Korkunç Bir Film (Scary Movie) serisinin ilk iki filminin senaristi ve başrol oyuncusu Marlon Wayans, Paranormal Activity serisini ti’ye alan bir filmle karşımızda.
Ralph Fiennes’ın yönetmenliğini üstlendiği ikinci film olan ‘Görünmeyen Kadın’, 19. yüzyıl İngiltere’sinde sadakat, yasak aşk ve evlilik kavramlarını sorgulayan bir kostümlü drama.
‘Büşra’ (2009) ve ‘Dağ’ (2012) filmleriyle tanıdığımız Alper Çağlar’ın yeni filmi, bir intikam hikâyesini Amerikan sinemasından etkiler taşıyan şaşaalı bir estetikle anlatıyor.
Sanatta sansür vakalarını araştıran Siyah Bant girişiminin yaptığı çalışma, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destek verdiği projelere farklı aşamalarda yaptığı müdahalelerin, sinemacıların sanatsal ifade özgürlüğünü ciddi biçimde kısıtladığını ortaya koyuyor.
Eleştirmenlerin genel olarak modası geçmiş bir film olarak yorumladığı ‘Fındık İşi’, çocuk izleyicileri bile fazla güldüremeyecek bir animasyon gibi görünüyor.
‘Acımasız Hayat’ (Harsh Times) ve ‘Tehlikeli Takip’ (End of Watch) gibi suç filmleriyle tanınan David Ayer’ın benzer bir öyküyü anlattığı Sabotaj, olay örgüsündeki gedikleri bolca aksiyonla dolduruyor.
Yönetmen koltuğunda ‘İyi Olan Kazansın’la (This Means War) tanıdığımız McG’nin oturması, senaryodaysa Luc Besson’un imzasının yer alması, nasıl bir film beklememiz gerektiği konusunda yeterli ipucunu veriyor.
Başroldeki Bollywood yıldızı Shah Rukh Khan’ın popülaritesi sayesinde Hindistan’da büyük bir gişe başarısı yakalayan ‘Aşk Treni’, kültür farklılıklarından mizah üreten bir romantik komedi.
Aksiyonla İngiliz usûlü mizahı bir araya getiren bir suç komedisi olan ‘Dom Hemingway’, Jude Law ile İngiliz sinemasının kült oyuncularından Richard E. Grant arasındaki kimyadan kuvvet alıyor.
Tuncel Kurtiz’in sesiyle eşlik ettiği, Grup Yorum’un ise müziklerine imzasını attığı ‘Lal’, 1970’lerin siyasi tartışmalarının nüfuz ettiği, yer yer duygusal, yer yer absürd bir yol filmi.
23 Nisan’da hayatını kaybeden Michael Glawogger’ı, Bombay, Meksiko, New York ve Moskova’dan işçi portreleri sunarak şehir senfonilerinin romantizmini alaşağı eden belgeseli ‘Megakentler’ ile anıyoruz.
This website uses cookies to improve your experience while you navigate through the website. Out of these, the cookies that are categorized as necessary are stored on your browser as they are essential for the working of basic functionalities of the website. We also use third-party cookies that help us analyze and understand how you use this website. These cookies will be stored in your browser only with your consent. You also have the option to opt-out of these cookies. But opting out of some of these cookies may affect your browsing experience.
Necessary cookies are absolutely essential for the website to function properly. This category only includes cookies that ensures basic functionalities and security features of the website. These cookies do not store any personal information.
Any cookies that may not be particularly necessary for the website to function and is used specifically to collect user personal data via analytics, ads, other embedded contents are termed as non-necessary cookies. It is mandatory to procure user consent prior to running these cookies on your website.