Şu An Okunan
İş

İş

İş

Ermanno Olmi imzalı İş, bir sabah iş bulmak için evden çıkan Domenico’yu takip eder. Genç yaşında hayat mücadelesine girişen Domenico’nun saflığı ve sakinliği seyirciyi onun yaşama dair umuduna ortak edecek bir sahicilik barındırır.

Işıkları karanlıktan önce yandığından erkenden sarı ışığa tutulmuş evlerden birinde yaşar Domenico. İtalya’nın güneş görmeyen, tren istasyonlarına ve gürültülü raylara yakın, kenarda kalmış evlerindendir. Herkesin sığışmak zorunda kaldığı, yalnız kalmak için erken yanan ışıkların sönmesini, sessizliği beklediğiniz, battaniyeyi hafifçe çekerken kendinize baktığınız, uykudan önceki o âna sığınıp kaldığınız evlerden.

Domenico’nun büyüdüğü mahallelerde okuldan önce iş gelir. Bu yüzden filmin adı da Il Posto’dur, yani İtalyanca görev, mevki ya da iş. Domenico bir sabah iş bulmak için çıkar evden; memuriyet sınavına girecektir. Uzun sınavlardan, sorgulardan, testlerden geçecektir daha. İki sınav arasında hoşlandığı kızın peşine bile düşebilir. Ancak trene binerek ulaşabildiği büyük şehrin küçük kafelerinde birbirlerine gülümserler. Kalabalıktır, Domenico ikisi için de kahve almaya çalışırken kaşığını düşürür ama ortam o kadar kalabalıktır ki eğilip alamaz, eğilip alsa hoşlandığı kıza karşı da eğilecektir sanki. Küçük bir masaya iliştiklerinde kaşıksızlığını bilerek, çekine çekine koyar kahvesine şekeri, kız gülümseyerek Domenico’nun fincanına uzanır, onun kahvesini de karıştırıverir hızlıca. Düşmüş bir kaşıkta bir ortaklık olmuştur artık; bir umut, bir gülümseyiş, bir kahve kokusu, öyle ki uzaktan biz bile alırız o kahvenin tadını.

İş

Ermanno Olmi’nin yönettiği İş’i tarif eden tek bir kelime varsa o da ‘naif’ olabilir ancak. Filmin kendisi başlı başına o kadar naiftir ki Domenico’yu kucaklarken aynı sadeliği hissedersiniz. Domenico’nun sahiciliğiyle kameranın sahiciliği birbirine ilişir sanki, iliklenir. Öyle ki gözleri büyüdükçe kendisi küçülen bu adam komşunuz, tanışınız olsun istersiniz. Üzerinden kayan bir boy büyük paltosunu hafifçe düzeltmek, kapının önünden ona seslenmek, şans dilemek istersiniz.

Erken kalkıp yola düşmeler, karşılaştığı ufak tefek hoyratlıklar yıkmaz Domenico’yu. Düzenli bir işin hayalini kurmak, tutunmak, mevsimi gelince bir boy büyük paltosuyla insan içine çıkmak, henüz çok gençken odacılıktan daktiloculuğa yaşamın gerçekleriyle haşır neşir olmak, hepsi Domenico’nun yaşama dair umudunu taşır. Bu umut dönüp dolaşıp seyirciye de sirayet eder, seyirci de bu saflığın ve sakinliğin yamacına gelir.

İtalya’nın bir karanlık ya da yoksul mahalle hikâyesi değildir İş; tam tersine içten içe iyi hisetmenin, kendi kendine gülümsemenin izlerini taşır. Domenico’nun yalnız kaldığı ama nihayetinde kalabalıkla sarmaşıp dans ettiği yılbaşı gecesine bağlanır bir noktada. Domenico’nun sürüklenişinde bir melodram değil de bir umut ararız en çok, çünkü Domenico da karanlığa kapılmak yerine bir umut, bir ışık aramaktadır hayatına ve kendine özgü, hınzır gülümseyişine bakılırsa bulmuş gibidir de az çok.


İş, Netflix Türkiye’de izlenebiliyor.


Umut Tazeleyen Filmler’in tamamına ulaşmak için tıklayın.

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.