Şu An Okunan
Yeni Türkiye Sinemasında Sınıfsal Görünümler: 2010’ların Sinemasına Sınıfla Bakmak

Yeni Türkiye Sinemasında Sınıfsal Görünümler: 2010’ların Sinemasına Sınıfla Bakmak

Babamın Kanatları

Janet Barış’ın geçtiğimiz günlerde çıkan kitabı ‘Yeni Türkiye Sinemasında Sınıfsal Görünümler’, 2010’ların Türkiye sinemasına sınıfsal bir perspektiften bakıyor. Son on yılda Türkiye bağımsız sinemasında üretilen filmlerdeki sınıfsal görünümlere bakan çalışma, aynı zamanda bir kategorilendirme ve tarihlendirme önerisi de yapıyor.

Malum, Türkiye toplumu uzunca bir süredir sert bir dönüşümün içinden geçiyor. Bilhassa 2010’lu yılların başından bu yana yaşadığımız toplumsal yarılmanın etkileri derinleştikçe günlük yaşamın her köşesine sızan bir sosyo-politik kutuplaşmanın hayatın her alanında belirleyici faktör olmasını deneyimliyoruz. Öte yandan etkileri en fazla güncel politika düzeyinde görünür olan bu toplumsal kutuplaşmanın sıklıkla sınıfsal bağlamından azadeleştirildiğine, akut gündemin bu bağlamı ıskaladığına da tanıklık ediyoruz. Belki de bu yüzden, ülkedeki sanat üretiminin, sanatsal tahayyülün geçirdiği evrelerin izini sürmek bu güncel hayhuyun bir adım dışına çıkıp olan biteni daha sağlıklı bir perspektiften görmek ve gerçeklikle doğru dolayımları kurabilmek açısından önemli olanaklar sunuyor, her zaman olduğu gibi. 

Toz Bezi
Toz Bezi

Janet Barış’ın Mayıs ayında Doruk Yayınları’ndan çıkan ‘Yeni Türkiye Sinemasında Sınıfsal Görünümler’ kitabı böyle bir ön kabulden ve önemli bir tespitten yola çıkan bir çalışma. Janet Barış, kitabında Türkiye sinemasında 2010 sonrasında üretilen pek çok filmde sınıf meselesinin önemli bir rol oynadığı, anlatılan hikâyelerin ve karakterlerin tanımlayıcı öğeleri olarak kullanıldığı tespitini yapıyor. Genelde üretimlerine 1990’lar ve 2000’lerde başlayan bir kuşak yönetmenle ilişkilendirilen ve toplumsal bağlamlardan çok kişisel anlatılarıyla bilinen ‘Yeni Türkiye Sineması’ çerçevesinin 2010’lu yıllarda üretilen filmlerle sınıfsal bir perspektif kazandığını ve “kapısı açık bırakılmış bir meselenin yeniden fokurdadığı”nı söylüyor. Bu tespitten hareketle söz konusu bağlamın izlerini ve yaşanan dönüşümlerin görünümlerini bu on yılı aşkın süre boyunca Türkiye bağımsız sinemasında üretilen pek çok filmin tahayyülünde arıyor. 

Dönemsel Perspektif

Janet Barış’ı uzun yıllardır devam eden sinema yazarlığı kariyeriyle ve pek çok önemli yayına sunduğu güncel sinema yazılarının yanı sıra akademisyen kimliğiyle de tanıyoruz. Barış, kitabında bu iki deneyimi birleştirerek tanıklık ettiği bu zamana dair bir kategorilendirme ve tarihlendirme önerisi yapıyor. Dört ana bölüm ve bir ek söyleşi bölümünden oluşan ‘Yeni Türkiye Sinemasında Sınıfsal Görünümler’de örnek olarak seçilen on yedi film, tematik ve sunduğu sınıfsal görünümler açısından sınıflandırılıyor ve her biri ayrı bir yazının konusuymuşçasına, kitabın ana fikrine hizmet eden bir perspektiften değerlendiriliyor. Toz Bezi (2015) ve Babamın Kanatları (2016) gibi işçi sınıfı temsillerine odaklanan filmler üzerinden “yoksul sınıfın çıkmazı”nı araştıran Barış, Çoğunluk (2010), Kusursuzlar (2013) ve Albüm (2016) gibi orta sınıf temsillerini, Son Çıkış (2017) ve Küçük Şeyler (2019) gibi beyaz yakalı anlatılarını, Hayatboyu (2013) ve Kış Uykusu (2014) gibi ‘aydın’ görünümleri sunan burjuvazi hikâyelerini yan yana ele alıyor ve çerçevelendiriyor. 

Albüm
Albüm

Kitabın son kısmında ise bir yuvarlak masa mantığında kurgulanan toplu bir söyleşiye yer veriliyor. Kitabın ele aldığı spesifik dönemden başlayan ancak genel olarak sinemada sınıf temsillerinin ontolojisine, tarihine ve sunduğu tartışma ihtimallerine dair genel bir söyleşinin devam ettirildiği bu kısım, aslında kitabın kendini revizeye açması ve konuyu tartışmaya açarak bitirmesi anlamını da taşıyor. Zira bu söyleşiye katılan isimler arasında kitapta incelenen filmlerin yönetmenleri ve konu üzerine sıklıkla düşünen sinema yazarları mevcut. Yönetmenler Seren Yüce, Kıvanç Sezer ve Emine Emel Balcı’nın hem kendi üretim deneyimleri hem de sinemada sınıfa bakmak ve bir karakterin dünyasında sınıfın yeri gibi konulara yaklaşımının Şenay Aydemir ve Fırat Yücel gibi döneme bu perspektiften tanıklık etmiş sinema yazarlarının görüşleriyle birlikte sunulması tartışmayı geleceğe taşıma anlamında önemli bir katkı yapıyor. Böylece kitap, Türkiye sinemasında “kapısı açık bırakılmış” sınıf meselesini yine açık bir kapıyla okura emanet ediyor. 

Janet Barış’ın kitabı, hem 2010’lar sinemasına kazandırdığı dönemsel bakış açışı hem de perspektifini sıklıkla sınıfsal analizin temel metinleriyle ilişkilendirerek uyguladığı özenli yöntemi ve titiz analizleriyle sinemaya meraklı herkesin ilgisini hak ediyor. Öte yandan içinden geçtiğimiz ve hikâyesinin nasıl anlatılacağı hâlâ belirsiz ve tartışmalı olan bu dönemin izlerini sürmek isteyen her okur için de faydalı olabilecek bir çalışma ‘Yeni Türkiye Sinemasında Sınıfsal Görünümler’.

Yeni Türkiye Sinemasında Sınıfsal Görünümler / Janet Barış / Doruk Yayınları / 169 sayfa / Mayıs 2021

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.