Şu An Okunan
Bir An: Ah Güzel İstanbul

Bir An: Ah Güzel İstanbul

“Ne yapacağız bundan sonra?” diye sorar Ayşe, Haşmet ümitle, sevinçle cevap verir: “Bilmem, yaşıyoruz, iki kişiyiz ve birbirimizi seviyoruz. Korkma, dünyada her zaman inanılacak sağlam şeyler bulunur.”

Filmin adı aslında “Aaah Güzel İstanbul”. Çünkü şehir artık derin bir ah. Başka bir şey değil… Kahramanımız Haşmet İbrikdaroğlu. Soyu saraya dayanan, eski, hani gerçek dediğimiz, nesli tükendi dediğimiz türden bir İstanbullu. Ne mal kalmış ne mülk, ne soy kalmış ne sop ama. Yani, adı Haşmet, gerisi hikâye. Tıpkı İstanbul gibi… Eskiden ailesinin olan yalının bir kenarcığına kondurduğu dökük gecekonduda oturuyor o. Şehir yalıların eteğine yığılmış devasa bir gecekonduya dönerken, Haşmet gibilerinin o gecekondunun içinde büyükannelerinden kalma piyanolarıyla hazin bir şarkıyı çalıyorlar. Müzik mi ah mı, belli değil… Müzik değişiyor, şehir değişiyor. İstanbul Haşmet gibilerin ellerinden kayıp gidiyor. İstanbul kayıp gittikçe, şehri tutmak isteyen birileri ona doğru koşuyor. Ayşe de, onlardan biri. Artist olmak, işçilik yapmak yerine kısa yoldan zengin olmak, köşeyi dönmek istiyor. Bunun için ne gibi bedeller ödeyeceği umurunda değil, olsun yeter, şehri bir yerinden tutsun, yeter. Ama bir duvara çarpar gibi Haşmet’e çarpıveriyor. Haşmet yozlaşmaya, değerlerin içinin boşaltılmasına, sanatın, müziğin metalaşmasına karşı duruyor tüm varlığıyla. Haşmet’in doğruları, değerleri, hüznü kendini öldürürken, Ayşe’nin onun tam karşısında duran arzuları, neşesi, canlılığı hayat veriyor. Aynı dili konuşup birbirinin dilinden hiç anlamayan iki sevdalıya dönüşüyorlar kısa sürede. Ne kendilerinden ne de aşklarından vazgeçebiliyorlar. Ve işte melodram tam da orada başlıyor. Yani onların şehirden ve kendilerinden vazgeçip aşkta karar kıldıkları, bizim artık iyiden iyiye ağlamaya başladığımız, o son anda.

Tam o anda içimizi titreten şey mutlu son değildir ama. İki sevgili birbirine tutunmuş, şehir denizin üstünde kayıp giderken, sanki gözyaşlarımız aşka sevinmek ve inanmaktan vazgeçtiğimiz için akar en çok. Donmuş kalplerimize kahreder, aşk ve şehir için uzun bir aah çekeriz Sadri Alışık’la beraber. Oylum Yılmaz

Ah Güzel İstanbul (1966)

Yön: Atıf Yılmaz

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.