlatma yolunu takip ediyor. Ama bazen de her sahnenin bir amaca hizmet etmek zorunda olmadığı, hatta bazen filmin ritminin aksatılmasının da göze alındığı, anların peşine düşen, karakterin izlenimlerine öncelik veren bir anlatma yolunun da izleri var. Fakat bu iki tarzın güçlü bir şekilde bir araya gelip birbirine karışmasına engel olan bir şey var sanki… Filmi izlerken ara ara insanın zihninde beliren, film bittiğinde ise hâlâ cevapsız kalmış bir soru bu belki de. Neden filmin ana karakteri Damla’nın, yaşadıklarından biriktirdiği deneyimi ifade edeceği alan sessizlik ve pişmanlık ile sınırlandırılmış? Hele ki, hem Damla’nın eski sevgilisi Burak hem de kocası Kevin, sağduyulu davranmaktan, yeri geldiğinde anlamlı bir hikâye anlatmaktan, bilgece sözler etmekten hiç geri durmazken… Damla’nın hayatındaki bu iki erkeği geçelim, ne ablasından, ne eniştesinden, ne de yazlık sitedeki bir komşudan tek bir ‘tatsız’ davranış görmediğimiz, bu iyi insanların filminde Damla’nın sergileyeceği bir erdem, soracağı bir soru yok mu gerçekten? Daha çok Burak’ın yıllarca hayalini kurmuş olabileceği bu özür/itiraf sahnesini sahnelemekten daha iyisini yapamaz mı Damla?

Bu sorular belki biraz da bir filmde yapılması en zor olan şeylerden biriyle ilgili. Geçen zaman karaktere ne yapmıştır? Hele ki filmde anlatılan hikâye evreninin öncesindeki bir zamandan bahsediyorsak… ABD’deki yılları Damla’ya diploma, iş, koca ve doğmayı bekleyen bir bebek vermek dışında ne yapmıştır? Eğer bu bir tür eve dönüş filmi olmasa, belki Damla’yı kafamızdaki bir tür genç profesyonel kadın imajına oturtup filmi izlemeye koyulmak mümkün olabilirdi. Ama yüzleşmediği eski sevgiliyle yüzleşecek olmanın tedirginliğiyle Amerikalı kocası ve karnında bebeğiyle geri dönüyor. Ertelenmiş bütün çatışmalar, karşılaşmalar, yüzleşmeler teker teker sırayla yaşanıyor.  Ama Damla’nın sevgilisi, kardeşi, arkadaşı her şeyi olmuş Burak’la paylaşamamış olduklarının yarattığı sessiz ayrılığın yükü hem sert bir nasır, hem de bir dayanıklılık yaratmamış mıdır? Bu yükle yapılabilecek tek şey gerçekten özür dilemek midir?  Deniz Seviyesi‘nin insanı kolayca sarıp içine alan atmosferi, mizahı elden bırakmayan yüzleşme sıkıntısı, Burak rolünde Ahmet Rıfat Şungar’ın ve Kevin Rolünde Jacob Fishel’in iyi oyunculukları biraz bu sorunun gölgesinde kalıyor… Keşke filmin yönetmenleri, Burak’ın hep psikopat olduğunu söylediği Damla’yı canlandıran Damla Sönmez’e, taşıyacak bir bebek ve kaygılı, huzursuz, her an arıza çıkaracakmış gibi duran bakışlardan biraz daha fazlasını verselermiş… Belki o zaman, görüntü yönetmenliğinde, yönetimde, oyunculuklarda, kurguda ayrı ayrı insanı cezbeden anlar, sahneler seyirciyi kolayca örülmüş neden-sonuç örgüsünün ötesine, sezgilerimizle, anılarımızla yaklaşmaya çalışacağımız, çözümlenemeyecek, belki de boğazımızda düğümlenecek bir duruşa yaklaştırabilirmiş. Enis Köstepen

33. İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma’daki filmlerden Bir Varmış Bir Yokmuş, Ayhan Hanım ve Sesime Gel izlenimlerimizi okumak için: www.altyazi.net/gozecarpanlar/altin-lale-ulusal-yarisma-izlenimleri-ii

Kumun Tadı, İtirazım Var ve Ben O Değilim izlenimlerimizi okumak için:
www.altyazi.net/gozecarpanlar/altin-lale-ulusal-yarisma-izlenimleri

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.