Bir An: Arizona Rüyası

,

Bu sahne filmin sonuna doğru: Havada mutluluk gibi bir şey var. Meksikalı çalgıcılar durmadan çalıp söylüyor; Elaine, Paul, Axel ve Grace zıplaya döne dans ediyor, tavandaki pervane bile neşeyi fazla kaçırmış, oradan buradan süsler sarkıyor, masada kocaman bir doğum günü pastası duruyor. Mutluluktan zil zurna bir ev bu. Sonra Grace pastanın mumlarını yakıyor, ama pastanın mumları eksilmiş biraz, zira Elaine kırk beş yaşına giriyor olmalı o gün, ama belli ki kaşla göz arasında mumların bir kısmını saklamayı başarmış. Grace’in gözünden hiçbir şey kaçmıyor elbette, ne de olsa bu doğum günü partisinin tedarikçisi o, herkesi ve her şeyi bir araya getiren o. Ve derken bir baş dönmesi daha: Grace kollarını iki yana açmış kendi etrafında dönüyor ve sonra köşedeki sandalyeye yığılıyor. Bunu yalnız Axel görüyor. Bir sarhoş yığılması bu, ilk bakışta. Ama Grace’in aklı her zaman başında. Çünkü o kaktüs diyarına kurulmuş koca ev, Grace’in boynuna bir iple bağlı; Grace nereye gitse o koca evi de sürüklemek zorunda. Bu yüzden ne sarhoş olup kendinden geçebilir ne de bir rüyanın peşi sıra koşabilir. Ayrıca halletmesi gereken bir sürü iş var daha, başkalarının mutluluğu için.

Yine de sandalyeye yığıldığı o anda Grace çok mutlu. Öyle mutlu ki sandalyesi havalanıyor, sandalyenin bir rüzgârı var, sandalyeye bağlanmış balonların ve Grace’in saçlarının da. Ama o rüzgâr yalnız Grace’e değiyor. Başı tavana vardığında gözlerini açıyor Grace. Odayı ve hayatı yapan eşya ve insana yukarıdan bakıyor. Bu mucize, yalnız bir kişilik. Ama bu mucizeyi Axel da görüyor.

Sanki hayatında ilk kez mutlu oluyor Grace. Ama bu ilk deneyim karşısında hiç de bakir değil. Çokça bilen birinin gözleriyle bakıyor etrafına. Nefis bir kokunun tadını çıkarır gibi. Kendi miracının seyrine dalıyor, sakin ve kararlı. Sonra sandalye yavaş yavaş inmeye başlıyor. Başlangıç noktasına geri dönüyor. Sandalye yere konduğunda “vakit geldi” diyor Grace. Doğum günü pastasını getirmek üzere sahneden çıkıyor.

Grace’in yükselişiyle yüzü ışıyan Axel’ın yüzünün yarısı soluyor o an. Vaktin geldiğini anlıyor. En korkunç karara en mutlu anda varıldığını, mucizenin ancak mutlak acz içinde açığa çıktığını, hayat sevinciyle ölmek arzusunun bir ve tek olduğunu ve Grace’in artık ölmeye hazır olduğunu da. Çünkü Axel Grace’e âşık. Birgül Oğuz

Arizona Rüyası (Arizona Dream, 1992)
YÖN: EMIR KUSTURICA