Şu An Okunan
Cannes Günlükleri

Cannes Günlükleri

-1- -2- -3-

8 Mayıs’ta Asghar Farhadi’nin Everybody Knows’uyla başlayan Cannes Film Festivali’nin ilk günlerinde öne çıkan film, Pawel Pawlikowski’nin Cold War’u oldu.

71. Cannes Film Festivali, Asghar Farhadi’nin Javier Bardem ve Penélope Cruz’u bir araya getiren Everybody Knows’uyla (Todos lo Saben) açıldı. İranlı yönetmenin İspanya’da çektiği filmde bu iki büyük yıldıza Arjantin sinemasının önemli isimlerinden Ricardo Darín eşlik ediyor. Yüksek bütçeli yapım, Farhadi’nin erken dönem filmlerinden Elly Hakkında (Darbareye Elly, 2009) gibi bir kayıp olayı çevresinde dönüyor. Kardeşinin düğününe katılmak üzere, yıllardır yaşadığı Arjantin’den İspanya’ya dönen Laura (Cruz), burada gençlik aşkı Paco’yla (Bardem) karşılaşır. Coşkulu bir düğün sahnesiyle başlayan film, ikilinin geçmişine ve aralarındaki çekime odaklanıyor. Ancak bu neşeli başlangıç, Laura’nın kızı Irene’nin düğünden kaçırılmasıyla bir anda yerini gerilimli bir atmosfere bırakıyor. Ortada, ana karakterlerimizin farkına varmadığı ancak (filmin adının da işaret ettiği gibi) herkesin bildiği bir sır vardır. Farhadi bu gerilimi Elly Hakkında’da olduğu gibi sorumluluk ve etik davranışı sorgulamak için bir araç olarak kullanmak yerine, tür uylaşımlarından yararlanacağı bir gösteriye dönüştürmeyi yeğliyor. Bu da, gerilim rotasından sık sık savrulan filmin bir aile dramına, hattâ ucuz bir yanlışlıklar komedisine dönüşmesine neden oluyor. Marx’ın ünlü deyişinden esinle söylersek, Elly Hakkında’da trajedi olarak karşımıza çıkan kayıp hikâyesi, Everybody Knows’da fars olarak tekerrür ediyor.

Yomeddine-2-1024x576Bölgesel açıdan da dengeli bir tutum gözetmeye çalışan Cannes bu yıl ana yarışmada bir Mısır filmine de yer veriyor. A.B. Shawky’nin uluslararası yapımcıların desteğiyle çektiği Yomeddine, başka bir festival ya da bölümde sempatiyle izlenebilecek bir yapım ancak festivalin ağır topları arasında sönük kalıyor. Filmin başkarakterleri, toplumun dışladığı cüzzamlı Beshay ile en yakın arkadaşı küçük yetim “Obama”. Piramitlerin de dahil olduğu bir Mısır panoraması sunan film, ‘kaderin bağladığı tuhaf ikili’ anlatılarının ve yol filmlerinin klişelerinden yararlanmayı da ihmal etmiyor.

5acf72fd15e9f97b8136ffd9Rusya’da göz hapsinde bulunan yönetmen Kirill Serebrennikov’un Leto’su ise, 1980’lerin başında, Leningrad’da geçiyor. Söz konusu dönemde Sovyetler Birliği’nde devlet denetiminde yeni yeni filizlenen rock müzik sahnesini perdeye taşıyan yapım, ister istemez izleyicinin günümüzün otoriter Rusya’sı ile komünizm dönemi arasında paralellikler kurmasına zemin hazırlıyor. Siyah-beyaz görüntüleri ve özenli dönem mizanseniyle Leto, ilgiyle izlenen bir müzik filmi. Yer yer üslup denemelerinin büyüsüne kapılıp tekrara düşse de, temposunu bir an bile düşürmüyor.

2-plaire-aimer-et-courir-vite-c-jean-louis-fernandez-1024x683Yarışmadaki Fransız filmlerinden Sorry Angel (Plaire, Aimer et Courir Vite), Christophe Honoré’nin imzasını taşıyor. Filmin ana karakterleri AIDS hastası yazar Jacques (Pierre Deladonchamps) ve Bretonya seyahatinde tanıştığı genç yönetmen adayı Arthur (Vincent Lacoste). 1993 yılının Paris’inde geçen film büyümeye, yaşlanmaya, dostluğa ve aşka dair dokunaklı bir hikâye anlatıyor. Cep telefonu ve internet ilişkileri çağının öncesinde, bol sigara içen ve kitap okuyan bu karakterlere bağlanmamak mümkün değil.

cold-war-stills0058-1024x768Yarışmada şimdiye dek seyirci karşısına çıkan son film ise, son olarak Ida’yla (2013) Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar kazanan Pawel Pawlikowski’nin Cold War’u (Zimna Wojna). 1940’ların sonunda yaptığı halk müziği derlemelerinin ardından Yurttan Sesler Korosu ile Devlet Halk Dansları karışımı bir topluluk kuran Wiktor (Tomasz Kot), genç solist Irena’ya (Agata Kulesza) âşık olur. Film, bu müzisyen çiftin Soğuk Savaş döneminde on beş yıla yayılan inişli çıkışlı ilişkisini eksiltilerle perdeye yansıtıyor. Yönetmene göre kendi annesiyle babasının ilişkisinden esintiler taşıyan bu hikâye, aynı zamanda sanatı ideolojinin hizmetine sokmaya kararlı bürokratik bir baskı rejiminin portresi. Bu ortamdan bir an için uzaklaşmayı başaran çiftimiz, aşk uğruna pek çok şeyi göze alacaktır. Cold War, usta işi yönetimi ve çarpıcı anlatımıyla festivalde şimdilik ödül(ler)e en yakın filmlerinden biri gibi görünüyor.

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.