Şu An Okunan
Umut Tazeleyen Filmler: Straight’in Hikâyesi

Umut Tazeleyen Filmler: Straight’in Hikâyesi

Straight’in Hikâyesi (The Straight Story, 1999) David Lynch’in bütün o tuhaf, karmaşık, anlaşılması zor filmlerinde anlatmayı isteyip de araya koyamadığı bir şeyin itirafıdır belki de.

Şükran Yücel

Bu yazı Altyazı’nın 172. sayısında yayımlanmıştır.

Alvin Straight, yeni bir şeyin olmadığı Amerikan taşrasında ıssız, sıkıcı ve kasvetli bir kasabada yaşayan yetmiş üç yaşında bir adamdır. Şeker hastasıdır, kalbi teklemektedir. Gözleri iyi görmez. Zorlukla, iki bastonla yürümekte, düştüğünde ayağa kalkamamaktadır. Bir çocuğu yangında can verdiği için üç çocuğu devlet tarafından elinden alınan kızı Rose’la birlikte yaşar. Rose çocuklarının hasretiyle hayata kırgındır. Ahşap kuş yuvaları yapar. İkisi akşamları bahçede oturur, gökyüzündeki yıldızları seyrederler. Bir gün eve gelen bir telefonla Alvin’in on yıldır küs olduğu kardeşi Lyle’ın kalp krizi geçirdiğini öğrenirler. Öfke ve kibrin sebep olduğu sert bir kavgadan sonra hiç konuşmamışlardır. Lyle, Alvin’in yaşadığı kasabadan 510 kilometre uzaktaki Zion Dağı’nda oturmaktadır. Alvin araba kullanamaz. Kardeşiyle barışmak için bu uzun yolu bozuk bir çim biçme makinesine bağladığı römorkla yapmaya karar verir. Yol boyunca karşılaştığı kişiler ona çok iyi davranır, yardımcı olurlar.

Filmin hikâyesi gerçek bir olaya dayanmasa, inandırıcı olmayacak kadar iyimser bir ortamda geçer. Yol boyunca uçsuz bucaksız buğday tarlalarını görürüz. Kazara çarptığı on dört geyiğin ölümüne sebep olan kadın dışında, Straight’in yolda karşılaştığı tüm karakterler bir David Lynch filminde rastlanmayacak kadar nazik ve iyilikseverdir. Alvin altı hafta boyunca çeşitli zorluklarla karşılaşsa da sonunda Zion’a ulaşmayı başarır. İyi insan Danny’nin onu arabayla götürme teklifini de, “Sen inatçı bir adamla konuşan çok iyi bir insansın” diyerek reddeder. Bir barda birlikte oturduğu yaşlı adama İkinci Dünya Savaşı’nda keskin nişancı olarak savaştığını anlatır. Düşman hattını keşfe çıkan bir izciyi yanlışlıkla öldürmüştür. Bunu ondan başka bilen yoktur. Straight’in Hikâyesi’nin sonunda Alvin ve kardeşi Lyle verandada oturarak tıpkı çocukluklarındaki gibi gökyüzündeki yıldızları seyrederler. Herkesin hayatı, yanlışlarla dolu olsa da biraz iyi niyet, kararlılık ve cesaretle bir umuda yolculuğa dönüşebilir.

Straight’in Hikâyesi, İkiz Tepeler’in (Twin Peaks) kötücül, sefil kasabasına benzeyen yerlerde geçen aydınlık bir öyküdür. David Lynch’in Kayıp Otoban’la (Lost Highway, 1997) Mulholland Çıkmazı (Mulholland Dr., 2001) arasında yaptığı film, yönetmenin bütün o tuhaf, karmaşık, anlaşılması zor filmlerinde anlatmayı isteyip de araya koyamadığı bir şeyin itirafıdır belki de. O karanlık ve ıssız kasabalarda sadece şeytani ruhlar değil, bu filmdeki iyi insanlar gibileri de yaşıyor demek ister. Lynch’in kendini anlattığı David Lynch: Yaşam Sanatı’nda (David Lynch: The Art Life, 2016) sözünü ettiği annesi, babası ve hayatını değiştiren, ona destek olan ve yeni yollar açan insanlar gibi. Lynch, şiddet ve vahşet içeren filmlerinde bile hayatın ve rüyaların karmaşıklığı içinde karanlığı da, aydınlığı da yansıtmayı yaşama sanatının bir parçası olarak olarak görür.

© 2013 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.