Şu An Okunan
Devletsiz Bir Ulusun Sineması

Devletsiz Bir Ulusun Sineması

Kitaplarının yanı sıra kısa film ve belgeselleriyle tanıdığımız Soner Sert, son kitabı ‘Devletsiz Bir Ulusun Sineması’nda Kürtlerin sinemasını siyasal koşulların biçime etkisinden “yol”, “sınır” ve “ölüm” gibi başlıca kodlarına, Yılmaz Güney’den Bahman Ghobadi gibi yönetmenlere uzanarak inceliyor.

Büşra Uyar

Bir ülkenin sinemasının karakterini hangi koşullar oluşturur? Ülkelerin toplumlarına kazandırdığı soyut ve ortak şahsiyet, bilinci ve estetik kaygısını şekillendirebilir; devletin “olumlu ve reddetmeyen” katkısı ise bu şeklin kelimenin tam anlamıyla “varolmasında” son derece güçlü bir rol oynayabilir. Peki “devletsiz bir ulus”, bu uzun ve engebeli sanat yolculuğunda nasıl yol alabilir?

Soner Sert’in nitelikli çalışması ‘Devletsiz Bir Ulusun Sineması’, dört farklı ülkeye bölünmüş geniş bir coğrafyada, devletsiz yaşayan bir ulusun, Kürtlerin sinemasına odaklanıyor. Dört ana bölümden oluşan kitap, meselesini panorama oluşturarak ele alıyor.

‘Sinemanın Gelişim Sürecinde Siyasal Koşulların Biçime ve Estetiğe Etkisi’ olarak adlandırılan ilk bölüm, sinemanın gelişim sürecinde coğrafyalardaki siyasi atmosferin ve bu atmosferin şekillendirdiği toplumların “pratiğini” ortaya koyuyor. Bu bölümle beraber Toplumcu Gerçekçilik, Yeni Gerçekçilik ve Üçüncü Sinema eşiklerine aşina olan okur, Kürt Sinemasının biçimsel yolculuğunda nelerden ilham aldığını ve neyi elzem gördüğünü idrak edebiliyor.

YAKIN TARİHLE YÜZLEŞMEK
İkinci bölüm, Kürt Sinemasının oluşum sürecine ve Yılmaz Güney eksenindeki gelişimine yoğunlaşıyor. Kürt Sinemasının “başlangıcını” tespit etmeye çalışan Sert aynı zamanda, kısaca izah ettiği filmlerle, okur ve izleyici için kronolojik ve ayrıntılı bir izleme listesi oluşturuyor. Bölümün ikinci yarısı, Kürt Sinemasının güçlü ayaklarından birine oluşturan Yılmaz Güney’i, hayat hikâyesi, röportajları ve sanatsal gelişimiyle ele alırken, aynı zamanda yakın Türkiye tarihine dair canlı bir portre çiziyor.

Üçüncü bölüm, Kürt sinemasının “yol”, “sınır” ve “ölüm” olarak tanımlanan başlıca kodları ekseninde; ulus sinemasının ögelerini ve Bahman Ghobadi, Hiner Saleem, Şevket Emin Korki gibi yönetmenleri inceliyor. Bu bölüm aslında bir tür “yüzleşme” olarak da değerlendirilebilir. Zira kendi içlerinde de son derece girift bir ulusal  kimlik yapısına sahip Kürtlerin her daim “ötekileştirilmesi”, kültürel olarak sindirilmesi ve katledilmesinin sinemasal karşılığı, teknik ve estetik alternatifler açısından yetersiz bırakılmak. Daimî hayatta kalma mücadelelerini duymamak ve duyurmamak için her yolu deneyenlere gerçeği anlatma güdüsü, aslında Kürtlerin en temel ihtiyacı ve bu doğrultuda sinema da ister istemez araçsallığıyla öne çıkan bir uğraş hâline geliyor.

Son bölümdeyse Mezopotamya Sinema Kolektifi ve Londra Kürt Film Festivali temsilcileriyle yapılan röportajlar yer alıyor. Belirli bir çerçeve dahilinde yapılan röportajlar Kürt Sinemasının bugünkü saha pratiğine ve üretim yolculuğuna dair fikir edinmeyi kolaylaştırıyor.

Özellikle sinemamızda yıllarca karikatürize edilerek, tek boyutlu olmaya zorlanarak “kültürümüzün bir parçası” addedilen Kürtlerin sinemada kendilerini en temel kodlarla ifade etme ve belgeleme isteğine “hapsolması”, canlı ve trajik bir mücadelenin estetik uzantısı. Bu hapsoluşu sorgulamayı ve açıklamayı es geçmeyen Soner Sert’in çalışması ise, bu noktada son derece derinlikli ve çok yönlü. Bir ulus sinemasını anlamanın, yorumlamanın salt filmleri analiz etmekle mümkün olmayacağının farkında olan Sert, okura sağlam şekillendirilmiş bir izlence, güçlü bir merak duygusu ve yüzleşilmesi gereken bir yakın tarih bırakıyor. Elindekilerle beraber izleyici ve okur, sinemanın farklı katmanlarına tarafsız ve homojen biçimde nüfuz ederek, âdeta devletsiz bir ulusun toprağı haline geliyor.

Devletsiz Bir Ulusun Sineması / Soner Sert / Dipnot Yayınları / 192 Sayfa

© 2013 Altyazı Aylık Sinema Dergisi / Altyazi.net'in içeriği dergi yönetiminden ve yazarlardan izin alınmaksızın kullanılamaz.