Bir An: Elly Hakkında

,

Kendimizi nasıl konumlandırırız, etrafımız bizi nasıl konumlandırır? Yaşamımızın değeri, başkalarının yaşamındaki yer kadar mıdır, saf varlığımızın, benliğimizin oylumu var mıdır? Yas, yokluğumuz için mi tutulur, parçası olmayacağımız yaşamlarda yarattığımız anlam boşluğu/kayması için mi?

Kadın, üstünde suçlayan bakışlar, mutfağa girer, adam kapıyı ardından kapar. Boş duvarlar. Ortada masa. Elly orada değildir. Bu iki yabancının karşılaşması bu yokluk üstünedir. Ne ki, havada asılı soru, nerede olduğu değil, o evdeki varlığı, sırları; yokluğunun değil, namusunun sorumluluğunu kimin alacağıdır. Kadın, izin ister, oturabilir miyim, der. Adam oralı olmaz, kadının öncelikle sorusunu yanıtlamasını ister: Benden söz etti mi? Kendi varlığına, nişanlı olmasına karşın, Elly niçin o evde, o insanlarladır? Kadın, duraksar, gerçek ile yalan arasında gidip gelir –gerçek onu ve çevresini, yalan Elly’yi lekeleyecektir. Adam, oturmasını, tek soruyu, bir tek o soruyu yanıtlamasını ister. Artık bir sorgudur bu. Adam yukarıda, masaya ellerini koymuş, kadın aşağıda, omuzları düşmüş. Elly ölmüş olabilir. Kaybolmuş, kaçmış olabilir. Elly zaten hiç orada değildir. Neredeyse ete bürünmüş varlığıyla sorudur odada olan. Soru, önce adamın gözündedir, sonra kadının kaçırdığı bakışta, kamburunda, yüzünü sildiği başörtüsünde, aralarındaki mesafede. En sonunda yanıt niyetine yalanda.

O an, birçok şey hakkındadır. Adamın, artık var olmayan Elly’nin üstünde ne kadar yaptırıma sahip olduğunu anlama; kadının, kendine karşın, kendini ve çevresini koruma çabası. Bir tek Elly hakkında değil. Sine Ergün

Elly Hakkında (Darbareye Elly, 2009)
YÖN: ASGHAR FARHADİ