Şu An Okunan
Masumlar: İçerideki Sıradanlar Dışarıdaki Özellere Karşı

Masumlar: İçerideki Sıradanlar Dışarıdaki Özellere Karşı

Masumlar

Masumlar Oslo’nun çeperlerinde yaşayan, telekinetik güçlere sahip bir grup çocuğun gizem dolu öyküsünü anlatıyor. Eskil Vogt imzalı film, gerilim duygusunu baştan sona korumayı başarmakla birlikte özellikle son bölümünde asıl meselesini unutarak sıradanlaşıyor.

İlk kez yan yana gelmiş herhangi iki çocuk arasında gerçekleşebilecek son derece sıradan bir sahneyle karşılaşıyoruz Masumlar’ın (De Uskyldige, 2021) başlarında. Kahramanımız Ida ile yeni taşındıkları mahalledeki müstakbel arkadaşı Ben ormanda yürüyorlar. Yeni tanışan iki yetişkinin birbirlerine işlerini ya da medeni durumlarını sorduğu başlıca diyalogların aksine Ida ve Ben birbirlerine yeteneklerini göstererek tanışıyorlar, aslında biraz tüm çocuklar gibi. Bu da bir bakıma kimliklerini yeteneklerine ve yeteneklerinin niteliklerine göre oluşturmalarını sağlıyor. Aslında aynı amaca hizmet eden ama yetişkinlerden daha ilkel bir yolla, daha doğrudan tanışıyorlar. Ancak dışarıdan bakıldığında gayet sıradan duran bu manzara ve içindeki masum görünümlü çocuklar (ve yetenekleri) göründükleri kadar sıradan değiller. Masumlar da tam olarak dışarıdan anlamanın mümkün olmadığı ve yetişkinlerin erişimine izin verilmeyen bu küçük ama garip dünyanın içine davet ediyor seyircisini.

Uzun süreli dostu ve iş ortağı Joachim Trier’in filmlerinde imza attığı senaryolarıyla adını dünyaya duyuran ve 2014 yılında ilk yönetmenlik denemesi Körlük’le (Blind) dikkatleri üzerine çeken Eskil Vogt, yedi yıllık aranın ardından yeniden masasından kalkıp sete iniyor. Geçtiğimiz yılki Cannes Film Festivali’nde Ana Yarışma’nın en ilgi çekici filmlerinden Dünyanın En Kötü İnsanı’nın (Verdens Verste Menneske, 2021) senaryosunu Trier’le birlikte kaleme alan Vogt, aynı zamanda festivalin Belirli Bir Bakış bölümünde yazıp yönettiği Masumlar’la da adından söz ettirmişti. Yeni tanışmış bir grup çocuğun kendi aralarındaki ilişkilere ve (hem ayrı ayrı hem de birlikte) çevreleriyle iletişimlerine odaklanan nevi şahsına münhasır bir gerilim filmi Masumlar. İlk yönetmenliği Körlük’ün yer yer deneysel ve sınırları zorlayan anlatısının aksine, burada daha doğrusal akışa sahip ve takibi kolay bir üslup ortaya koyan Vogt, çocukların yetişkinlerden ayrılan dünyasını uç noktalara götürerek filmini farklı bir zemine oturtuyor.

Mahallede Yeni Olmak

Ida, otizmli ablası Anna ve genç anne babasıyla birlikte Oslo’nun merkezden görece uzak mahallelerinden birinde bir toplu konut sitesine taşınıyor. Adım adım hem Anna’nın yaşadığı sağlık problemlerinin detaylarını hem de Ida’nın aile içindeki rolünü öğreniyoruz. Çok geçmeden Ida aracılığıyla bu yeni çevreyi keşfetmeye başlıyoruz: Arkadaş edinme konusunda fazlaca hevesli olan Ida, dışa dönük karakteri sayesinde yeni ortamına çabucak uyum sağlıyor. Ben’le yaşadığı şaşırtıcı ve etkileyici tanışmanın hemen ardından ablası Anna’nın ve yaşıtları bir başka komşu olan Aisha’nın da katılımıyla küçük bir arkadaş grubu oluşturuyorlar. Bu süreç boyunca gördüğümüz tüm yetişkinler, dünya üzerinde milyonlarca benzerine rastlanabilecek toplu konut yapıları arasında, kendini tamamen günlük rutinlerine kaptırmış insanlar. Film, izlediğimiz manzarada ilgi çekici olanın bu “sıradan insanlar” yerine çocuklar olduğuna dikkat çekerek daha ilk andan iki dünya arasına keskin bir çizgi çekiyor. Ancak bir yandan da hâlihazırda daha ilgi çekici olan çocukların dünyasının bu küçük grup özelinde farklı bir mertebede işlediğini de görüyoruz. Çünkü telekinetik yeteneklere sahip Ben’in yine telekinezi yoluyla düşünceleri okuyabilen ve iletişim kurabilen Aisha’yla yan yana gelmesi, bu küçük çeteyi normal çocuk oyunları oynayan bir arkadaş grubundan farklı kılıyor. Küçük yaşından itibaren yavaş yavaş konuşma ve tepki verme yetilerini kaybetmiş olan Anna, özellikle Aisha yanındayken iletişim kurabilmeye ve tepki verebilmeye başlıyor. Bu fantastik dörtlü içinde tek özel gücü diğer üçünü bir araya getirmesi olan Ida da yaşına uygun bir kabul dürtüsüyle söz konusu metafizik eğlenceyi hızlıca normalleştiriyor ve bir noktaya kadar bu durumun keyfini sürüyor. Ancak çocukların ve dünyalarının ne kadar acımasız olduğuna dair o meşhur sözleri hatırlatacak ve filmin gerilim tonunu iyice yükseltecek birtakım gelişmeler çok geçmeden perdede belirmeye başlıyor.

