Şu An Okunan
Altın Portakal Günlükleri 2020 #6

Altın Portakal Günlükleri 2020 #6

57. Altın Portakal’ın son gününde, Fikret Reyhan’ın karmaşık yapılı aile draması Çatlak ile Derviş Zaim’in Suriye İç Savaşı’na içeriden bakan Flaşbellek’i izleyiciyle buluştu. Festivalde ödüller, bu akşam düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.

Berke Göl

Bazı yıllar üretilen filmlerde belirli temalar ya da meseleler bir adım öne çıkar, filmler birbiriyle konuşur, birbiriyle benzer alanlarda gezinir. Bu yılki Altın Portakal’ın Ulusal Yarışma’sında da filmler izleyiciyle buluştukça, günümüz Türkiye’sine dair karamsar bir tablo çizen kimi ortaklıklar göze çarpmaya başladı. Azra Deniz Okyay’ın Hayaletler’inden Tankut Kılınç imzalı Dersaadet Apartmanı’na, Tunç Şahin’in yazıp yönettiği İnsanlar İkiye Ayrılır’dan Ferit Karol’un Kumbara’sına pek çok filmde kentsel dönüşümün şehir hayatında yarattığı tahribat, rant ekonomisinin çarpık yapısı, ödenemeyen borçlar ya da geçim derdi altında ezilen karakterler dikkat çekiyordu. Gösterimlerin son gününde prömiyer yapan Fikret Reyhan imzalı Çatlak da odak noktasına, yıllar öncesinden kalan bir borcu ve bu borcun kalabalık bir ailede yarattığı sarsıntıyı alıyor.

Otuz yaşlarındaki Fatih, İngiltere’de çalıştığı dönemde ailesine para göndermek için arkadaşı Ayhan’dan yüklü miktarda borç almıştır. Parasını geri isteyen Ayhan, abisiyle birlikte İstanbul’a gelip Fatih’i ve ailesini ziyaret eder. Ziyaretin ardından anne-baba, oğullar, kızlar, damatlar ve gelinler aile yemeğinde bir araya geldiğinde, bu paradan kimin nasıl istifade etmiş olduğu ve söz konusu borcun nasıl ödeneceği üzerine başlayan tartışma, aile fertleri arasındaki bastırılmış gerilimleri, gizli husumetleri, geçmişten kalma çatışmaları yüzeye çıkararak büyük bir krize yol açar.

İlk filmi Sarı Sıcak’la (2017) dikkatleri üzerine çeken Fikret Reyhan’ın ikinci uzun metrajı Çatlak, alt katta babanın işlettiği bir bakkal dükkânı olan, üst katlarında anne-baba ile çocuklarına ait evlerin yer aldığı bir aile apartmanını, sınıfsal ve kültürel bir metafor olarak kullanıyor. Bir yandan içinde oturulurken bir yandan imkânlar el verdikçe kat çıkılan, mutlaka bir yerleri tadilat hâlinde, içi yeni orta sınıfın zevk ve alışkanlıklarına göre özenle döşenmişken yan cephesine boya bile yapılmamış bir apartman bu. Alacaklı arkadaşın çıkagelmesiyle başlayan süreç aile içindeki fay hatlarını harekete geçiriyor ve giderek yükselen bir gerilime yol açıyor. Filmin esas mahareti ise, ev içinde hiç durmayan hareketi ve soluksuz bir atışma şeklinde ilerleyen diyalogları, çok iyi hesaplanmış etkileyici bir koreografiyle sunmasında. Görüntü yönetmenliğini Marton Miklauzic’in üstlendiği Çatlak, tek mekânda geçen uzun, kesintisiz planlarıyla pek çok kişinin aklına Romanya Yeni Dalgası’nı getirdi doğal olarak. Filmin hem aile dinamiklerini ele alış biçimiyle hem de kamera kullanımı ve ritim duygusuyla, özellikle Cristi Puiu imzalı Sieranevada’yı (2016) fazlasıyla andırdığı söylenebilir. Ancak Reyhan’ın çizdiği geniş aile tablosunu inanılmaz nüanslı bir şekilde sunmak konusundaki yetkinliği, filme çok “buralı” bir ton da katıyor. Ailenin kadınlarının sürekli servis ettiği yemekler, çaylar, kahveler, üzerine el basılan Kuran, çatı katında babadan gizli içilen bira gibi ince ince dokunmuş sayısız ayrıntı, günümüz Türkiye’sinin kentli muhafazakâr ailesinin çok boyutlu bir betimlemesini yapıyor. Ustaca düzenlenmiş koreografi içinde oyuncuların birbirlerini ezmeden ortaya koydukları başarılı performanslar da Reyhan’ın filmine güç katıyor. Çatlak’ın bu akşam düzenlenecek ödül töreninde büyük ödüllerden bir ya da ikisini alması sürpriz olmayacaktır.

Festival programının son filmi ise, usta yönetmen Derviş Zaim’in Flaşbellek’iydi. Günümüz Suriye’sinin karmaşık dinamiklerini işleyen bu politik gerilim, tanık olduğu haksızlıklara daha fazla dayanamayan bir ordu görevlisini merkeze alıyor. Rejimin muhaliflere uyguladığı şiddeti belgeleyen binlerce fotoğrafı yurtdışına çıkarmaya çalışan Ahmet’in tehlikelerle dolu yolculuğu üzerinden Zaim, çok katmanlı ve karmaşık bir yapısı olan Suriye İç Savaşı’na dair insani bir öykü anlatmaya girişiyor. Film, Ahmet’in bir saldırı sonucu konuşma yetisini kaybetmiş olması ile iktidarın bastırmaya çalıştığı insanların seslerini dünyaya duyurmaya çalışması arasındaki kara ironiden de besleniyor. Flaşbellek’in bu çok katmanlı politik yapının inceliklerini hakkıyla yansıtıp yansıtamadığı konusunda jürinin ne düşüneceği, filmin ödül şansını da belirleyen faktörlerden biri olacak. Görüntü yönetmenliğini Andreas Sinanos’un üstlendiği filmin, En İyi Görüntü Yönetmeni dalında da bir şansı olabilir.

<<<

© 2013 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.