Şu An Okunan
Kerr: Dünyanın Acımasız Sabitliği

Kerr: Dünyanın Acımasız Sabitliği

Kerr

Tayfun Pirselimoğlu’nun yeni filmi Kerr, donmuş zamanda asılı kalmış bir kasabada geçen Kafkaesk bir hikâye; polisiyeden korkuya uzanırken yer yer karanlık mizahıyla nefes aldıran tekinsiz bir masal.


Bu yazı, ilk olarak ‘Altyazı’nın 2021 Yıllığı’nda yayımlanmıştır.


Advertisement

Tayfun Pirselimoğlu imzalı Kerr, babasının cenazesi için eskiden yaşadığı kasabaya dönen bir adamın kendini içinde bulduğu tuhaf kıskacı konu alıyor. Nereden geldiğini ve nereye gittiğini bilmediğimiz bu isimsiz adam, eski bir masalın kahramanı gibi. Pirselimoğlu sinemasının olmazsa olmazı ifadesiz oyunculuklar ve sabit kadrajlar, zamanın çoktan durduğu izlenimini veren bu kasabayı daha da iç bunaltıcı hâle getiriyor.

Kerr

Filmin başında, geldiği tren istasyonunda bir cinayete tanık olan kahramanımız, film boyunca hiçbir sorusuna cevap alamıyor, cinayeti aydınlatma çabaları sonuçsuz kalıyor, hatta giderek asıl şüpheli hâline geliyor. Hikâye ilerledikçe gerçeklikle bağımızı yitiriyoruz, ortada sokak köpeklerinden kaynaklı bir karantina söylentisi dolaşmaya başlıyor. Kahramanımızın ‘sıradanlığı’ ve diğerlerinin tuhaflığı arasındaki uçurum gitgide büyüyor. Bir polisiye gibi başlayan film, her yanı kaplayan sis, daracık boş sokaklar ve tekinsiz katilin şehre musallat oluşuyla korkuyla fantastik arası bir yere savruluyor. Yeraltından gelen tuhaf caz müzik, kırmızı perdelerle kaplı pavyon ve hiçbir yere varmayan diyaloglar bu atmosferi Lynchvari bir hale getiriyor. Sürekli “ülkenin durumu ne olacak” minvalinde cümleler duysak da, ne zamandan ne de mekândan eminiz.

Terk edilmiş gibi duran ve bir hayalet kasabayı andıran bu hiçliğin ortasında, herhangi bir olayda ya da ilişkide mantık aramak beyhude. Kelimelerin ve cümlelerin anlamsızlığı, kahramanın isimsizliği ve çileden çıkartıcı bürokratik süreçleriyle her yönüyle Kafkaesk bir dünya var karşımızda. Her ne kadar film gitgide çıkışsız bir yere savrulsa da, Pirselimoğlu’nun kendine has absürt ve karanlık mizahı ara ara bu dünyayı yumuşatıyor. Erdem Şenocak’ın canlandırdığı isimsiz kahramanımız yavaş yavaş çığrından çıktıkça, kadrajın ve dünyanın acımasız sabitliği ve durağanlığı daha da batmaya başlıyor gözümüze ve soruyoruz: Acaba zamanın yok olması mıdır cehennem?


Kerr, 22 Nisan’dan itibaren Başka Sinema salonlarında gösterimde.


‘Altyazı’nın 2021 Yıllığı’nı matbu olarak satın almak için tıklayın.

© 2013-2022 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.