Masumlar

Kötü Tohum: Sonsuzluk Savaşı

Filmin, karşımıza çıkan her yeni karakteri adım adım derinleştiren ve hikâyeyi takip etme isteğini arttıran bir metin kurgusu var. Neredeyse hiçbir detayın gereksiz olmadığı, birbirini tamamlayan parçalarla örülmüş bir senaryoyla seyircisine boşluk tanımayan ama iyi yazılmış bir anaakım film gibi ilerliyor Masumlar. Önemli detaylardan biri de grup içinde Anna’nın özel durumunun ve Ben ile Aisha’nın Asya ve Ortadoğu kökenlerinin özellikle gösterilmesi. Söz konusu “süper güç”lerin normalde kimsenin oynamak ya da arkadaşlık kurmak istemediği üçlüye atfedilmesi, doğabilecek çocuksu ancak tehlikeli intikam duygusunun da altını dolduruyor bir noktaya kadar. Söz konusu olağanüstü güçler, herhangi bir arkadaşlık içerisinde rastlanılabilecek olağan duygu değişimleriyle birleşince kendi gerilimini barındıran bir düello çıkıveriyor ortaya. Grup içerisindeki iletişimden doğan ufak öfke krizlerinin ya da “şeytan dürtmesi” gibi derinden bir yerden gelen sebepsiz kötücül eylemlerin bizim kahramanlarımız için telafi edilemeyecek sonuçlar doğurabileceğini biliyoruz.

Bu noktada filmin, aynı adı paylaştığı 1961 yapımı meşhur The Innocents başta olmak üzere, Kötü Tohum (The Bad Seed, 1956) ve Kim Bir Çocuğu Öldürebilir ki? (¿Quién Puede Matar a un Niño?, 1976) gibi kahramanları (hattâ bizzat korku unsurları) çocuk olan gerilim klasiklerinin kanalına geçeceğini düşünüyoruz. Ancak uzun süre incelikle yazılmış ve gerilim dozunu yerinde yükselten bir drama gibi hareket eden Masumlar, bir anda kahramanlarının arasındaki bağı koparıyor. Filmin, en masum olan çocuklar da dâhil olmak üzere herkesin içinde yer aldığını ima ettiği kötülük duygusu bir anda yalnızca Ben’e yükleniyor. Ben, Aisha ile Anna’nın kendisini durdurma çabalarına sert bir karşılık verince, hikâye bir anda süper kahraman filmlerindekine benzer bir grup içi savaşa direksiyon kırıyor. Filmdeki bu ani kırılma o âna kadar taş üstüne taş koyarak geliştirdiği karakterlerin derinliklerini hiçe sayıp metnin ifade ettiği neredeyse her temsili yıkıyor. Bu tercihin ardındaki motivasyonu anlamak güç; kendini göz kırpmadan izleten ilgi çekici bir hikâyenin burada bir fırsatı teptiğini belirtmek gerek.

Masumlar

Empatiden Taraf Olmak

Masumlar güçlü bir teknik yetkinliğe sahip. İzleyeni iyice içine çeken ve hikâyenin gerilim duygusuna derinlik katan yoğun ses tasarımı film boyunca kulağımızdan düşmüyor. Öte yandan filmin görüntü yönetmenliğini üstlenen ve Victoria’daki (2015) üstün “fiziksel” performansı başta olmak üzere İnatçılar (Hrútar, 2015), Körkütük (Druk, 2020) ve Shirley (2020) gibi son yılların kayda değer birçok yapımıyla dikkatleri üzerine çeken Sturla Brandth Grøvlen’e burada özel bir not düşmek gerek. Yerleştirilmiş kadrajlar ve kamera hareketleri, filmin tamamında sıradan akışın içinden gerilim yaratmayı başarıyor. Filmin tasarımında tercih edilen renk paleti, metnin ihtiyaç duyduğu atmosfere normalden biraz fazla katkıda bulunsa da özellikle bazı sahnelerdeki ışık/gölge oyunları takdir edilesi. Bu detaylı görüntü yönetimi, yetişkinler için olabildiğince sıradan bir yerleşim bölgesindeki bu sıradan hayatın bir çocuğun gözünden nasıl farklı görülebileceğini ispatlıyor ve onunla empati kurmamızı sağlıyor.

Empati, bağ kurabilme ve paylaşım duygularına özel çocuk karakterler üzerinden bakan Masumlar, asıl derdi olan “iletişim”i yarı yolda unutarak bireysel bir kahramanlık hikâyesine evriliyor. Son âna kadar önemsediğimiz şeyin Ida’nın bir taraf seçmesi olduğunu düşünmesek de film izleyicisini bu sonla yetinmek zorunda bırakıyor. Özel olanı anlatırken sıradan olana dönüşen Masumlar, ilk yarısında yarattığı dünyanın vaat ettiği tüm hevesi kursakta bıraksa da son ânına kadar kendisini merakla izlettirmeyi başaran bir yapım.


Masumlar, 10 Haziran’dan itibaren Başka Sinema salonlarında vizyonda.

© 2013-2022 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sepetim
Your cart is empty.

Looks like you haven't made a choice yet.