Şu An Okunan
İçerdekiler: Mesele Olmayan Meseleler

İçerdekiler: Mesele Olmayan Meseleler

Amerikan tür sinemasının kodlarından beslenen Jim Jarmusch, bu kodlardan aylak sohbetlere malzeme çıkarmayı sever. Başrollerini Tom Waits, John Lurie ve Roberto Benigni’nin paylaştığı hapishaneden kaçış öyküsü İçerdekiler de yönetmenin bu eğiliminin en görünür olduğu filmlerinden biridir.


Bu yazı, Altyazı’nın Temmuz-Ağustos 2009 tarihli 86. sayısında yayımlanmıştır.


İçerdekiler (Down by Law, 1986), New Orleans’ı mekân bellemiş DJ Zack, pezevenk Jack ve yolu onların şehrine düşmüş İtalyan turist Roberto’nun zoraki birlikteliklerinin ve gönüllü ayrılıklarının hikâyesi. Jarmusch bu üç karakteri tek tek tanıttığı New Orleans sokaklarındaki gece çekimleriyle bir kara film başlangıcı yaptıktan sonra, üçünü de teker teker aynı hapishane hücresine tıkarak filmi bir hapishaneden firar filmine dönüştürüyor. Hücrede eküri kurulup firar gerçekleştikten sonra da, İçerdekiler bir yol filmi olarak sona eriyor. Finalde Zack ve Jack, Roberto’yu yeni evinde bıraktıktan sonra, çatallanan bir yolda ayrılırken filmin teması daha da belirginleşiyor. İçerdekiler, üç tür filminin gölgesinde Zack ve Jack’in New Orleans’tan kopmalarının, Roberto’nun dilini konuşamadığı, bir turist olduğu yerde evini bulmasının hikâyesi.

Jim Jarmusch

Jim Jarmusch’un diğer filmlerinde de öne çıktığı üzere Amerikan sinemasının tür filmleri yönetmenin en önemli esin kaynaklarından –mesela son filmi The Limits of Control’u (2009) da bir anti-James Bond olarak izlemek mümkün. Fakat bu esinlenme daha çok türlerin görsel kodları ve mümkün kıldıkları durumlarla sınırlı kalıyor. Jarmusch ne tür filmi karakterleriyle ilgileniyor, ne de tür filmi diyaloglarıyla. İçerdekiler’de de kara film, hapishaneden firar filmi ve yol filmi türlerinden alışık olduğumuz olay örgüsünü sadece durumlar yaratmak ve üç karakteri bu durumların içine yerleştirmek için kullanıyor. Kara filmin komplolarıyla, hapishaneden kaçmanın yoluyla, yolculuğun nereye ve niye olduğuyla ilgilenmiyor. Jack’e ve Zack’e kimlerin, niye komplo kurduğunu asla öğrenemediğimiz gibi merak etmemize de gerek kalmıyor. Çünkü Jack ve Zack de bununla ilgilenmiyorlar. Ya da Roberto’nun hapishaneden kaçış yolunu nasıl bildiğini, kaçtıktan sonra açlıktan ölmemelerini sağlayan tavşanı nasıl yakaladığını da bilmiyoruz.

Jarmusch’un özgürce ilham aldığı tür filmlerindeki meseleler ya mesele olmuyor ya da kendiliğinden çözülüyor. Seyirciyi başka durumlarla, başka diyaloglarla, başka kadrajlarla baş başa bırakmak istiyor Jarmusch. Hapishaneden kaçış planını planlatmaktansa, karakterlerine iskambil kâğıdı oynatıp onları muhabbet ettirmeyi tercih ediyor. Karakterler hep bir ‘şimdiki zaman’a çakılı yaşıyor. Ne gelecekteki tehlikeler, ne geçmişteki dertler ânın içeriğini belirlemeye yetmiyor. Jarmusch diğer birçok filminde olduğu gibi, duruma neyin sebep olduğundan ve durumdan nasıl çıkılacağından çok, o durumun içinin nasıl doldurulduğuyla, nasıl yaşandığıyla ilgileniyor.


İçerdekiler, 17 Mayıs 2021 tarihinden itibaren MUBI Türkiye’de izlenebiliyor.

© 2013-2020 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.