Şu An Okunan
Umut Tazeleyen Filmler: Hücre 211

Umut Tazeleyen Filmler: Hücre 211

Daniel Monzón’un yönettiği Hücre 211 (Celda 211, 2009) dönemin İspanya iç politikasını, bir hapishane özelinde genel geçer devlet yapısını ayrıksı bir dille anlatır.

Sine Ergün

Bu yazı Altyazı’nın 176. sayısında yayımlanmıştır.

 

umut a 1. ummaktan doğan iç erinci, güven duygusu. 2. bu duyguyu bu erinci veren şey. 3. Olması beklenilen ya da olacağı, gerçekleşeceği sanılan şey. (Türkçe Sözlük, Ali Püsküllüoğlu)

211’inci hücrede umudun ne olduğunu bilmiyorum. Morao kendini öldürür çünkü, yoksa müdahale edilmek için geç kalınmış bir tümör öldürecektir. Var olduğunun ve orada öldüğünün izini duvara bırakır. Juan Oliver, Morao’yu tanımıyordur, bunları bilmiyordur. Umut etmenin, kişinin hayatta kalma güdüsünün yanında bir ayrıcalık olduğunu bilmediği gibi. Çabuk öğrenir. Bir gün sonra gardiyan olarak işe bağlayacağı hapishaneye ziyarete gider. İsyan çıkar. Kendini 211’inci hücrede bulur. Mahkûmların arasında hayatta kalabilmek için onlardan biri olur. Yeni gardiyan Juan hücreden, yeni mahkûm Calzones olarak çıkar. Her geçen dakika taklit gerçeğin yerini alır ya da tersi. Umut, yerini gerçek arayışına, hayatta kalma savaşına bırakır, Juan’ın dönüşümüyle gözlemleriz bunu. Zamanında tedavi edilmediği için ölen Morao’dur artık biraz da. Karşısında devleti bulur. Devlet, kişinin temel gereksinimlerini, varlığını önemsemez, gerçeği söylemez. Kişiye pek de yerin olmadığı bir matematikle işler. ‘Büyük resmi’ görür, pazarlıklar yapar, günü kurtarır. İsyanın lideri Malamadre bunun farkındadır. Bu erk savaşında aktör olmayı amaçlar. Böylece insani muamele görme hakkını alacaktır. Eli güçlüdür, devletle pazarlığa girişir: 1. İdareci Malingo’nun işine son verilsin. 2. İki haftada bir birebir ziyaret olsun. 3. Mahkûmlar hapishanede değil hastanede tedavi görsün. Olmaz. İsyan bastırılır. Gün kurtarılır. Değişen bir şey olmaz. Çünkü herkesin hayatı aynı değerde değildir. Onların gözünde çöpüz, der, Calzones, kokmadan, bulaşmadan atılması gereken. Ölmeden önce 211’inci hücrenin duvarına izini bırakır. Var olmuştur ve ölmüştür.

Hücre 211 dönemin İspanya iç politikasını, bir hapishane özelinde genel geçer devlet yapısını ayrıksı bir dille anlatır. Umut vaat etmez. Anlatım dili olarak duygudan geri durur. Bir yandan hücre sisteminin, hapishanedeki şeffaf olmayan yapının sert bir eleştirisini getirirken, bir yandan da herkese dair bir şey söyler sanki. Umuttan söz etmez belki ama umudun da böylece yerini alacağı bir yaşamın olmazsa olmazlarından söz eder. Gardiyan mahkûma dönüşürken, ki insan hayatında ikisi de olasılıktır, insan olmaya dair bir şeyler de kaybeder. Oysa ki, gardiyan ya da mahkûm, insan olmaya dair evrensel gereksinimlerin her birey özelinde sağlanması sorgulanmaz bir hak, sağlamak da devletin ödevi değil midir? Ne ki görünmeyen hak ihlali, olmamış sayılır. Nasılsa derdimiz gerçek değil, görüntüdür.

© 2013 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.