Şu An Okunan
Paul Schrader’a Göre Sinemanın Geleceği…

Paul Schrader’a Göre Sinemanın Geleceği…

Figüranlardan birinde COVID-19 çıkması üzerine setinin durdurulmasına isyan eden Facebook gönderisiyle tepki çeken Schrader, sinema salonlarının geleceğin kültürel hayatında nasıl bir yer edinebileceğine ilişkin görüşlerini anlattı.

Paul Schrader’ın geçtiğimiz Mart ayında, yeni filmi The Card Counter’ın prodüksiyonunun durdurulmasına isyan eden bir Facebook gönderisi paylaşması bir hayli tepki çekmişti. Schrader, Oscar Isaac, Tye Sheridan ve Willem Dafoe’nun rol aldığı filmin yirmi günlük çekim sürecinin on beşinci günündeyken figüranlardan birinde Corona virüsü olduğu saptanmış ve set çalışması sona erdirilmişti. Schrader Facebook gönderisinde filmi ne olursa olsun bitirmeyi tercih edeceğini belirtmiş ve şöyle demişti: “Yaşlıyım ve astımım var. İşi yaparken ölmekten daha iyi bir ölüm şekli ne olabilir ki?” Set çalışanlarının güvenliğini umursamayan bu paylaşım, Schrader’ın sosyal medyada ilk tepki çekişi değildi. Sinemacı geçen yıl da, rol için doğru oyuncu olduğu sürece, (cinsel tacizle suçlanan) Kevin Spacey’ye rol vermekten çekinmeyeceğini söylemiş ve eleştirilerin hedefi olmuştu.

Taksi Şoförü’nün (Taxi Driver, 1976) senaryo yazarı, Amerikan Jigolo (American Gigolo, 1980) ve Kedi Kız’ın (Cat People, 1982) yönetmeni Schrader, Vulture dergisine verdiği röportajda, COVID-19 sonrasında sinemayla ilgili öngörülerini paylaştı.

Schrader’ın, sinema salonlarının yeniden kültürel hayatın önemli bir parçası olup olamayacağına iklişkin beklentisi şöyle: “Bence tırnaklarıyla tutunuyordu ve şimdi birisi o tırnakları kesti ve geri gelişi, ancak özel bir biçimde, blues kulüplerinin ve senfonilerin geri dönüşü gibi olacak. Ama önceden sahip olduğu profili yeniden elde edebileceğini düşünmüyorum. Sanırım multipleks sinemalar için hazırlanmış büyük gösteriler yaşamaya devam eder. O da tehlikede gerçi. Ama en garantili seçenek olarak çocuk filmleri geri gelebilir. Tabii eğer sinema zincirleri ayakta kalabilirse… Sekiz ay boyunca kapalı kalacak olurlarsa, hangi noktaya kadar binalarına sahip çıkabilirler?

Şu anda, görsel-işitsel eğlencenin yeniden yapılanmasına şahit oluyoruz ve altı ay öncesine geri dönebileceğimizi sanmıyorum. Sanal film festivalleri, sanal eleştiriler, Zoom toplulukları, sanal kırmızı halılarla yeni bir sinema cemiyeti oluşabilir ama sinema salonu deneyimi öldü. Bir başka seçenek de, akıllı dijital platformlarla işbirliği yapacak küçük film kulüpleri kuracak olmamız olabilir. Sokağa çıkıp kamusal bir deneyim yaşamak istiyorsak, yeni bir yol geliştirmemiz gerekecek. Özel film kulüpleri mesela. Sinemaların, hayatta kalmak için alkolün artık patlamış mısırın yerini aldığını kabul etmesi gerek.”

Schrader, dijital öncesi döneme ait bir şöhreti olduğu için bir sinemacı olarak kendisini şanslı hissediyor ama genç sinemacıların işinin zor olduğunu düşünüyor: “Beyzbol gibi düşünün. Şu an bir yıldız olmanın eşiğinde 200-300 oyuncu var ama bu yaz oynamayacaklar ve gelecek yaz, aynı işi isteyen başka 200-300 çocuk daha olacak.”

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.